T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/87 Esas - 2025/85
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/87 Esas
KARAR NO: 2025/85
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
K. YAZIM TARİHİ: 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin otomasyon sistemleri işi ile uğraşmakta olup davalı şirkete yapılan işlere ilişkin davalı şirket
adına muhtelif tarihlerde fatura tanzim edilmiş olduğunu, anılan faturalardan kaynaklanan borcun ödenmemesi
üzerine taraflarınca davalı şirket aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası
üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve
dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ihtiyati haciz istemlerinin kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların, araçların, banka
hesaplarının ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile menkullerinin teminatsız olarak
mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haczine,
davalı tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı yanca Kahramankazan İcra Müdürlüğü... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine dayanak
faturalardaki miktarların gerçeklerden uzak olduğunu, toplamı 58.240,48 TL olan faturalarda karşı yanın hangi
fiyatları nasıl belirlediği ve bu ücretler karşılığında hangi işin yapıldığının taraflarınca anlaşılmadığını, bu
ücretlerin aralarındaki iş akdi esnasında taraflarıyla paylaşılmadığını, ancak icra takibinin başlaması ile birlikte
müvekkili şirketin işbu fatura meblağlarından haberi olduğunu, somut uyuşmazlık konusu olayın özetle, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından arıza olduğuna dair bir
bildirim aldığını ve arızanın tespiti için çağrıldığını, ancak bu noktada hiçbir masraf veya tamir söz
konusu olmadığını, müvekkili şirket bilgilendirilmeden haber verilmeksizin faturalar kesildiğini, ortada
yapılmış hiçbir iş ve işlem bulunmamasına rağmen kesilen bu faturaları kabul etmenin mümkün olmadığını, faturalardaki yansıtılan miktarların tarafların arasındaki anlaşma ve işle ilgisi bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, BA-BS formları, 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 10/07/2024 tarihli ödeme emri ile 53.064,33 TL’si asıl alacak, 5.176,15 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.240,48 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, asıl alacağının dayanağı olarak muhtelif tarihlerde düzenlenen faturalardan
kaynaklanan bakiye alacağını gösterdiği, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı vekilinin 10/07/2025 tarihli dilekçeyle müvekkili şirketin takip alacaklısına hiçbir borcunun
bulunmadığını ifade ederek, asıl alacak, faiz ve diğer ferilere itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, bunun üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 04/09/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 58.240,48 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye üzerine davalı şirket vekilince sunulan beyan dilekçesinde "Her ne kadar mahkemece talep edilen bilgi ve belgeleri sunmak istesek dahi müvekkilinin sağlık problemleri
sebebiyle ve talep edilen belgelerin kapsamlı olması sebepleriyle bilirkişi incelemesine konu olacak ticari
defter ve belgeleri şimdilik sunamayacaklarını” ifade edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı.... Şti.’nin 10.07.2024 tarihinde
Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile davalı...... Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 10.07.2024 tarihi
itibariyle davalı şirketten 53.064,33 TL alacaklı olduğu,
bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı ya da
sözlü ihtarı bulunmadığı için, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediği, bu nedenle
icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine dosya kapsamında sunulu bulunan diğer faturaların da BA bildirim zorunluluğu bulunmayan 5.000,00 TL faturaların da aynı ticari ilişkiye konu olması sebebiyle de dava konusu tüm faturalara konu malların davalı yana teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 53.064,33 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçluyu temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığından işlemiş faiz isteminin yersiz olduğuna, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 53.064,33-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacağın (53.064,33-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.624,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 703,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.921,41 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, 3.280,05 TL sinin davalıdan, 319,95 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 703,41 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.191,82 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 77,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.077,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 4.625,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.176,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2025
Katip ..... e-imza Hakim .....e-imza