T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/255 Esas - 2024/811
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2021/255 Esas
KARAR NO: 2024/811
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALILAR : 2-
3-
4-
5-
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/03/2021
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile ... Şirketi ve yetkilisi olan ... arasında kooperatif şantiyesinin kereste ve iç kapı teslimi içerikli sözleşme yapıldığını, bu iş karşılığında bir kısım bonoların - verildiğini, ancak edimler yerine getirillmemesine karşın kooperatif bonolarının cirolanarak kullanıldığını, bu arada ...' in kooperatife vermeyi taahhüt ettiği kereste karşılığı ortak yapıldığını, ortaklıktan ayrılmak istemesi üzerine çıkma payı karşılığında düzenlenen bonoların kardeşi ...'e verildiğini, bir kısım alacaklarına karşılık verilen bonolarda kooperatifin cirosu bulunduğunu, kooperatifin cirosu bulunan ve kullanmak üzere ... Şirketi ve yetkilisi olan ...'e verilen bonoların bu kişiler tarafından kullanılarak bankaya verildiğini, banka ödemesi yapılamayınca, senetlerin ... Şirketi ve yetkilisi olan ... tarafından alınarak sanki ödemeyi kendisi yapmış gibi rücuen kooperatife karşı Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden işleme konulduğunu, bu arada bu dosyanın üvey oğlu ...na temlik edildiğini, yine aynı alacak kalemleri için kooperatif tarafından verilen bonoların ...'nun dayısı ...'ya ciro edildiğini ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..., ... E. sayılı dosyalar üzerinden icraya konularak dosya üzerinden ...'e temlik edildiğini, yine icraya konu edilen Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyada işlemlerin yürüdüğünü, ancak bu dosyadan da yukarıda sözü edilen alacağın aynı olduğunu ve ödemelerin yapıldığını, bu dosyadan dolayı kooperatifin bir borcu bulunmadığını, davanın kereste ve iç kapı teslimleri ile ortaklık çıkışı sonrası verilen bonoların işleme konulması olduğunu, kooperatifin hiçbir genel kurulunda borçlanma ya da bankalardan kredi kullanımı yetkisi verilmediğini, verilen bonoların dayanağı sözleşmeler bulunduğunu, davalıların kötü niyetli olarak aynı alacak kalemleri için birden fazla bono alarak tahsilat yapmak istediklerini, gerçek alacaklının ... Şirketi ve yetkilisi olan ... olduğunu ve tahsilatta yakın akrabalarını kullandığını, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı, daha sonra ... E. sayılı dosyası konusunun; 10/03/009 vadeli 45.960,00 TL.,
30/08/2009, 30/09/2009, 30/10/2009 ve 30/11/2009 vadeli 10.000,00 TL., 30/12/2009 vadeli 14.000,00 TL.,26/04/2010 vadeli 10.000,00 TL.,26/05/2010 vadeli 15.000,00 TL.,26/05/2020 vadeli 15.000,00 TL.,26/06/2010 vadeli 15.000,00 TL.,26/06/2010 vadeli 15.000,00 TL.,bedelli (11 adet) 196.166,52 TL. tutarındaki senet olduğunu, davaya dayanak bonoların vade tarihi ile takip tarihi arasında üç yıldan fazla süre geçtiği için zamanaşımına uğradığını, ayrıca kambiyo senetlerinin vadeden başlayarak 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu dosya için anılan süreler geçtiğinden kambiyo niteliğinin kalkmasına rağmen alacaklı/davalının yenileme talebinin icra müdürlüğü tarafından kabul edildiğini, icra dosyasındaki alacaklı tarafından yapılan işlemin 2017 yılı öncesi olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hukuki ve cezai hakları saklı kalmak koşuluyla Müvekkili kooperatifin Ankara. ... İcra Müdürlüğünün ... E., Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... E. ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespitini, Kooperatiften fazla yapılan tahsilatın istirdadını, teslim edilmeyen malzemelerin aynen teslimini, olmaması durumunda bedelinin iadesini, davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22/09/2021 havale günlü dilekçesinde özetle; dava dışı ...'e 20/06/2009 günlü ... numaralı yönetim kurulu kararı ile 2 adet anahtar teslimi kooperatif ortaklığı verildiğini, bedelinin 177600,00 TL. olduğunu, söz konusu tutarın kereste ve 400 adet panel kapı ile kasası teslimi olduğunu, bir miktar kereste geldiğini ancak, kapı ve kasalarının teslim edilmediğini, adı geçenin 12/04/2010 tarihinde istifa ettiğini ve çıkma bedelinin 12/04/2010 günlü 141 numaralı tediye fişi ile çeşitli tarihlere ait senet vermek suretiyle ödendiğini, söz konusu senetlerin bir kısmının üçüncü kişilere ciro edildiğini, ayrıca 09/07/2009 günlü ... numaralı avans makbuzu ile 400 adet panel kapı ile kasası karşılığında 66.000,00 TL. nakit verildiğini, 17/06/2009 günlü ... numaralı avans makbuzu ile de kereste karşılığı 52.400,00 TL. ödendiğini, bu arada bu dosya üvey oğlu ...'na temlik edildiğini, yine aynı alacak kalemleri için kooperatif tarafından verilen bonoların ...'nun dayısı ...'ya ciro edildiğini, kooperatifin davalılara borcu olmadığı gibi alacağı bulunduğunu, ...'in herhangi bir aidat ödemesi bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kosuluyla şimdilik 1.000,00 TL. borçlu olmadığının tespitini, müvekkili kooperatiften fazla olarak tahsil edilen 195.800,00 TL.'nın istirdadını, teslim edilmeyen malzemelerin aynen teslimini, mümkün olmaması halinde bedeli karşılığında şimdilik 3.000,00 TL.'nın tahsilini, bonoların iadesini, kötü niyetli olan davalılar hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Bir kısım Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazlarını sunduktan sonra, Ankara ... İcrâ Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası için davalı kooperatifin o dosyanın vekili ...'a ödemede bulunduğu, ancak adı geçenin tahsil ettiği parayı ...'na ödemediği için Ankara ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının 20/01/2021 günlü duruşmasında. borçlu taraftan para almadığını, dosya alacaklarından dolayı temlik edilmesi nedeniyle satışın düşmesi için söz konusu dilekçeyi e-imzalı olarak icra dosyasına gönderdiğini söylediği, buradan da davacı Kooperatifin değişik ilişkiler içinde ... E. sayılı dosyasında davacı kooperatife karşı takip alacaklısı ve vekili olduğu dönemde, kooperatif başkanı ...'ın da vekili olduğunu, Ankarâ Batı İcrâ Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına bir kısım ortaklar tarafından sunulan fotokopi ödeme belgelerinin asıllarının kendilerinde bulunmadığını, davalı şirketin söz konusu takip dosyasında bir dönem vekilliğini yürüten ...'ın kooperatiften bir kısım tahsilatlar yapmış ise de müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, 17102/2021 tarihinde bir kısım kooperatif ortaklarınca sunulan belgelerdeki tahsilatlar doğru ise davacı kooperatifin ...'a başvurarak belgeli ödemeler hususunda avukatın icra dosyasına beyan vermesini temin etmesi gerektiğini, aksi halde avukat hakkında zimmet suçu yönünden suç duyurusunda bulunması icap ettiğini, davacının iflas talebi ile açılan davaya taraflarınca müdahalede bulunulup takip alacağının takip zamanaşımına uğradığı; bu hususta yasal girişimde bulunulursa kooperatifin ödeme yapmak zorunda kalmayacağı belirtilmesine rağmen kooperatifin zamanaşımına uğramış bir borcu ödediği ve iflas dosyasından bu sebeple vazgeçildiğini, kooperatif başkanı ...'ın Ankara Batı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E., ... E. ve ... E. sayılı dosyalarından dolayı cezalandırıldığını, ceza davalarındaki bilirkişi raporları, bilgi ve belgelerden yararlanılabileceğini, fazla ödeme yapılmış olsa bile takip, başlamadan önce yapılan ödemelerin 31/03/2021 tarihinde açılan işbu istirdat davası ile taraflarından istenemeyeceğini, istirdat davalarının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, dava dilekçesi ekinde fotokopisi sunulan 09/07/2009, 17/06/2009 ve 01/07/2009 tarihli 66.000,00 TL., 59.200,00 TL. ve 52.400,00 TL.'lık adi yazılı belgelere yönelik istirdat talebi için de bir yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle sona erdiğini, bu belgeleri kabul etmediklerinden asıllarının sunulması gerektiğini, kaldı ki, söz konusu belgeler karşılığında davalı şirkete ödemeler yapılmış olsaydı davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibe itirazda bulunması gerektiğini, eğer ödemeler karşılığında mal teslim edilmemiş olsa idi o takdirde davalı şirkete daha sonraki tarihleri içeren bonolar verdiğinin nedeninin izaha muhtaç olduğunu, söz konusu adi ödeme belgeleri ile aynı ödemeler için ileri vadeli olarak verilen bonoların bir protokole bağlanmadığını, hiçbir basiretli tacirin aynı alacak için mükerrer bono düzenlemeyeceğini, kooperatif yönetiminin borçlanma yetkisi olmamasının üçüncü kişileri bağlamayacağını, davacının yaptığı fazla ödemeyi ispatlaması gerektiğini, takipten sonra açılan menfi tespit davalarının takibi durduramayacağını, ...'in davacı ile doğrudan ilişkiye girmemesi sebebiyle icra takip dosyasını temlik aldığı için ticari defter ve kayıtlarının istenilemeyeceğini, Şirket defter ve kayıtlarının Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyasına konu dava nedeniyle Ankara Batı C. Başsavcılığının ... numaralı emanetinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davada hangi meblağ üzerinden istirdat talebinde bulunulduğu ile hangi sebeple ve ne miktar üzerinde hangi davalıdan alacak isteminde bulunulduğunun belli olmadığını, davacının müvekkilinden iddia ettiği gibi bir alacağı bulunmadığını, varsa bile zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin alacaklısı olduğu ... E. sayılı dosya bakımından herhangi bir zamanaşımı iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafında fazla ödeme yapmasının söz konusu olmadığını, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün söz konusu ilamsız takip dosyasında kimlere ne miktarda ödeme yapıldığının ispatlanması gerektiğini, anılan dosyaya ...'ın 08/09/2017 tarihinde “Dosya alacağımızı haricen tahsil ettik, tahsil harcının borçludan alınarak dosyanın infazen işlemden kaldırılmasını talep ederim.” şeklinde beyanda bulunduğunu, ancak avukatın tahsil ettiği parayı müvekkiline ödemediğini, ceza yargılamasının Ankara ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden sürdüğünü, davanın 20/01/2021 günlü duruşmasında borçlu taraftan para almadığını, dosya alacaklarından dolayı temlik edilmesi nedeniyle satışın düşmesi için söz konusu dilekçeyi e-imzalı olarak icra dosyasına gönderdiğini söylediğini, bu konu ile ilgili olarak Ankara Batı ... Tüketici Mahkemesi nezdinde (... E.) alacak davası açıldığını, ... tarafından bu dava dosyasına sunulan yazıda herhangi bir tahsilat yapmadan dosyanın tasfiye edildiğinin açıklandığını, icra dosyasına takip başlatılmadan önce ödeme yapılmış olsa bile takip başlamadan önce yapılan ödemelerin işbu istirdat davası ile istenilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..., ... ve ... esas sayılı dosyaları, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Ankara Batı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, tanık anlatımları, davalı ... ve dava dışı ...'e ait imza örnekleri, ... ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 19/01/2023 tarihli ve 04/10/2023 tarihli raporlar, 08/08/2022 ve 19/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit, istirdat ve aynen teslim talebine ilişkindir.
Dosyaya kazandırılan ... ATK Fizik İhtisas Dairesinin 19/01/2023 tarihli raporunda özetle; "... İnceleme konusu belgenin bir yüzünde mavi mürekkepli kalem ile elle yazılmış "Sincan ... " ibaresi ile başlayan yazıların ve ... adına atılmış ıslak imzanın bulunduğu, İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...in eli ürünü olduğu, söz konusu belgenin ... adına atılı ıslak imzadan faydalanılarak oluşturulduğunu gösterir bulgu saptanamadığı, inceleme konusu belgenin diğer yüzünde yer alan yazı ve atılı imzanın fotokopi olarak oluşturulmuş olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dosyaya sunulan 12/04/2010 tarihli ... sayılı tediye fişindeki imzanın, dava dışı ...'e ait olup olmadığının tespiti amacıyla ... ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 04/10/2023 tarihli raporda özetle;"...Dosya kapsamından inceleme konusu tediye fişinin karbon nüshasının çıktığı, fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu karbon nüsha tediye fişinin aslının temini, ...'in inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (2010 yılı) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 08/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu dosyaya kazandırılmış ve hükme esas alınmıştır.
Dava dilekçesinde, kooperatifin gereksinim duyduğu kapı ve muhtelif kerestelerin temin konusunda, ... Şirketi ile anlaşıldığı ve bir kısım bonoların verildiği, ancak; davalı şirketin sözleşme edimini yerine getirmemesine rağmen bu bonoları cirolayarak kullandığı, kooperatifçe çeşitli şekillerde takip alacaklılarına avukat aracılığıyla ödeme yaptığı ileri sürülmekle birlikte, taraflar arasındaki ilişki konusu sözleşmenin ve sözleşme kapsamındaki işin niteliğinin ve bedeli ile ödeme şeklinin bilinmemesi ve buna ilişkin belgelerin de taraflarca dosyaya sunulmaması nedeniyle yapılan imalat ve kereste bedelinin saptanmasının, dolayısıyla senetlerin iş karşılığı ya da ...'in istifası karşılığı olup olmadığının saptanmasının mümkün olamadığı, ayrıca kooperatifçe şirkete yapılan ödemeler karşılığında düzenlenmiş hakkedişlere ve kesilmiş tüm faturalara da ulaşılamadığından, taraflar arasındaki borç/alacak tutarının belirlenmesinin de mümkün olamadığı, böyle bir belirleme yapılamadığından, bilirkişi tarafından mahallinde yapılan tespitlerin ödemelere karşılık olup olmadığının saptanmasını imkânsız kıldığı, yapılan incelemelerde; mevcut belgelere göre, Sincan ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına ödenen 195.800,00 TL. ayrık tutulduğunda, 2009 yılı avans hesabı kaydına göre ... Şti.'ne 178.782,59 TL.'lık avans ödemesi yapıldığı ve karşılığında şirket tarafından yapılan iş tutarı kaydı 120.564,38 TL. olarak göründüğünden, şirketin üzerinde kalan avans tutarının 58.218,21 TL. olduğu, diğer yandan, yapılan ödemeler karşılığında Şirket tarafından, 179.509,26 TL. tutarında fatura kesildiği, kesilen fatura tutarı ile verilen avans tutarı arasında 726,67 TL. fark bulunduğu, dolayısıyla bu tutar kadar eksik ödeme yapıldığının söylenebileceği, ayrıca şirket tarafından 2009 itibariyle 179.509,26 TL. tutarında fatura kesildiğine göre, kapatılan avans tutarının 120.564,38 TL. olarak kaydedilmesinin ve şirket cari hesabı kaydı olmamasının nedeninin anlaşılamadığı bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir.
Kooperatif tarafından; 2 anahtar teslimi 2 ortaklık karşılığı olarak, 17/06/2009 tarihinde 59.200,00 TL. (kereste için), 2 anahtar teslimi 2 ortaklık karşılığı olarak, 09/07/2009 tarihinde 66.000,00 TL. (400 adet kapı + kasası için), 2 anahtar teslimi 2 ortaklık karşılığı olarak, 01/07/2009 tarihinde 52.400,00 TL. (kereste için) toplam 177.600,00 TL. ödemelerde bulunulması karşılığında ...'in kooperatif ortaklığına alındığı ve istifası neticesinde düzenlenmiş 177.600,00 TL. 12/04/2010 tarih ve ... nolu tediye fişi ile 17.600,00 TL.'sı nakit 160.000,00 TL.lık kısmı senet olmak üzere iade edildiği, giriş ve çıkış kaydı ile ortaklık hesabının kapatıldığı, kooperatifte ...'e ait bir istifa dilekçesine ulaşılamadığından ve dosyaya kazandırılan ATK. Raporu üzerinden de belgenin sahteliği saptanamadığından, ...'in ortaklıktan çıkıp çıkmadığının değerlendirilemediği, eğer ... ortaklıktan istifa etmemişse, kendisine senet ve nakit olarak ödeme yapılmış olmasının açıklamasının olamayacağı, değinilen mevcut kayıtlar dışında dava dilekçesinde icraya konu edilen senetlerin karşılığının olup olmadığı, kooperatifin mevcut kayıtları ve dosyaya kazandırılan belgeler üzerinden ödenip ödenmediğinin saptanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu senetlerin kooperatif kayıtlarıyla ilişkilendirilememesi sebebiyle kıymetli evrak hukukunun genel hükümleri kapsamında değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Bilindiği gibi kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır ( 6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.
Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 688. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler.
Bu bilgiler ve açıklamalar ışığında ;
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası (Sincan ... İcra Müdürlüğünün ... esas) kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında bulunan davalı ... imzalı Sincan ... İcra Müdürlüğüne hitaben yazılmış ... için Av....'dan 111.800 TL'lik araç ve 84.000 TL nakit aldığına ve satışın düşürülmesine muvafakat ettiğine dair belge bulunmaktadır. Bu belgeye davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine Ankara Batı CBS tarafından alınan ve dosyaya kazandırılan ... ATK Fizik İhtisas Dairesinin 19/01/2023 tarihli raporda belgedeki imzanın ...'in eli ve imzası ürünü olduğu belirtilmiştir. Hal böyle iken alınan ATK raporuyla davalı ...'in kendi imzasıyla sabit olduğu üzere icra takibine konu borcu tahsil ettiği, davacının iş bu icra takibine konu senetler nedeniyle takip alacaklısı davalı ...Tic.Ltd.Şti ve yetkilisi davalı ...'e borcun itfaya uğraması sebebiyle harcı tamamlanan takip çıkış miktarı kadar borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan değerlendirmede; ...'ın yargılandığı Ankara ... ACM tarafından verilen ... esas ... karar sayılı ilam dosyamıza kazandırılmış, söz konusu kararda sanığın dosyamıza konu icra dosyasında 90.664,63 TL haricen tahsilat yaptığı, satışın düşürülmesini sağladığı ve müvekkiline vermediği hususu gerekçeli kararda belirtilmiş, dolayısıyla tahsilatın yapıldığı ceza mahkemesi kararıyla sabit hale gelmiştir. Bilindiği gibi hukuk hakimi ceza mahkemesi kararıyla kesinleşen maddi olgularla bağlıdır. Hal böyle iken alınan ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu üzere davalının icra takibine konu borcu tahsil ettiği, davacının iş bu icra takibine konu senetler nedeniyle takip ve temlik alacaklısı davalı ...'na, davalı ...Tic.Ltd.Şti ve yetkilisi davalı ...'e borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı icra dosyaları yönünden yapılan değerlendirmede ise; Somut olayda icra takiplerine konu bonoların soyut borç ikrarını içerdiği, süresinde icra dairesi vasıtasıyla tahsilata konulduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle iş bu icra takiplerine konu bonoların soyut borç ikrarını içermediği, bedelsiz kaldıkları, herhangi bir protokole bağlı oldukları, teminat olarak verildiği veya itfaya uğradığı davacı tarafça ispat edilemediği gibi bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere kooperatif kayıtlarında veya dosya kapsamında ne amaçla verildiği de (üyelikten çıkma, kereste ticareti vs.) saptanamamıştır. Hal böyle iken yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereğince davacının takip alacaklısı davalı ... ve temlik alan davalı ...'e karşı yöneltilen Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı icra dosyalarına yönelik