T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/680 Esas - 2025/77
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/680
KARAR NO: 2025/77
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2022
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... arasında 28.07.2022 tarihinde Sipariş Formu oluşturulduğunu, sözleşme kapsamında 6 farklı çeşit aydınlatma ürünü, ölçüleri, adedi ve fiyatı konusunda anlaşmaya varıldığını, teslim süresi olarak da ... için 1 hafta, kalan diğer tüm ürünler için ise 4-6 hafta arası teslim süresi olarak belirlenmiş olduğunu, ... Bankası'na ait 30.11.2022 Vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli, 20.12.2022 Vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek, 31.12.2022 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 20.01.2023 Vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 31.01.2023 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli toplam 1.050.000TL değerinde çekin davalıya verildiğini, ayrıca 30.10.2022 Vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli ve, 20.11.2022 Vade tarihli 200.000,00 TL bedelli Çeklerin de ödendiğini, ancak davalı tarafından sözleşmeye konu bir kısım ürünler davacıya teslim edilmişse de diğer sözleşmeye konu ürünlerin tesliminin yapılmadığını, teslim yeri olarak kararlaştırılan fabrikanın kapanmış olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu toplamda 1.050.000,00 TL bedelli çekler hakkında ödemeden men yasağı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı şirket usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
e-imza e-imzae-imzae-imza
Davalının satıcı, daacının alıcı firma olarak yer aldığı 28.07.2022 tarihli sipariş formunda .. projesi kapsamında 60 adet ... metre 35 Watt 80x150mm Alüminyum yol aydınlatma direği, 135 adet ...-4metre 35Watt 80x150mm alüminyum yol aydınlatma direği, 19 adet ... Aydınlatma Armatürü,96 adet ...spot(kamelya aydınlatma armatürü), 29 adet ...metre 60 Watt 89x114mmkonik aydınlatma direği, 11 adet ... metre çelik aydınlatma direği (konik olmayan) için KDV dahil toplam 1.696.132,00TL bedel kararlaştırılmıştır.
28.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin 2022 yılı ticari defter ve kayıtları incelenemediğinden rapor tanzim edilemediği bildirilmiştir.
Mahkemenin 04.12.2024 tarihli celse ara kararı ile Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılması suretiyle, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ise de, verilen sürede gider avansı eksikliğinin tamamlanmamış, davacı taraf bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmıştır.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer.
Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.
Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. İş bu kapsamda TMK’nın 6. ve HMK’nın 200. maddesi uyarınca ispat yükünün davacı senet borçlusunda olduğu yolundaki genel kuralın yer değiştirmeyeceği ve davacının senedin bedelsiz olduğunu, malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini veya çekin mal tesliminin temini için verildiğini iddia eden menfi tespit davacısı bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Davacı tarafça sözleşme kapsamındaki bir kısım işlerin davalı tarafından eksik bırakıldığı, kendisi tarafından 3.kişilere tamamlattırıldığı yönünde iddiada bulunulmuş ise de, eksik bırakıldığı iddia edilen işlere yönelik öncesinde yaptırılan bir tespit veya davalıya bu konuda gönderilen herhangi bir ihtar bulunmadığından, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, işin davalı taşeron tarafından tamamlandığının karine olarak kabulü gerekir. Karinenin aksini iddia eden ispatla mükellef olup, davacı tarafça dava dilekçesinde işin tam teslim edilmediği ileri sürülerek, yemin deliline de dayanıldığı görülmüş olup, mahkemece yemin teklif hakkının hatırlatılması doğru olmuştur. Ancak HMK'nın 228 maddesinin ikinci fıkrası gereğince yemin davetiyesine yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı hususunun meşruhat olarak belirtilmesi gerekir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından 28.07.2022 tarihli Sipariş Formunda yer alan malzemelere karşılık davacı şirketin toplam 1.400.000,00 TL tutarında 7 adet çek keşide ederek davalı firmaya verdiğini, bu
e-imza e-imzae-imzae-imza
çeklerden toplam 350.000,00 TL tutarında 2 adet çekin bedelinin ödendiği, sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle şirket tarafından ödenen çekler dışında kalan toplam 1.050.000,00 TL tutarındaki 5 adet çek için davacı şirketin davalı şirkete borcu olmadığının tespitini talep etmekle birlikte, davalı şirketin davacıya yaklaşık 300.000,00 TL tutarında sözleşme konusu bir kısım ürün tesliminin yapıldığını bildirmiştir. Dolayısıyla davacı iddiası taraflar arasındaki sözleşmenin gereğinin hiç ifa edilmemiş olması değil, eksik ifa edilmiş olmasıdır. Bununla birlikte davalı veya davacı şirket tarafından kısmi ödeme ve teslime ilişkin dava dosyasına herhangi bir belge sunulmamış, yargılama sırasında gider avansı eksikliği tamamlanmadığından, davacı taraf bilirkişi incelemesine yönelik delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için davacı tarafça teklif edilen yemin üzerine talimat mahkemesi aracılığıyla yemin metni ekli tebligatın davalı şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde davalı şirket yetkilisinin duruşma gün ve saatinde hazır bulunmayarak yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı, bununla birlikte yemin metninde alacağın miktarına ilişkin ifade bulunmadığı, davalı şirket temsilcisinin yeminden kaçınarak kabul etmiş sayılmasının dava dilekçesinde yazılı bir kısım ödeme ve teslime ilişkin maddi vakıanın ispatı için yeterli sayılamayacağı, yemin delili ile yeminden kaçınmanın hukuki sonuçlarının eldeki dava için gerçekleştiğini kabul etmenin mümkün olmadığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 08/10/2025
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2025
Başkan ...e-imza Üye ...e-imza Üye ...e-imza Katip ...e-imza