T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/498 Esas - 2025/234
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/498
KARAR NO: 2025/234
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2025
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
G.K. YAZIM TARİHİ: 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafça Ankara .. Genel İcra Dairesi'nin....E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haciz esnasında müvekkiline ait malların muhafaza altına alındığını ve yediemine teslim edildiğini, söz konusu takibin dayanağı borca yönelik menfi tespit davası açtıklarını ve böyle bir borcun olmadığının tespit edildiğini belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle müvekkiline ait malların güncel değerlerinin tespiti ile müvekkilinin zararının faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan olayların tüm gerçekliği ile anlatılmadığı gibi alacaklının alacağını almasının haksız, hukuka aykırı ve haksız bir fiil gibi gösterilmeye çalışıldığını, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin haczedilen mahcuzların zararından kaynaklı herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığını, hacizli mahcuzların zayi olmasından lisanslı yedieminin ağır kusuru ve sorumluluğunun bulunduğunu belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından haksız olarak haczettirilip icra müdürlüğü tarafından dava dışı yediemine teslim edilen malların iade alınmaya gidildiğinde yerinde bulunamaması ve kaybolması nedeniyle mahcuzların değerinin ödetilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanununun “sorumluluk” kenar başlığını taşıyan 5. maddesinde; '' İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları , ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.'' hükmü yer almaktadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi, icra ve iflas dairelerinin görevleri sırasında ilgililere vermiş oldukları zararların tazminini amaçlayan bir düzenlemedir. İlgililer kavramına icra takibinin tarafları olan alacaklı ve borçlunun yanında, zarara uğrayan üçüncü kişiler de girerler. Madde lafzından açıkça anlaşılacağı üzere İİK'nun 5. maddesi kusur sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu sorumluluğun gerçekleşmesi için icra ve iflas dairelerinin görevleri ile alakalı olarak olumlu ya da olumsuz bir eylem ya da işleminin mevcut olması ve bu işlemi gerçekleştiren memur tarafından kusurlu olarak icra edilmesi gerekir. Madde, lafzi olarak yorumlandığında tazminat sorumluluğunun oluşması için dört şartın varlığı gerekmektedir: Bu şartlar sırasıyla:
1- İcra ya da iflas dairesinde çalışan görevliler tarafından görevleri sırasında gerçekleştirilen olumlu ya da olumsuz bir işlemin mevcut olması,
2- Yapılan olumlu veya olumsuz işlemin hukuka aykırı olması,
3- Hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen işlemin takibin tarafları ya da üçüncü kişiler nezdinde zarar meydana getirmesi,
4- Meydana gelen zarar ile yapılan işlem arasında illiyet bağının bulunması,
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, illiyet bağının varlığı için işlemi yapan memur tarafından o eylem ya da işlem yapılmasaydı zarar meydana gelmeyecekti idiyse, olay da yapılan işlemin kusurlu olarak tatbik edildiği sonucuna varılır. Yapılan işlem nedeniyle açılacak olan tazminat davasında davalı olarak Adalet Bakanlığı gösterilir. Davanın sonunda verilen hüküm gereği idare tazminat ödemeye mahkum edilmişse, kusuru ile zarara sebebiyet veren memura Adalet Bakanlığı rücu edebilir. Bu dava İİK 5. maddesi açık hükmü gereği idare mahkemelerinde değil adliye mahkemelerinde görülür. (Ankara BAM 25. HD. 2021/966 E, 2022/1041 K sayılı ilamı )
Hukukumuzda uygun illiyet bağı yaklaşımı benimsenmiş olup “davalı davacı aleyhine haksız olarak icra takibini başlatarak malları haczettirip muhafaza altına almasa idi malların yedieminde iken kaybolması nedeniyle davacı zarara uğramayacaktı” şeklindeki kabul, şart nazariyesine göre sorumlunun belirlenmesi anlamına geleceğinden ve davalıya husumet yöneltilebilmesi için uygun illiyet bağı bulunmadığından kabulü mümkün değildir. (Ankara BAM 25. HD. 2023/550 E, 2024/1371 K sayılı ilamı)
Yedieminde iken kaybolduğu belirtilen mahcuzları yedieminden alanın davalı şirket olduğu yahut kaybolmasında davalı şirketin bir dahli bulunduğu da iddia ve ispat edilmemiştir.
Tüm dosya kapsam, yukarıda atıf yapılan yüksek mahkeme kararları dikkate alındığında davacının davada husumetin Adalet Bakanlığına yöneltilmesi gerekirken, davalıya yöneltilmiş olduğu anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/12/2025
Katip .. E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır