T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/181 Esas
KARAR NO: 2025/190
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/01/2025
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
K. YAZIM TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, mal alım satımı konusunda anlaşıldığını, ürünlerin teslim edileceği konusunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulduğu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından üç adet çek keşide edilerek davalıya teslim edildiğini, ayrıca davalının, çeklerin teslimine karşılık 1.809.581,00TL bedelli 25.06.2024 tarihli faturayı düzenleyip verdiğini, ancak fatura içeriğinde yer alan ürünlerin hiçbirini teslim etmediğini, buna rağmen davalı tarafından kötü niyetli olarak Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Numaralı dosya numarası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını beyan ederek, davanın kabulü ile, Ankara Batı İcra Dairesi ... E. numaralı haksız icra takibinin durdurulmasına, menfi tespit davasının ilgili icra dosyasına bildirilmesine, takibin durdurulmaması halinde, mahkemenizce öncelikle teminatsız aksi kanaatte olunması halinde İİK'nin 72/3 hükmü gereğince alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, Ankara Batı İcra Dairesi .... E. Numaralı dosyasına konu edilen ... Bankası ... Şubesi ... no'lu 17.10.2024 tarihli 555.000,00TL bedelli çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sürekli şekilde devam eden ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında görüşmeler neticesinde inşaat malzemelerine ilişkin görüşmeler yapıldığını, fiyat teklifleri sunulduğunu neticeten davalı ile davacı şirket arasında fabrikadan teslim noktasında anlaşma sağlandığını, bunun üzerine müvekkili şirketin mal tedariki için .... Şti.ne bilgi verildiğini, davacı şirket tarafından ilgili malzemelerin teslimine ilişkin olarak 11.06.2024 tarihinde adres bildirimi yapıldığını, bunun üzerine fabrikaya haber verilerek 13.06.2024 tarihinde, 20.06.2024 ve faturanın kesildiğini 25.06.2024 tarihinde belirtilen adreslere sevkiyat işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve davalı şirket tarafından davacı şirket adına 25.06.2024 tarihli fatura kesildiğini, davacı şirket tarafından faturaya itiraz edilmediğini, davalı şirketin anlaşma sağlanan ürünlerinin 13.06.2024 tarihinde ilk sevkiyat gerçekleşirken davacı tarafça söz konusu borç için müvekkili şirket adına ... Bankası ... Şubesi ... ve ... numaralı 3 adet çekin aynı gün müvekkili şirkete teslim edildiğini, davacı... fabrikasına ciro ettiğini, 14.06.2024 tarihinde de davacı borcun diğer miktarı için 100.000,00 TL ödemeyi ... fabrikasına mail order yoluyla ödeme yaptığını, her ne kadar davacı tarafça "davalı, fatura içerisinde yer alan ürünlerin hiçbirini teslim etmemiştir" şeklinde asılsız bir iddiada bulunulmaktaysa da yapılan bu ödemelerin davalı şirketin ürünleri teslim ettiğini açıkça gösterdiğini beyan ederek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, çekten kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava konusu icra takibine konu ... Bankası .. Şubesinin ... no'lu 17.10.2024 tarihli 555.000,00-TL bedelli çekin davalı ile aradaki ticari ilişki nedeniyle davalıya verildiği ancak analaşmaya aykırı olarak çek karşılığı verilen ürünlerin tarafına teslim edilmediğini, bedelsiz kaldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Çekin kambiyo vasfı nedeniyle soyut borç ikrarının içermesi karşısında bunun bir ticari ilişki kapsamında verildiğinin dolayısıyla bedelsiz olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Ancak davalı taraf söz konusu çekin davacının anlattığı şekilde bir ticari alım-satım çerçevesinde alındığını cevap dilekçesinde kabul etmiş, ancak teslimatı yaptığını savunmuştur.
Bu aşamada ticari ilişkiyi kabul eden davalı taraf ispat yükünü üzerine almış olup, söz konusu ticari ilişki nedeniyle ürünleri teslim ettiğini ve bu dava konusu çek nedeniyle alacağının bulunduğu -alacaklı olarak- ispat etmek durumundadır.
Bu kapsamda taraf ticari defterlerinin ve BA-BS formlarının incelenmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 24/09/2025 tarihli raporda özetle; "...Davacı şirkete ait 2024 yılı muavin defter dökümleri incelenmiş;
- 30.07.2024 — ... İnşaat Verilen Çekler — 554.581,00 TL ile
- 30.07.2024 — .... İnşaat Verilen Çekler — 555.000,00 TL ödendiği;
- 30.07.2024 — .... İnşaat Verilen Çekler — 555.000,00 çekin 41.413,16 TL'sinin
ödendiği, geri kalan tutarın ödenmediği tespit edilmiştir.
Davalı şirkete ait yapılan incelemede ise tutulan muavin deftere göre davalı tarafın davacı taraftan alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tarafların BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, uyuşmazlık dönemine ait verilen tüm çeklerin miktarıyla uyumlu 1 adet faturanın vergi dairesine bildirildiği, yine taraf ticari defterlerinde dava konusu ticari ilişkinin ve verilen çeklerin tümünün kayıtlı olduğu görülmüştür.
Bu nedenle dava konusu çekin ticari defterlerde bildirim formlarında kayıtlı faturadan kaynaklı verildiği hususunda bir şüphe bulunmamaktadır.
Dava konusu ticari ilişkinin davalı tarafından ifa edilip edilmediği yönünden ise;
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispatı gerekir.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle faturadan kaynaklı ticari ilişki nedeniyle çekin verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının ispatını yapmak zorunda olup; taraf defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davacı yanın Ba formuyla davalı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davacı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davalı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davalı savı kanıtlanmıştır.
Davalının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davacı yanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 41.413,16 TL ödeme kaydı dışında iddia edilip ispatlanmış bir ödemesi bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının sadece ödeme kaydı bulunan 41.413,16 TL yönünden borçlu olmadığı bakiye kalan miktar yönünden davalının alacağının devam ettiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu .. Bankası . Şubesinin ... no'lu 17.10.2024 tarihli 555.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya 41.413,16-TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Mahkememizce verilen 03/02/2025 tarihli İİK 72/3.maddesine dayanılarak verilen tedbir kararı teminat yatırılmaması nedeniyle infaz edilmediğinden İİK'nın 72/4.maddesi gereği tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.828,93 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 9.904,44 TL harçtan mahsubu ile artan 7.075,51 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 328,47 TL sinin davalıdan, 4.271,53 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 2.828,93 TL peşin harç, 615,00 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.351,43 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 286,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.286,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 448,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 41.413,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 86.169,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/11/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza