T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/207 Esas
KARAR NO: 2025/71
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/02/2025
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
K. YAZIM TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında yumurta alım-satımına dayanan bir ticari ilişki bulunduğunu, davalının sipariş ettiği yumurtalar kendisine teslim edildikten sonra fatura bilgilerini paylaşmadığı gibi bedelini de ödemediğini, müvekkilinin 1000 paket yumurtayı davalının babasına 05.05.2024 tarihinde teslim ettiğini, yumurtaların teslim edildiğine dair ...'ın tanık olarak dinletileceğini, davalının gerçek kişi tacir olduğunu, babası ....'nun ise kendisinin yanında satın almacı pozisyonunda çalışmakta olduğunu ve davalının tedarikçilerle iletişimini babası üzerinden sağladığını, müvekkilinin kendi imkanları ile davalının fatura bilgilerine ulaşarak 16.09.2024 tarihli GIB2024/3 numaralı 100.000,00 TL tutarlı e-arşiv faturasını düzenlediğini, müvekkilinin alacağını ödemeyen davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeni le takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli yaptığı itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, fatura, tarafların ticari defter ve belgeleri, 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, alım satıma dayalı faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti amacıyla Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ilgili vergi daireleri ile yapılan yazışmalar sonucu, tarafların tacir oldukları anlaşılmakla, bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün.... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 28/11/2024 tarihli ödeme emri ile 100.000,00 TL asıl alacak 7.900,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 107.900,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 05/12/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 20/02/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkilinin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ....E. sayılı dosyası kapsamında, 28.11.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 100.000,00 TL fatura alacağı ile 7.900,00 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 107.900,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, tarafların dosya kapsamındaki BA-BS formlarının karşılaştırmalı alış-satış analizine göre dava konusu alacağın dayanağı faturanın davacı tarafından BS formu ile beyan edildiği, ancak davalı tarafından BA formu ile beyan edilmediği, davacının 2024 yılı ticari defterinin işletme defteri olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturanın işletme defterinin gelir kısmına kaydedildiği, yapısı gereği işletme defterinin borç-alacak ilişkisini belirlemede yeterli olmadığı, zira davacının varsa tahsilatının işletme defterinden tespit edilemeyeceği, bu kapsamda davalının varsa ödeme belgesini sunması gerektiği, ancak davaya cevap vermeyen davalı tarafından ticari defter adresi de beyan edilmediği için davalının ticari defterlerinin incelenemediği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İtirazın iptali istenen icra dosyasının takip çıkış miktarının 107.900,00TL, dava değerinin 100.000,00TL olduğu anlaşılmakla, davacı vekiline talebinin kısmi olup olmadığını açıklaması, kısmi değil ise eksik kalan peşin harcı yatırması için HK'nın 30 ve 32.maddeleri gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde davacı vekilince eksik yatırılan harç tamamlanarak makbuzu dosyaya ibraz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile davacının dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça Ba formuyla dava konusu fatura bildirilmemiş ise de; 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu itibarla dava konusu fatura döneminde(16/09/2024) Ba-Bs formu bildirme zorunluluğu bulunmadığından bu husus davacı aleyhine değerlendirilmemiştir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)
Davacının lehine delil olarak kabul edilen defter kayıtları gereğince hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 100.000,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüde düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından işlemiş faiz isteminin haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜNE; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2024/53655 E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİNE, takibin 100.000,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacağın (100.000,00-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.168,25 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 150,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.318,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 4.263,21 TL sinin davalıdan, 336,79 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.168,25 TL peşin harç,150,00 TL tamamlama harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.021,15 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 903,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.403,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.934,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/10/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza