T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/27 Esas
KARAR NO: 2025/1105
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2025
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
K. YAZIM TARİHİ: 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirketin, 16.11.2023 tarih ve .... nolu fatura ile 05.03.2024 tarih ve ....nolu faturalardan kaynaklı bakiye alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası üzerinden davalı-borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçluların itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, ancak borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların kurmuş olduğu ...-... Adi Ortaklığı, müvekkili davacı şirketten 16.11.2023 tarih ve ... seri no.lu fatura ile 323.132,36 TL. 05.03.2024 tarih ve.... nolu fatura ile 47.347,85 TL. olmak üzere toplamda 370,480.21 TL tutarında inşaat malzemesi satın aldığını, faturaya konu malların davacı müvekkili şirket tarafından davalı tarafa teslim edildiğini, icra takibinin başlatılmış olduğu tarihe kadar kısmi ödemeler yapan davalıların takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan kaynaklı bakiye 85.151,00 TL borçları kaldığını, kalan bakiye borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalılar hakkında başlatılan icra dosyasına yapılan itiraz ile borçluların, davacı müvekkili şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığı iddia edilmiş olsalar da; tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde aralarındaki ticari ilişki ve takibe konu faturalar sebebi ile davalıların borçlu oldukları ispat olunacağını, bu sebeple davalıların itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; davalıların Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının şimdilik 1.000,00 TL.kısmı için iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlular aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; davamızın kabulü ile davalıların Ankara Batı İcra Dairesi .... E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazını 85.150,93 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin bu kısım yönünden devamına, itiraz edilen kısım yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi ile davalından tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı-borçlular %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilerek bu bedelin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili dilekçesi ile özetle; davacı şirketin müvekkillerinden 85 bin TL üzerinde alacağı olduğunu ileri sürmüşse de davayı 1000 TL olarak ikame ettiğini, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davanın davacı yanca kötü niyetli olarak ikame edildiğini ve sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, dava konusu alacağın davalı yan ile müvekkilleri arasında ödünç sözleşmesinden kaynaklanan icra takibinin itirazının iptali gibi görünse de durumun ödünç değil trampa olduğunu, kaldı ki taraflarından talep edilen meblağın yapılan iadeler ile son bulduğunu, taraflar arasında ifa edilmemiş bir edim kalmadığını, müvekkillerinin inşaat işi ile uğraşmakta olup davacı yanın ise inşaat malzemeleri satan bir şirket olduğunu, müvekkillerinin devam eden inşaat işleri sebebiyle fatura ve irsaliyelerden de anlaşılacağı üzere cari açıldığını, müvekkilinin kullanmadığı ve cari hesaba yazdırdığı bir kısım ürünleri iade etmişse de karşı tarafın bu işlem yapılmamışcasına ve ticari örf adete aykırı bir şekilde ürünlerin müvekkillerine verdiği andaki geçerli olan fiyat listesinden değil güncel fiyat üzerinden talep ettiğini, cari hesabın açıldığı andaki edim tutarı üzerinden değil uyuşmazlığın baş gösterdiği andaki fiyat listesi üzerinden talepte bulunulduğunu, esasa ilişkin olarak davacı yanın kendilerine göre resmi belgelerde ve beyanlarda usulsüzlük yaptığını, davacı yanın irsaliye üzerinden aldığı sipariş farklı müvekkillerine fatura ettiği ürünlerin farklı olduğunu, nitekim müvekkilinin 40 bin TL'ye yakın aldığı ürünlerin irsaliye listesine bakıldığında KDV tutarları farklı müvekkillerine gönderilen faturalardaki ürünlerin hem ürün bazlı hem de KDV bazlı olarak farklı olduğunu, müvekkiline KDVsi düşük olan ürünlerin vergiden kaçmak için fatura edilmişse de irsaliye bazlı olarak müvekkiline teslim edilen ürünlerin farklı ve KDVsi yüksek ürünler olduğunu, davanın reddi ile her türlü yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı yan üstünde bırakılmasını ve haksız ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ankara Batı İcra Dairesi .... Esas sayılı icra dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 16/07/2025 tarihli raporu ile özetle; Davacı tarafın ticari kayıtları değerlendirilmekle; 2024 yıl sonunda 85.150,93 TL alacak bakiyesi ile 2025 yılına devredildiği, kapatıldığı tespit edildiği, aynı zamanda davacı tarafın ticari kayıtlarına takip tarihi olan 11/06/2024 itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 85.150,93 TL alacağı bulunduğu, dosyada herhangi bir sözleşme veya ihtarname sunulmamış olması nedeniyle, takip talebinde yer alan 85.150,93 TL tutarındaki işlenmiş faiz talebinin hukuken dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İspat hususu ile ilgili yapılan değerlendirmede davacının malı teslim ettiğini, davalının da teslimden kaynaklı malın bedelini ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. İş bu kapsamda davalının faturaları ticari defterlerine kayıt etmesi ile ilgili hukuki çerçevede yapılan açıklama ile Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığı hususi davacının ticari defteri davalının cari hesap ekstresi ile sabittir. Asıl uyuşmazlık konusu hukuki ilişki kapsamında davalı tarafından ödemeyi yapıp yapmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. İş bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı,Davalının ise ödeme olgusunu ispatla yükümlü olduğu kanaatine varılarak ba-bs formları ile mal alış satış yapıldığı ispatlandığı,kayıtlarına işlediği davalının iddiasında esasa ilişkin olarak davacı yanın kendilerine göre resmi belgelerde ve beyanlarda usulsüzlük yaptığını, davacı yanın irsaliye üzerinden aldığı sipariş farklı müvekkillerine fatura ettiği ürünlerin farklı olduğuna yönelik fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu kanaatine varılmıştır.Davacının defter ve kayıtları, mevcut deliller ve bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirme hükme esas alınarak Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 85.150,93 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 85.150,93 TL üzerinden iptali ile takibin devamına,
2-85.150,93 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 5.816,66 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.438,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.763,26 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı ve 1.438,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.756,30 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 431,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.431,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2025
Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır