T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/597 Esas - 2025/239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/597
KARAR NO: 2025/239
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 08/07/2025
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı .... hakkında Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini, davalı ...'ın müvekkili bankadan ticari kredi kartı kullandığını ancak borçların ödenmediğini belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemlidir.
İtirazın iptali davalarında kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından, yetki itirazının 6100 sayılı HMK'nun 116/1-a maddesi gereğince taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itirazların bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı hususu ise, aynı yasanın 117/3. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin takip edeceği süreç anılan yasanın 64. maddelerinde açıklanmıştır.
Bu nokta da; itirazın iptali davasının ancak usulüne uygun bir takip bulunması koşuluna bağlı olması nedeniyle, icra dairesinin yetkisinin itirazın iptali davası bakımından da değerlendirilmesi gerekmektedir. Öğreti ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin olmadığı kabul edilmektedir. İcra dairelerinin yetkisi bakımından da özel bir düzenleme öngörülmemiş olup, yetki hususunda İİK’nun 50. maddesinde HMK’ya atıf yapılmaktadır. (..., B.: İcra ve ... Hukuku, El Kitabı, 2.b., ... 2013, s.179 ve HGK., 24.04.2013 gün ve 2012/9-1435 E., 2013/569 K.).
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce öncelikle, İİK.nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK nın hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” Bu durumda takibin davalının ikametgahında yapılabileceği gibi, sözleşmenin ifa yerinde de takip başlatılabilir.
Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin incelenmesinde sözleşme tarihinde davalının ikametgahının dava dilekçesinde bildirilen adresle aynı olduğu ve .. ili.... ilçesinde bulunduğu, davacının ikametgah adresinin ... olduğu, sözleşmenin yetkiye ilişkin maddelerinde Çağlayan icra daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür.
Genel yetki kuralına göre davalının ikametgahı... adresinde bulunduğundan Ankara Batı İcra Daireleri yetkilidir.
Sözleşmeden kaynaklı yetki kuralına göre ise; alacağın kaynağı para borcuna ilişkin olduğundan davacının ikametgahı icra daireleri ve mahkemeleri de yetkili olacaktır. Mahkememizce celp edilen banka kayıtlarından işbu sözleşmenin internet bankacılığı üzerinden düzenlendiği, herhangi bir şube adının sözleşmede bulunmadığı, davacının ikametgahının ... olduğu dikkate alınarak Çağlayan Mahkemelerinin de yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davalının icra takibine itiraz dilekçesinde yetkiye itiraz ettiği ve yetkili icra dairesini ikametgahının bulunduğu yer olarak bildirdiği görülmekle; mahkememizce öncelikle icra dairesinin yetkisi hususunda değerlendirme yapılmış, yukarıda izah olunan hususlar dikkate alındığında dosya kapsamında Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair herhangi bir veri bulunmamakla, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun, yetkili icra dairesinde açılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Usulüne uygun başlatılmış icra takibi bulunmadığından HMK 114/2. Maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.063,95-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 448,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
5--Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip .. E-imzalıdır Hakim .. E-imzalıdır