T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/562 Esas - 2025/146
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/562
KARAR NO: 2025/146
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/06/2025
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
G.K.YAZIM TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı şirkete verilen ... çek no.lu 31.06.2025 tarihli 300.000-TL bedelli, ... çek no.lu 31.07.2025 tarihli 300.000-TL bedelli, .....çek no.lu 31.08.2025 tarihli 300.000-TL bedelli çekler için karşılıksız kaldığının tespitine, çekler hakkında ödeme yasağı konulmasına, Çeklerin icra takibine konu yapılmamasına ve dava konusu ödenmemişi olan çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ödenmemiş olan çek bedellerinin tümü ile mahkememizce belirlenecek teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili tarafından mal teslimlerinin gerçekleştiğini ve davacı tarafında çeklerini ödemeye devam ettiğini, müvekkili şirketin konkordato hazırlık sürecinde olduğu iddiasının asılsız olduğunu belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine ve davacı borçlunun davasının öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davaya konu uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı olduğu iddiasıyla davalıya verilen 31/06/2025 tarihli ... numaralı 300.000 TL tutarlı, 31/06/2025 tarihli .... numaralı 300.000 TL tutarlı, 31/07/2025 tarihli 1.... numaralı 300.000 TL tutarlı, 31/08/2025 tarihli .... numaralı 300.000 TL tutarlı
çeklerden kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
E-imzalıdır E-imzalıdır
Davacı tarafından davanın açılmasından 9 gün sonra davadan vazgeçildiğine dair beyanda bulunulduğu, davacının bu beyanını içerir dilekçenin HMK 123 maddesi gereğince davalının muvafakati sorulmak üzere davalıya tebliğ ediliği, davalının 11/07/2025 tarihli dilekçesinde davacının vazgeçme beyanına karşı muvafakatlerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafından derdestlik itirazının bulunduğu, aynı konulara ilişkin Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dava dosyalarının bulunduğunu bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizce Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine yazı yazılarak söz konusu dosyaların bir sureti UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyaların incelenmesinde; Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının konusunun 31/05/2025 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek, 31/06/2025 tarihli 300.000 TL bedelli, 31/07/2025 tarihli 300.000 TL bedelli, 31/08/2025 tarihli 300.000 TL bedelli çekler yönünden menfi tespit talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava dilekçelerinin incelenmesinde davaya konu edilen hususlar ile ileri sürülen vakıaların birebir aynı olduğu, çeklerin keşide tarihleri ile bedellerinin aynı olduğu görülmüştür.
Derdestlik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ilk itiraz olarak düzenlenmişken, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-(ı) maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiştir. Dava şartı da, davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşuldur. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarih itibarıyla, hem de yargılamanın devam ettiği her aşamada dava şartlarının bulunup bulunmadığını resen araştırıp incelemekle yükümlüdür. Dava şartı davanın açıldığı tarihten hükmün verilmesine kadar varlığını devam ettirmelidir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarihte olmaması veya bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının belirlenmesi halinde mahkemenin davayı reddetmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-363 Esas, 2019/462 Karar ve 16/04/2019 tarihli kararında da açıklandığı üzere, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısının artık aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve derdest olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nun 114’üncü maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu açıklamaya göre, açılmış ve görülmekte olan bir davanın ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı için davanın 6100 sayılı HMK’nun 114’üncü maddesi gereğince reddedilmesi gerekecektir. Ancak, derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olması, ikinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. O halde somut uyuşmazlığın bu bağlamda irdelenmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelindiğinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dava açılış tarihinin 22/05/2025 olduğu, dosyanın 02/10/2025 tarihli duruşmasında işlemden kaldırıldığı, mahkememizde kararın verildiği tarihte henüz yenileme süresinin dolmadığı, hali hazırda yukarıda belirtildiği şekilde kesin hükümle sonuçlanmamış olduğu anlaşılmakla davacının davasının derdestlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Derdestlik nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 25.616,25-TL harctan mahsubu ile fazladan yatan 25.000,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
E-imzalıdır E-imzalıdır
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/11/2025
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır