T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/753 Esas - 2025/21
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/753
KARAR NO: 2025/21
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ... ... - [...] UETS
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ... ... ... - [...] UETS
DAVA: Menfi Tespit/Teminat Mektubunun İadesi
DAVA TARİHİ: 13/01/2025
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı ... ... Engineering Corporation (...) ... ... Company-Türkiye ... Şubesi arasında .../.../... tarihinde '... ... ... Üretim Tesisi Montaj İşleri Sözleşmesi'' akdedildiğini ve bu sözleşme kapsamında ... Bankası’na ait 79,930.10 -USD bedelli, ... numaralı dava konusu teminat mektubu davalı şirkete verildiğini, dava konusu teminat mektubunun verilme nedeni olan sözleşmenin 11. Maddesinde işveren tarafından Geçici Kabul Protokolünün imzalanmasından sonra teminat mektubunun yarısının iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve geçici kabulü .../.../... tarihinde yapılmasına rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini, davacının sözleşmeden kaynaklı alacaklarının ödenmemesi nedeniyle ... ... .Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı dosyasında davalı hakkında 18.747.565,84 TL bedelli takip başlattıklarını, takip dosyası açıldıktan sonra davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünde girişimde bulunulduğunu, davalı şirket ile arasında akdedilen sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ve işin geçici kabulü .../.../... tarihinde yapıldığından ... Bankası'na ait 79.930,10-USD bedelli ... numaralı dava konusu teminat mektubunun tazmin şartlarının oluşmadığının ve anılan teminat mektubu nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile bahsi geçen teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
e-imzae-imzae-imzae-imza
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya çıkartılan tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davalı Şirket ile ... arasında akdolunmuş bulunan toplam dört adet sözleşmenin tamamında İngiliz hukukunun uygulanacağına ilişkin ve ayrıca taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceğine dair tahkim klozu mevcut olduğunu, .../.../... tarihli Montaj İşleri Sözleşmesi ile taraflar arasında imzalanmış diğer sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıkların tahkimde çözümleneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin menfi tespit davası açmak suretiyle tek taraflı olarak tahkim şartından vazgeçmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bu duruma muvaffakatlarının bulunmadığını ve tahkim ilk itirazı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi takdirde ... açılan tahkim dosyasının neticesinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, teminat mektubu nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.
Özel hukuk alanına ilişkin uyuşmazlıkların bağımsız ve tarafsız hakemler eliyle ve yargısal yolla çözümüne “tahkim” denir. Tahkime ilişkin hükümler 6100 sayılı Kanun’un 407 ilâ 444 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca milletlerarası tahkim bakımından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da ve Yabancı Hakem Kararlarının İcrası Hakkında New York Sözleşmesinde düzenlemeler bulunmakla birlikte bu düzenlemeler yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfiziyle ilgilidir. Öte yandan Türkiye’nin bir tahkim merkezi olarak milletlerarası alanda yer edinebilmesini sağlamak ve milletlerarası ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan tahkimin tamamen milli nitelikteki uyuşmazlıklardan kaynaklanan tahkimden farklı hükümlere tâbi tutmak amacıyla 4686 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun; yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır (4686 sayılı Kanun m. 1/2).
Görüldüğü üzere tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği bir uyuşmazlıkta, taraflar veya hakem kurulunca 4686 sayılı Kanun’un uygulanacağı kararlaştırılmamışsa kural olarak 4686 sayılı Kanun uygulama alanı bulamayacaktır. Ancak tahkim yeri yurt dışında olsa dahi 4686 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince uyuşmazlık hâlinde Türk mahkemelerinde dava açılacak olursa karşı taraf, tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesi, 6100 sayılı Kanun’un ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tâbidir. Tahkim itirazının kabulü hâlinde, mahkeme davayı usulden reddeder. Dolayısıyla tahkim yerinin yurt dışında olması anılan maddeye dayanılarak tahkim itirazında bulunmayı engellemeyecektir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat başlıklı 12. maddesinde ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in Tüzel Kişilere Ve Ticari İşletmelere Tebligat Başlıklı 20.maddesinde tüzel kişilere tebliğin yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılacağı, uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğin geçerli sayılacağı belirtilmiştir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ile davalı ... ... Engineering Corporation (... ) ... ... Company-Türkiye ... Şubesi arasında imzalanan .../.../... tarihli ''... ... ... Üretim Tesisi Montaj İşleri Sözleşmesi'' nin uyuşmazlıkların çözümü başlıklı 18. maddesinde bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşme ile bağlantılı olan her türlü uyuşmazlıkta tahkim için Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi'ne başvurulacağı ve ihtilafların tahkimde çözümleneceği kararlaştırılmış, taraflar
e-imzae-imzae-imzae-imza
arasında sözleşmenin ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davacı vekili tarafından ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş sayılı dosyasında davacının dava konusu teminat mektubu yönünden ihtiyati tedbir kararı sonrasında .../ELU sayı numarası ile tahkime başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları 4. Maddesinde talebin Sekreterya tarafından alındığı tarihin tahkim başlangıç tarihi olarak kabulü gerekmektedir. HMK 116. Maddesi uyarınca ilk itirazlardan olan tahkim itirazının cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, dava dilekçesi ekli tebligatın davalı ... ... Engineering Corporation (... ) ... ... Company-Türkiye ... Şubesi' nin dava dilekçesinde belirtilen adresi olan ... mahallesi ... . Sokak ... :6 ... /... adresine tebliğe çıkartılmış olup, bu adres taraflar arasındaki sözleşmede yazılı davalı adresi olmamakla birlikte davalının mersis adresi olduğu, bununla birlikte çıkartılan tebligatta mersis şerhi bulunmadığı, şirketi temsile yetkili kişi ya da kişilere tebliğ yapılmadığı, adresin kapalı olması nedeniyle komşunun beyanına göre muhatabın çarşıda olduğu belirtilerek komşu isim imzasına .../.../... tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmış olmakla, davalı vekili tarafından öğrenme tarihi olarak bildirilen .../.../... tarihi tebliğ tarihi olarak kabulü ile davalının tahkim ilk itirazını içerir .../.../... tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 116/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 49.421,56TL harcın mahsubu ile bakiye 48.806,16TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davalı yargılamada vekille temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 7. Maddesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025
Başkan ...Üye ... Üye ... Katip ...
e-imza e-imzae-imzae-imza