T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/236 Esas - 2025/115
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/236 Esas
KARAR NO: 2025/115
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
K. YAZIM TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen ... nolu 12.10.2024 tarihli 156.000,00 bedelli fatura alacağının davalı tarafından ödenmemesi üzerine Kahramankazan İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafa ödenmesi gereken borcun bulunmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, yetki itirazında bulunduklarını, icra dosyasındaki itirazları bir kere daha tekrar ettiklerini, Adana ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş tespit dosyasının, rapor akabinde açılacak davanın ve yapılacak suç duyurusunun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 29/01/2025 tarihli ödeme emri ile 156.000,00 TL asıl alacak 23.766,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 179.766,49 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 07/02/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 25/03/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap süresi bittikten sonra süre uzatım talebi ve beyan dilekçesi hükmünde cevap dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesi ile bu duruma muvafakat etmediğinin bildirildiği görüldüğünden süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde bildirilen ilk itirazlar değerlendirilmemiştir.
Davalı tarafın söz konusu beyan dilekçesinde ileri sürdüğü İcra takibine yönelik itirazın TBK'nın 89. Maddesi yollamasıyla HMK 10. Maddesi gereğince reddine, eldeki dava nispi ticari dava olduğundan görev itirazının reddine, Adana ...Asliye hukuk Mahkemesinin ...değişik iş delil tespiti dosyası eldeki davadan sonra açıldığından bekletici mesele yapılması talebinin HMK'nın 401. Maddesi gereği reddine karar verilerek yargılamaya geçilmiştir. (HMK 401/1; Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir.)
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 11/08/2025 tarihli raporda özetle; "...Davacının, Kahramankazan İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında 29/01/2025 tarihli liamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 156.000,00 TL asıl alacak ve 23.766,49 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 179.766,49 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü belgesinin bulunmadığı, tarafların dosya kapsamındaki BA-BS karşılaştırmalı alış-satış formlarına göre dava konusu alacağın dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 156.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacıya bakiye 156.000,00 TL borçlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları, davalı yan defter kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Davalı taraf her ne kadar icra takibine itiraz dilekçesinde ayıp iddiasında bulunmuşsa da; davalının ayıp durumunu durumu derhal davacıya ihbar etmesi gerekmekte olup, aksi halde malları bu haliyle kabul etmiş sayılacağı aşikardır. Olayımızda davalının icra takibine verdiği itiraz dilekçesinde ayıptan sözedilmiş ise de bu itiraz dilekçesi davacı alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olduğuna ilişkin bir ihtarname dosya kapsamında bulunmadığı gibi, davalı tarafça ilk olarak icra takibinde ileri sürülen bu durum alacaklıya tebliğ edilmediğinden ayıp savunması dinlenmemiştir.(Yargıtay 19.HD'nin 2012/6073 esas, 2012/13542 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 156.000,00-TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla talep edilen dava değeri gözetilerek davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 156.000,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-Alacağın (156.000,00-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.656,36 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.765,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.891,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 1.765,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.468,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 106,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/10/2025
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza