T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/439 Esas - 2025/92
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/439
KARAR NO: 2025/92
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/05/2025
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
G.K. YAZIM TARİHİ: 16/10/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirkete nipel, piston mili, Winkel balata spreyi, boya, yağ draulic 46 gibi birtakım teknik parçaların satışı ile servis hizmeti sağlandığını, müvekkili Şirketin sağlamış olduğu mal ve hizmete ilişkin 14.09.2024 tarihli servis raporu bulunduğunu, işbu servis raporuna göre, müşteri..., HMK 102B model iş makinesini "kova ve arm piston milinde paslanma" şikayeti için servis hizmeti talep edildiğini, Müvekkili şirket servisinde gerekli mal ve servis hizmeti sağlandığını "makinenin kova ve arm piston mili değişti, faal olarak teslim edildi." şeklindeki rapor servis personelleri ve müşteri ..... ile birlikte imza altına alındığını, daha sonra, müvekkili şirketinin sağlamış olduğu mal ve hizmete ilişkin 17.09.2024 tarihli ve.... numaralı 30.007,58-TL tutarında e-arşiv fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile e-arşiv faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının 19.03.2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketin borçlu olduğunu ve itirazında kötüniyetli olduğunu beyan ederek, davalı borçlunun borca ve yetkiye itirazının iptali ile takibin kalınan yerden devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalının alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmeine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, müvekkili şirkete arızalı iş makinesinin bakım, onarım ve servisine ilişkin hizmet verdiğini ileri sürdüğünü, davacının taraflar arasında bir eser sözleşmesi bulunduğu iddiasında olduğunun kabul edilmesi
¸e-imzalıdır¸e-imzalıdır
gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ''Servis Raporu'' incelendiğinde bakım ve onarım işlemlerinin Kartal/İstanbul'da yapıldığının anlaşılacağını, Sözleşmenin ifa yerinin Kartal/İstanbul olduğundan H.M.K'nın 10. maddesine göre yetkili mahkemenin ve icra dairesinin İstanbul Anadolu Adliyesi mahkeme ve icra daireleri olacağını, müvekkili şirketin ''....'' adresinde faaliyet göstertiğini, Genel yetkili mahkeme ve icra dairesi de İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından iş bedeli için düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla; Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, 30.007,58TL asıl alacak, 7.344,05TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.351,63TL faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlatılmış olup, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 19/03/2025 tarihinde yetkiye, asıl alacağın miktarına, takibe, faize ve fer'ilerine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiş,
İtiraza yönelik olarak açılan iş bu davanın hak düşürücü yasal süre içinde açıldığı görülmüştür. Davalı borçlu tarafından, icra dosyasına yapılan itiraz kapsamında İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunulmuştur.
İtirazın iptali davalarında kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından, yetki itirazının 6100 sayılı HMK'nun 116/1-a maddesi gereğince taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itirazların bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı hususu ise, aynı yasanın 117/3. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin takip edeceği süreç anılan yasanın 64. maddelerinde açıklanmıştır.
Bu nokta da; itirazın iptali davasının ancak usulüne uygun bir takip bulunması koşuluna bağlı olması nedeniyle, icra dairesinin yetkisinin itirazın iptali davası bakımından da değerlendirilmesi gerekmektedir. Öğreti ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin olmadığı kabul edilmektedir. İcra dairelerinin yetkisi bakımından da özel bir düzenleme öngörülmemiş olup, yetki hususunda İİK’nun 50. maddesinde HMK’ya atıf yapılmaktadır. (..., B.: İcra ve ... Hukuku, El Kitabı, 2.b., ... 2013, s.179 ve HGK., 24.04.2013 gün ve 2012/9-1435 E., 2013/569 K.).
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce öncelikle, İİK.nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK nın hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” Bu durumda takibin davalının ikametgahında yapılabileceği gibi, sözleşmenin ifa yerinde de takip başlatılabilir.
Taraflar arasındaki sözleşme ile satılan ürünlerin bakım ve tamirine ilişkin servis hizmeti sağlanması yönünde anlaştıkları, hukuki ihtilafın da sağlanan servis hizmetinden kaynaklı alacağa bağlı olduğu görülmekle; servis sağlama hizmetinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu konusunda kuşku yoktur. Davacı her ne kadar Türk Borçlar Kanunun (TBK) 89. Maddesine atıfta bulunarak Ankara Batı İcra Dairelerinin yetkili olduğunu beyan etmiş ise de Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 89/1. maddesindeki yetki kuralının uygulanabilmesi için sözleşmenin
¸e-imzalıdır¸e-imzalıdır
konusunun karz akdinde olduğu gibi münhasıran para alacağına ilişkin olması gerekmektedir. Eser sözleşmeleri para borçları dışında eserin imâl ve teslimi borçlarını da içerdiğinden ve sözleşmenin ifa yeri eserin imâl ve teslim borcuna göre belirlendiğinden TBK'nın 89/1. maddesindeki yetki kuralının eser sözleşmelerinde uygulanma yerinin bulunmamaktadır. (Yargıtay kapatılan 15.HD 2015/438E-2015/4590 29.09.2015)
Dosyaya sunulan davacı şirketin sağlamış olduğu mal ve hizmete ilişkin 14/09/2024 tarihli servis raporu incelendiğinde bakım ve onarım işlemlerinin Kartal/İstanbul adresinde yapıldığı, dolayısı ile sözleşmenin ifa yerinin de Kartal/İstanbul olduğu, davalının muamele merkezinin de Kartal İstanbul olduğu görülmüştür. Buna göre Ankara Batı İcra Dairesi yukarıda anılan yetki kuralları kapsamında yetkili olmadığından, davalı borçlunun icra takibinin yetkisine itirazı yerinde görülmekle; itirazın iptali davası yönünden yetkili icra dairesinde takip başlatılması dava şartı olduğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usulüne uygun açılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.300,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/10/2025
Katip ........¸e-imzalıdır Hakim .....¸e-imzalıdır