T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/95 Esas - 2025/70
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/95 Esas
KARAR NO: 2025/70
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı),
DAVA TARİHİ: 27/09/2024
BİRLEŞEN DAVA (Ankara Batı ATM'nin ... E.-K. Sayılı Dava Dosyası)
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
K. YAZIM TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan ticari sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya servis hizmeti sağladığını ve bunun karşılığında 30/06/2024 tarihli fatura düzenlediğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin .....E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen aynı sözleşme kapsamında ödenmeyen 27/08/2024 tarihli fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattıkları Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına konu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacak iddiasını kabul etmemekle beraber görev itirazında bulunduklarını, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığından görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu; esasa ilişkin olarak ise taraflar arasındaki Personel Taşına (Servis) Sözleşmesinde davacının bizzat servis kiralama hizmetinin sağlanacağının öngörüldüğünü, davacının sunulan faturasında “Taşımacılık işi tarafımızca yapılmayıp aracı olarak yapıldığı için” açıklamasının yer aldığını, davacı tarafından bizzat yapılacağı taahhüt edilen işin davacı tarafından yapılmaması neticesinde ilgili borca itiraz edildiğini, temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden gecikme faizi talep edilemeyeceğini, icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi ile, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada da aynı savunmalarını tekrar etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .....ve ..... esas sayılı dosyaları, taraflar arasında imzalanan 07/06/2024 tarihli sözleşme, faturalar, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Asıl ve Birleşen Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden kaynaklı faturalar nedeniyle başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 28/08/2024 tarihli ödeme emri ile 54.000,00 TL asıl alacak ve 1.668,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.668,82 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 02/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 28/08/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 27/09/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 31/10/2024 tarihli ödeme emri ile 74.880,00 TL asıl alacak ve 1.048,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.928,32 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 28/11/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 26/03/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından mali müşavir bilirkişiden alınan 27/02/2025 tarihli raporda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin.... E. sayılı dosyası kapsamında, 28.08.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 54.000,00 TL asıl alacak ve 1.568,82 TL işlemiş faiz toplamından oluşan 55.668,82 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki taraflara ait 2024 yılı BA-BS formlarırım birbiri ile uyuştuğu, dava konusu alacağın dayanağı faturanın taraflarca beyan edildiği, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 128.880,00 TL alacaklı olduğu, davalının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye 128.880,00 TL borçlu olduğu, nihai olarak davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 128.880,00 TL alacaklı olduğu, ancak icra takibindeki talebinin 54.000,00 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Her ne kadar şu bu rapora itiraz edilmiş ise de, raporda, birleşen davaya konu alacağa dayanak yapılan fatura yönünden de değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, itirazın reddi ile ek rapor alınmasına yer olmadığına karar verilerek rapor hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile davalı yan defter kayıtlarının örtüştüğü görülmüştür. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin ticari defterine bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde asıl ve birleşen dava konusu faturaları kendi kayıtlarına almıştır. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının asıl ve birleşen davaya konu 2 adet fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 128.880,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazlarının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, her iki davada da davalıyı temerrüte düşürücü bir bbelge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin..... ve ..... esas sayılı takip dosyalarına davalı borçlu tarafından yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takiplere haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 54.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-54.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı davanın KISMEN KABULÜNE; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 74.880,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-74.880,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Asıl Dava Yönünden ;
a-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.688,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 691,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.997,59 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, 3.492,08 TL sinin davalıdan, 107,92 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 691,15 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.179,55 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 127,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.627,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.458,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 1.668,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Birleşen Dava Yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.115,05 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.296,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.818,38 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, 3.550,30 TL sinin davalıdan, 49,70 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.296,67 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.785,07 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 31,00 TL yargılama giderinin takdiren tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 1.048,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2025
Katip ....... e-imza Hakim ..... e-imza