T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/302 Esas - 2025/62
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/302 Esas
KARAR NO: 2025/62
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/05/2025
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
K. YAZIM TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı... Şirketi'nin ... yolu 15 adet 3+1, ... 8 adet 3+1, 4 adet 2+1; ... 6 adet 4+1, ... 2 dükkan projesinin yüklenicisi olduğunu, yüklenici olduğu bu projenin bir kısım yapım işlerini müvekkiline taşere ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak 3.bloğa ait yapım işlerinin, anlaşılan dairelerin inşaatını davalının tamamlamaması sebebiyle müvekkilinden kaynaklı olmayan gecikmeler olduğunu, bu gecikmeler, o tarihlerde pandemi sürecinin devam etmesi ve enflasyon gibi sebeplerden kaynaklı olarak yapılan işin müvekkiline çok daha maliyetli hale geldiğini, ancak davalı tarafça bu gecikmelerin müvekkiline yüklenilmeye çalışıldığını ve sözleşme kapsamında müvekkiline verileceği taahhüt edilen taşınmazın devrinin yapılmadığını beyan ederek, öncelikle taşınmazın aynen ifasına, şayet aynen ifa mümkün değil ise şimdilik 100 TL olan taahhüt edilen ev bedelinin işin ticari iş olmasına yönelik niteliği de dikkate alınarak değişen oranlarda uygulanacak reeskont faizi ile müvekkile ödenmesine, yoksun kalınan kar ve evin zamanında devredilmemesi nedeni ile uğranılan aşkın zararın bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalara HMK'nın 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde ve 10. Maddesi uyarınca da işin yapıldığı yer mahkemesinde bakılabileceğini, Müvekkili şirket merkezinin ve eser sözleşmesine konu inşaat ve imalatların ..... ilinde gerçekleştirildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyan ederek yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, yine dava şartlarından olan dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, verilmesi taahhüt edilen taşınmazın tescilinin kendisine teklif edildiğini ancak davacı tarafın davadışı 3. bir kişinin taşınmazı almaya talip olması üzerine, müvekkilinin bilgisi dışında görüşmeler yaparak tapunun bu 3.kişiye devredilmesini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin bu talep üzerine satış işlemini davacının bilgisi içerisinde gerçekleştirdiğini ve satış bedelini de satışın hemen ardından davacı..'ın hesabına geçirdiğini ve bu yöndeki borcunu ödediğini, dolayısıyla davacı tarafın müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını, Davacının taahhüt ettiği işleri taahhüdüne uygun zamanda yapmadığı gibi, anlaşılan kalitede ürünler kullanmaması nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını, ana kolon ve doğalgaz tesisatını yapmadan yaygın tabiri ile işi bırakıp kaçtığını beyan ederek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraflar arasında akdedilen 11/06/2020 tarihli sözleşme, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında akdedilen 11/06/2020 tarihli eser sözleşmesi kapsamında taşınmazın aynen ifası, şayet aynen ifa mümkün değil ise şimdilik 100 TL taahhüt edilen ev bedelinin değişen oranlarda uygulanacak reeskont faizi ile müvekkiline ödenmesi, yoksun kalınan kar ve evin zamanında devredilmemesi nedeni ile uğranılan aşkın zararın tespiti ile müvekkiline ödenmesi talebine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Tüm bu açıklamalar, kanuni düzenlemeler, ve dosyaya kazandırılan bilgi belgeler ışığında; Davacının terditli olarak talep ettiği taleplerinden ilkinin 11/06/2020 tarihli eser sözleşmesine bağlı edimin aynen ifası olduğu, vergi dairesinden gelen cevapta davacının 2021 tarihinden itibaren işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, ticaret sicilinde de tacir kaydının olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa konu sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 30/09/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza