T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/685 Esas - 2025/50
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/685
KARAR NO: 2025/50
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ:
DAVALI :
:
DAVA: Şirketin Feshi/Ortaklıktan Çıkmaya İzin Verilmesi
DAVA TARİHİ: 22/09/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, 23.01.2020 tarihinde... ve ... ortaklığında kurulduğunu, faaliyet konusunun güneş enerjisi panel montajı, alımı ve satımı üzerine olduğunu, davacılar mirasbırakanı ...'nın trafik kazası neticesinde 01.12.2022 tarihinde hayatını kaybettiğini, %50 ortağı olduğu şirket hissesinin davacılara intikal ettiğini,...'nın vefat ettiği kaza yerinden şirket müdürü ....'nın,...'nın bilgisayarını aldığını, saklayarak web bağlantısı üzerinden ...a girdiğini, pek çok bilgi ve belgeyi mirasçılardan sakladığını, şirketin tüm kazancını, yaptığı işleri örtbas ederek ...'yı borçlu ilan ettiğini, müteveffanın şahsi mallarına karşı da alacak talebinde bulunduğunu, ...'nın ani vefatı üzerine yapılan işlerin, alınacak hak ediş ödemelerinin, vadesi geldiğinde alınacak ödemelerin şirket müdürü... ve ortak ... tarafından davacılardan gizlendiğini, yapımına başlanan işin bitirilmediğini, borçların davacı tarafından ödenmesini, müteveffanın şahsi malları dahil tüm mal varlığını şirket hisseleriyle birlikte...'ya devredilmesinin talep edildiğini, müteveffanın ölüm tarihinden sonra hileli olarak elden çıkartılmış veya iş bu davadan sonra çıkartılacak mal varlıkların olduğunu, şirket ile aynı adreste daha sonra kurulmuş .. Şirketinin tek ortağının ... olduğunu, bu şirket ile
e-imzae-imzae-imzae-imza
... ile alakalı tüm işlemleri incelenmesi gerektiğini, şirket müdürü ... tarafından şirket faaliyetleri hakkında detaylı bilgi verilmediğini, şirketin zararda ve borç içerisinde gösterildiğini, işlerle ilgili alınan bazı ödeme ve çeklerin saklandığını, davacıların işle alakalı ticari deneyim ve bilgi birikimi bulunmadığından şirketin ortaklığına devam etmesinin de yararı olmadığını, şirketin feshi, devam faaliyetleri için kayyım atanması, mirasbırakanın ölüm tarihinden sonra .. aleyhine izahı olmayan işlemlerin geçerli sayılmaması, davacılar adına borçlandırıcı işlemlerin kabul edilmemesi, şirketin dava tarihi itibariyle mevcut durumun korunması gerektiğini belirterek şirketin feshedilerek tasfiyesine veya ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde şirketten ayrılma pay değerinin rayiç değerinin tespitine, şirketin tasfiyesi sonucu ortaya çıkacak alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şirket mali tablolarında dağıtılmamış geçmiş yıl kârlarının mevcut olması halinde geçmiş yıl kârlarından ortak hissesine isabet edecek tutarın ödenmesine, her türlü tespit edilen hak ve alacakların faiziyle teslimine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı şirkete bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin... ve.... tarafından %50-%50 ortaklık ile kurulduğunu, müteveffa ...'nın vefatından önce şirket işleyişi, alınacak hak ediş ödemeleri, vadesi geldiğinde alınacak diğer ödemeler hakkında aksaklıklar yaşanmaya başlandığını, müteveffa...'nın şirket hesaplarını ve şirket adına yapılan sözleşmeleri tek başına karar alarak yürüterek şirketi borçlandırdığını, gizlice alındığı iddia olunan bilgisayarın davalı şirkete ait olduğunu, iddia edilenin aksine müteveffanın sağlığında yaptığı işlemler hususunda şirket yetkililerini bilgilendirilmediğini, müteveffa ...'nın karar yetkisini tek başına kullanmak suretiyle şirket adına iş almaya ve iş yönetmeye çalıştığını, ....'nın .... Şirketi ile iş yapımı hususunda anlaştığını, süreci şirket yetkililerine haber vermeden yönettiğini, vefatından sonra... Şirketi ile müvekkil şirket yetkililerinin yaptığı görüşme sonucunda ödemelerin tamamlanmış olmasına rağmen iş tesliminin sağlanmadığının anlaşıldığını, davacının hiçbir sorumluluk üstlenmediğini, şirket ortağı ...'nın sağlığında yaptığı işler, alınan avans ödemeleri, yapılan ödemeler vb. işlerle ilgili belirsizliğin olduğunu, haksız yere kar almış olan ....'nın, ilgili kar payını şirkete geri vermekle yükümlü olduğunu, şirkete borçlu durumda olan davacıların haksız elde edilen kar payını şirkete geri vermekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 636/3. maddesi çerçevesinde davalı şirketin feshi, terditli olarak 638/2. maddesi çerçevesinde ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi, ayrılma ve kar payı alacağı istemine ilişkindir.
.... sicil numarasında kayıtlı ....Şirketi'nin 23.01.2020 tarihinde ticaret sicil durumunun aktif olduğu görülmüştür. Davalı şirketin karar defteri incelendiğinde, şirketin 150.000,00 TL tutarındaki sermayesinin, her biri 100,00 (yüz) TL değerinde 1.500 adet hisseye ayrıldığı, davacılar... (%18,80), ... (%18,80) ve ...nın (%12,40) davalı şirket nezdindeki hisselerinin toplamda %50 paya karşılık 75.000,00 TL olduğu ve bu payların şirketin toplam sermayesinin %50 oranına isabet ettiği görülmektedir.
10.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... Şirketi'nin 2021 yılında 8.763,75 TL dönem net karı elde ettiği,2020, 2022, 2023 ve 2024(6 aylık) yıllarında sırasıyla -34.584,41 TL, -232.704,88 TL, -611.177,47 TL ve -347.393,60 TL dönem net zararı oluştuğu, şirketin kurulduğu 2020 yılından bugüne kadar özkaynaklarının her dönemde negatif olduğu, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024(6 aylık)
e-imzae-imzae-imzae-imza
dönemlerinde özkaynaklar toplamının sırasıyla -34.584,41TL, -25.820,66TL, -258.525,54TL, -869.703,01 TL, ve -1.531.194,11 TL olduğu, şirketin sürekli zarar etmesi ve kar payı dağıtmamasının davacılar açısından olumsuz bir durum oluşturduğu bildirilmiştir.
17.02.2025 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, davalı şirket adına kayıtlı ... adına kayıtlı minibüs cinsi aracın motor arızalı olup rayiç değerinin 140.000TL,... aracın ise 180.000TL olduğu tespit edilmiş, 22.08.2025 tarihli ek raporda ise davalı şirketin reel özvarlığı toplamının 1.181.309,95 TL olduğu, şirketin varlıklarının borçlarını ödemeye yetmediği ve şirketin borca batık olduğu, davacıların toplam sermayesinin %50 oranına isabet eden ortaklara paylarına karşılık herhangi bir varlık düşmediği belirlenmiştir.
Davacı tanığı ..., davalı şirketin güneş panelleri ve biyogaz tesisleri işlerinde faaliyet gösterirdiği, daha sonra ortaklardan ... ile ... arasında bazı sorunlar ortaya çıktığını, bu sorunların şirketin işleyişine yönelik ticari faaliyetlerin yürütülmesi, tahsil edilen tutarların şirkete aktarılması gibi hususlardan kaynaklandığını, amcası....'nın sağlığında bu durumu kendisiyle paylaştığını, bu şekilde şirkette çalışmaya başladım, özellikle tahsil edilen paraların şirkete aktarılması ve paylaşılması hususunda sorunlar olduğunu, bu sorunların büyümesi üzerine şirket ortağı... şirket ortaklığından ayrılarak yerine oğlu.... şirkete ortak olduğunu, sözleşmelerin yapılması, ticari faaliyetlerin yürütülmesi, sözleşme gereğince yapılması gereken işlerin yapılması gibi tüm ticari faaliyetler ile ...'nın ilgilendiği, sağlığında şirket tarafından yürütülen yaklaşık 12-13 adet tamamlanmış ve kabul aşamasında olan işler bulunduğunu, vefat ettikten sonra şirketin diğer ortağı bu işlerden yapılması gereken tahsilatları yaptığı halde davacılara bu hususta herhangi bir ödeme yapmadığını, şirketin işleyişi ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, davacılardan şirket borçlarına karşılık olduğu belirtilerek 1.000.000,00 TL talep edildiğini beyan etmiştir.
Davacı tanığı..., davalı şirketin enerji üzerine iş yaptığını,güneş enerjisi, rüzgar enerjisine sahip paneller üretildiğini, ...'nın ...'yı sürekli şirketin dışında tutup ... zamanında tamamlanmış ve ödemesi alınacak işleri gizleyip ödemeleri aldığını, ....'nın vefatından sonra ...'nın kaza yerindeki bilgisayarını, şirketin bilgisayarı olduğunu söyleyerek aldığını, pek çok iş ve bilgi gizlendiğini,...'dan 1 milyon üzerinde şirket borçları bahane edilerek para talep edildiğini,...'nın sağlığında elden ödemeleri vinç, iş makinası, işçilerin barınması, yemeği, gündelik yevmiyeleri ödediğini, kar dağıtımında eşitlik olmadığını, müdür yardımcısı ... şirket ortağı olmamasına rağmen şirket üzerinden fatura kestirip kendi işim diyerek tüm ödemeyi aldığını,...' tarafından yapılan işlere de ortak olduğunu, vefat sonrası ... ve çocuklarının pay alması gereken sözleşmesi... zamanında yapılmış çok ciddi işler bulunduğunu, ... zamanında şirketin borca batık bir durumu olmadığını, borç var ise sonradan yapılmış olduğunu, ortak... ve müdür .... tarafından davacılar ve temsilcisine tehditkar ve kavgacı bir dille konuştuğunu, tarafların ortak anlaşılabilirliği kalmadığını beyan etmiştir.
Davalı tanığı ..., mirasbırakan....'nın ölümünden sonra davacı eşininin şirket ofisinin ve araçların yarısını talep ettiği, oysa şirkette devlete olan vergi ve SGK borçlarının ödenmemiş olduğunu, davacının şirket borçlarını kabul etmediğini, ....'nın sağlığında şirketi temsilen .... şirketi ile anlaşma yaptığı, dava dışı şirket tarafından anlaşma konusu panelin %50 ücretinin ...'ya ödenmiş olduğunu, yapılan bir kısım ödemenin ...'nın kendi şahsi hesabında tuttuğunu, bu nedenle ....'nın ...aş firması ile sıkıntı yaşadığını, kendi imkanları ile işi tamamladığını beyan etmiştir.
e-imzae-imzae-imzae-imza
Limited şirketlerde sona erme hallerini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu'nun 636/2-3. maddesinde; “(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.”
TTK 636/3. maddesinin gerekçesinde; “Şirketin kişisel niteliği gözönünde tutularak ve 639 uncu maddenin birinci fıkrası da dikkate alınarak her ortağa haklı sebeplerle şirketin feshini isteme hakkı tanınmıştır. İsviçre'nin öntasarısında da yer alan bu hak ortağın çoğunluğa karşı konumunu kuvvetlendirecektir. Ortağa tanınan bu hak anonim şirketlerdeki 531 inci maddede yer alan hükme paralel olarak düzenlenmiş ve yargıca şirketin yararına geniş müdahale hakkı tanınmıştır.” hususlarına yer verilmiştir. Bu itibarla, madde gerekçesinde belirtildiği üzere haklı sebep kavramı ile ilgili TTK 531. maddeye atıf yapılmaktadır.
Limited şirket ve anonim şirketlerde, şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması, şirketin devamlı olarak zarar etmesi ve kâr sağlayamaması, ortakların rekabet yasağını ihlal etmeleri, şirket yönetimindeki yolsuzluklar, ortağa şirket ile ilgili hesap verilmemesi, kâr payının ödenmemesi, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirket ortaklığından çıkma açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılabilmektedir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar ve davalı ...'nın davalı ...Şirketi'nin %50 paylı ortakları olduğu, bilirkişi raporuyla 2021 yılı dışında 2020, 2022, 2023 ve 2024 ( 6 aylık) dönemde davalı şirketin zarar ettiği, 30.06.2025 tarihi itibariyle reel özvarlıkları toplamının (-) 1.181.309,95TL olduğu, şirket varlıklarının borçlarını karşılayamadığı, zarar ettiği ve kar payı dağıtmadığı, borca batık olması nedeniyle paylara karşılık herhangi bir varlık düşmediği tespit edilmiştir. Limited şirketin anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe sahip olup, bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerin haklı sebep olarak ileri sürülebilmesi mümkündür. (Ankara BAM 2022/915E.,2024/1467K.) Bu kapsamda davacı tarafça hukuki ilişkinin sürdürülmesinin çekilmez hale geldiğini ispatlaması gerekmektedir. Davalı şirketin 23.01.2020 tarihinde kurulduğu, davacılar mirasbırakanı ... ile ...' nın %50 'şer ortak olduğu, ...'nın 01.12.2022 tarihinde vefat ettiği, mirasbırakanın paylarının (... ve ... doğumlu ) davacı çocukları ile davacı eş ...'ya devredildiği, dinlenen tanık beyanları ile miras bırakan tarafından bizzat üstlenilen şirket yönetim ve kayıtları ile alakalı davacılar ve diğer pay sahibi arasında ciddi anlaşmazlıklar çıktığı, vefatından önce mirasbırakan, vefatından sonra ise dava dışı pay sahibi tarafından şirketin kötü yönetildiğine dair karşılıklı iddialarda bulunulduğu, davacıların şirket borçlarından sorumluluğu kabul etmedikleri, bilirkişi raporuyla davalı şirketin borca batık olduğu, sürekli şekilde zarar ettiği, kar payı dağıtılmadığı tespit edilmiş olup, davacılar tarafından şirket ortaklığından çıkma için yeterli haklı sebep oluştuğunun ispatlandığı, limited şirketin işletme amacının gerçekleştirilebilmesi için ortaklar arasında güven ilişkisinin varlığının, şirketin devamı için zorunlu olması ve şirketin amacının gerçekleştirilmesi için gerekli olan güven ilişkisinin
e-imzae-imzae-imzae-imza
zedelenmesi durumunda ortakların aynı şirket çatısı altında bir arada bulunmalarının beklenemeyeceği dikkate alındığında bu durumun şirketin feshi için haklı sebep olarak değerlendirilmesinin gerekeceği, ancak şirketin halihazırda faal bir şirket olduğu, şirketin devamlılığı ve feshin son çare olması ilkeleri karşısında fesih yerine 6102 sayılı TTK'nın 636/3 hükmü uyarınca duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, somut olayda en uygun çözümün davacılara çıkma hakkının kullandırılması olduğu kanaatine varılarak, davalı şirketin feshi talebinin reddi ile terditli olarak talep edilen şirket ortaklığından çıkarılması talebinin kabulüne, şirketin davacıların paylarına karşılık ayrılma ve kar payı karşılığı bir varlık bulunmadığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı şirketin fesih talebinin REDDİNE,
2-Terditli talebin Kısmen Kabulüne, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin VERİLMESİNE, çıkma payı ve kar payı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul oranına göre hesap takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın ret oranına göre hesap takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacılar tarafından sarf edilen 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.312,25TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 11.312,25TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.656,13TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından sarf edilen 960,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 480,00TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzae-imzae-imzae-imza