menfi tespit istemlerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının fazla ödenen bedelin ve fazla tahsilatın istirdatı ve malzemelerin iadesine yönelik talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; ödeme yapılan ve menfi tespit talebi kabul edilen icra takipleri yönünden borcun itfaya uğraması nedeniyle menfi tespit kararı verildiğinden, bir başka deyişle senetlerin hükümsüz olduğu dosya kapsamında ispatlanamadığından kıymetli evrakın illetten mücerret olduğu da gözetilerek yapılan fazla bir ödemenin bulunmadığı, malzeme teslimine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı ve bu senetler için yapılan ödemelerin haksız olduğu dosya kapsamında ispatlanamadığından istirdat ve iade talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen ... nolu celsenin ... nolu ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığından infaz edilmediğinden İİK 72/4.maddesi kapsamında tazminata ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Tüm bu açıklamalar toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1)10/03/2009 vade tarihli 45.690,00 TL bedelli bono, 30/08/2009 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono,
30/09/2009 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono,30/10/2009 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono,
30/11/2009 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono,30/12/2009 vade tarihli 14.000,00 TL bedelli bono,
26/04/2010 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono,26/05/2010 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bono,
26/05/2010 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bono,26/06/2010 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bono,
26/06/2010 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip çıkış miktarı olan 196.166,52 TL kadar takip alacaklısı davalı ... Tic.Ltd.Şti ve yetkilisi davalı ...'e borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine,
2)26/08/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli bono, 26/09/2010 tarihli 15.000,00 Tl bedelli bono, 26/08/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli bono, 26/09/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli bono, 13/05/2015 tarihli 2.828,19 TL bedelli bono nedeniyle davacının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip çıkış miktarı olan 90.664,63 TL kadar takip ve temlik alacaklısı davalı ...'na, davalı ... Tic.Ltd.Şti ve yetkilisi davalı ...'e borçlu olmadığının ayrı ayrı tespitine,
3)Takip alacaklısı davalı ... ve temlik alan davalı ...'e karşı yöneltilen Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı icra dosyalarına yönelik menfi tespit istemlerinin ayrı ayrı reddine,
4-Davacının fazla ödenen bedelin ve fazla tahsilatın istirdatı ve iadesine yönelik taleplerinin reddine,
5-Tarafların karşılıklı kötüniyet ve icra inkar tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine,
6-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 19.593,43 TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 5.406,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.186,62 TL'nin, (davalı ...'nun sorumluluğu 4.484,25 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... Tic.Ltd.Şti ve ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.162,71 TL'nin, 645,23 TL sinin (davalı ...'nun sorumluluğu 203,95 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... Tic.Ltd.Şti ve ...'ten, 517,48 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 3.412,00 TL peşin harç, 256,17 TL peşin harç, 1.738,64 TL tamamlama harcı, 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.466,11 TL harcın (davalı ...'nun sorumluluğu 1.727,78 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... Tic.Ltd.Şti ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.804,45 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.804,45 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 2.111,25 TL'sinin (davalı ...'nun sorumluluğu 667,35 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ...Tic.Ltd.Şti ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.024,67 TL vekalet ücretinin (davalı ...'nun sorumluluğu 14.231,87 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalılar ..., ...Tic.Ltd.Şti ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 36.505,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, tüm taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2024
Katip Hakim
e-imzae-imza