T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1057
KARAR NO: 2026/296
HAKİM :
KATİP
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAHİLİ DAVALI:
MÜTEVEFFA/DAVALI
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 07/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
K. YAZIM TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifi arasında "düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, henüz ferdileşme işlemi yapılmadığını, dolayısıyla mülkiyet aktarımı ve devrinin, davalı arsa sahiplerinden ancak ve yalnızca müvekkili kooperatife yapılması gerektiğini, ancak davalı arsa sahipleri tarafından tapuların 3.kişilere devredildiğini, .... ada... parsel... blok.. nolu dairenin müvekkili kooperatife devredilmesi gerekirken yasaya, hukuka, ana sözleşmeye ve satış vaadi sözleşmesine aykırı olarak sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişilere devredildiğini, yapılan bu devrin haksız olduğunu, kooperatifin malvarlığında olması gereken taşınmazların mülkiyetinin sözleşme dışı 3. kişilere devredilmesi nedeniyle kooperatifin borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, arsa sahiplerinin 3.kişilere mülkiyet aktarımının kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek, .... ili, .... ilçesi, .... köyünde ... ada .. parsel ... blok ... nolu dairenin müvekkili kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı kooperatif arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı yükümlülüklerini yerine getirdiğinde kademeli olarak tapu devirlerinin gerçekleştirileceği, tüm yükümlülükler yerine getirildiğinde ise tüm taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirileceğini, bu bağlamda davacı kooperatif tarafından yükümlülükler kısım kısım yerine getirildikten sonra kooperatifin talebi üzerine bir kısım taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirildiğini, yüklenici kooperatif tarafından sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerin tamamının yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından açılan davada Batı ...Asliye Hukuk mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda .... Karar sayılı ilamı ile "Davanın KABULÜ İLE; 98.750 $ cezai şart alacağının dava tarihi olan 29/06/2017 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işlemiş faizi ile birlikte fiili ödeme gününde T.C. Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verildiğini ve 01.06.2022 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen karar doğrultusunda Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas (Eski ... Esas) sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyasının halen derdest olduğunu, henüz ödeme yapılmadığını, ayrıca müvekkiline ait olması gereken 5 nolu dairenin müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülükler yerine getirilmediği ve cezai şart alacağı ödenmediği için sözleşme kapsamında teminat niteliğinde olan dairelerin devredilmediğini, ancak teminat niteliğinde olmayan dairelerin kooperatifin talebi doğrultusunda tapu devirlerinin gerçekleştirildiğini, kooperatifin talebi doğrultusunda gerçekleştirilen tapu devirleri yönünden müvekkiline yönelik açılan davanın kötü niyetli olup hukuki dayanağı bulunmadığını, ferdileşme işleminin davacı kooperatifin kendi iç işleyişi ile ilgili olduğu, iddia edildiği şekilde ana sözleşmeye uygun ferdileşme işlemi gerçekleştirilmediği kabulü ile ilerlense bile kooperatif sözleşmesinin tarafı olmayan, ferdileşme yönünden yükümlülüğü ya da sorumluluğu bulunmayan müvekkilinin tarafı olmadığı kooperatif iç işleyişinden kaynaklanan hukuki sorunlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, tapu devirlerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde davaya konu taşınmaz yönünden müvekkili ... tarafından gerçekleştirilen bir devir olmadığını, Kooperatif tarafından aksi iddia edilmekle birlikte tapu devrine ilişkin kayıtlar incelendiğinde öncelikli olarak arsa malikinden davacı kooperatife devrin gerçekleştirildiği ve sonrasında kooperatif tarafından ferdileşme açıklaması ile ilgili üyelere devirlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, tapu devrinin kooperatif tarafından belirlenen kişilere gerçekleştirildiğini, arsa maliklerinin bu devir karşılığında her hangi bir bedel almadığı, devir tarihi sonrasında ilgili kişilere kooperatif tarafından dairelerin tesliminin yapıldığı, uzun süredir taşınmazların ilgililerin kullanımında olduğu hususları dikkate alındığında davaya konu talep yönünden arsa maliklerine yönelik açılan davanın kötü niyetli olduğunu arsa maliklerinin bu dava yönünden taraf sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkillerinin dava konusu dairelerin tapularını davacı kooperatifin gösterdiği kişilere kura çekim listesine ve hakedişlerine göre verdiklerini, bir kusur varsa bunun davacıdan kaynaklandığını, davacı kooperatifin müvekkillerine düşen daireleri geç teslim ettiğini, iş bu sebepten dolayı Ankara Batı.... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas nolu dava dosyası ile açtıkları davanın kesinleştiğini, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... e. Sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ancak halen ödeme yapılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu taşınmazı 20/03/2009 tarihinde davacı kooperatiften ferdileşme ile devraldığını, 17/02/2021 tarihinde de kat mülkiyetine geçiş nedeniyle tapusunu edindiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde 3.kişi olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kooperatif üyeliğiyle birlikte devraldığını, müvekkili her ne kadar kooperatif üyesi ise de, davacının iddialarına dayanak yaptığı arsa sahipleri ile kooperatif arasındaki sözleşmelerin tarafı olmadığını, kooperatifin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup, kendi borçları ve sözleşmeden doğan yükümlülükleri nedeniyle üyelerini, açık ve kanuni bir dayanak bulunmaksızın sorumlu tutamayacağını, müvekkilinin davacı kooperatif herhangi bir borcu bulunmadığını, kooperatifçe alınan her ödemenin bu kez son olacağı şeklinde ihtar ve inançlarıyla müvekkilinin tüm ödemeleri eksiksiz olarak yaptığını ancak kooperatifin üyelerden tahsilat talebinin bitmediğini, davacı kooperatifin üyelerine vadettiği taşınmazları hem süresinde teslim etmediğini hem de yapılan teslimlerin ayıplı ve eksik yapıldığını, üyelerin hem tüm edimlerini yerine getirmiş olmalarına rağmen inşaatın tamamlanmasından sonra dahi aidat adı altında ödemeler yapmaya zorlandıklarını ve kapı, parke, dolap, musluklar, petekler vb. kooperatif tarafından yapılmayan işleri kendi imkanlarıyla yapmak zorunda kaldıklarını, genel kurul kararı bulunmaksızın kooperatif ortaklarından aidat veya ek ödeme talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, somut olayda, müvekkilinin kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, aidat veya ek ödeme yükümlülüğü doğuran herhangi bir genel kurul kararı da mevcut olmadığını, Müvekkilinin noter huzurunda yapılan kura çekimi sonrası (03/03/2009 tarihinde 2.400,00 TL+10 TL faiz) şerefiye payını da ödediğini, müvekkilinin kooperatif üyeliği ile taşınmazı devraldığını ve kooperatif tarafından imzalı “borcu yoktur” şeklinde yazılı belge düzenlendiğini, yazılı bu belge karşısında davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, somut olayda ferdileşme işleminin yapıldığının, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan Ferdileştirme kararı, tapu kayıtları, tapu müdürlüğü nezdinde düzenlenen tescil istem belgeleri ve kooperatif ana sözleşmesinin açık hükümleriyle sabit olduğunu, davacının “keyfi işlem” iddiasının hukuki bir karşılığı bulunmadığını, nitekim ferdileşme sonrasında, bağımsız bölümler üzerinden bireysel kredi kullanıldığını, bu krediler nedeniyle tapu kayıtlarına ipotek tesis edildiğini ve daha sonra bu ipoteklerin kaldırıldığının tapu sicilinden açıkça anlaşıldığını, ferdileşme yapılmaksızın bağımsız bölümler üzerinde bireysel kredi kullanılması ve ipotek tesisinin hukuken mümkün olmadığını, davacının iddiasının aksine, dava konusu taşınmazın müvekkile devrinin, noter huzurunda düzenlenen resmi kuraya, kooperatifin ferdileşme kararına ve kooperatif üyeliğine dayanılarak edinildiğini, dolayısıyla söz konusu devir işleminin konunun öngördüğü şekil şartlarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacının, kendi dava dilekçesinde yer alan beyanlarıyla açıkça çelişen tapu iptali talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER :
Davacı kooperatifin defter ve kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları, tapu kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, Davacı kooperatif ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Davacının iddialarının ispatı bakımından dosya kapsamı, kooperatif kayıtları, genel kurul tutanakları ve dava konusu taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ara karar ile de davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verilmiştir. Verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemiştir.
Davacı vekili 16/04/2026 tarihli celsede alınan beyanında, bilirkişi ücretini ikame edemeyeceklerini ifade etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." denilmektedir. Dosya kapsamında davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir.
22/01/2026 tarihli oturum 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtar yapılmış olup, 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü için konusunda uzman kişiler tarafından kooperatif kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmanın da zorunluluk içermesi karşısında, eldeki delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ispatlanamadığından REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Dair, davacı ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2026 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Full & Egal Universal Law Academy