T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/43 Esas - 2024/49
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2021/43 Esas
KARAR NO: 2024/49
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/12/2020
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
K.YAZIM TARİHİ: 14/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkilinin “...” markası altında kozmetik ürün, temizlik malzemesi ve dezenfektan üretimi gerçekleştiren ulusal düzeyde yüksek ticari itibara sahip bir ticari işletme olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten 10.03.2020 tarih ve ...-... numaralı irsaliye ile ... Teknik isimli mamülü satın aldığını, bu satın alma işleminin 23.03.2020 tarih ve ... numaralı fatura ile faturalandırıldığını, satın alınan bu mamülün 1560 kg'lık kısmının üretimde kullanıldığını, müvekkilinin bu üretimi bozuk çıktığında hammaddenin bozuk olduğu fark edilerek ... Üniversitesi İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinden 18.03.2020 tarihli tespit raporu ile kullanılan hammaddenin %99 oranında etanol içermesi gerekirken %13,37 oranında etanol çıktığını, davalı ile yapılan şifai görüşmelerden sonuç alınamadığını, bu nedenle Sivas ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporunda davalıdan satın alınan ... isimli malzemenin bozuk olduğu ve bu bozuk malzemenin mamulün üretimde kullanılması neticesinde kendi ürettikleri ürünlerin de bozuk çıktığının tespit edildiğini, satın alınan ... malzemesinin 1000 LT hacmindeki iki ayrı tank ile gönderildiğini, tanklardan birinde sorun bulunmamakta iken diğerinde sorun olduğunu, her iki tankın üretim sırasında birleşmesi neticesinde bozuk olmayan malzemelerin de zayi olduğunu, ayrıca üretim sırasında müvekkilinin kendi stoklarından başkaca malzemeler de kullandığını, kullanılan bu malzemelerin de zayi olduğunu ve bu malzemelerden kaynaklı KDV dahil 3.478,70TL ayrıca zarar oluştuğunu beyan ederek, ayıplı çıkan 2000 LT saf alkol maddesi için ödenen 34,491,64TL'nin 23.03.2020 fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine ve üretim sırasında imalata katılan diğer malzemelerin bedeli 3.478,70TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacının müvekkilinin göndermiş olduğu ... isimli hammaddenin 1000 LT'nin bozuk olduğunu, bu bozuk malzemenin üretimde kullanıldığını, üretimden önce hem bozuk olanın hem de bozuk olmayan malzemenin birbirine karıştırıldığını, dolayısıyla ... malzemesinin zayi olduğunu, üretimde ... malzemesinin kullanıldığını, bu malzemeye katılan başka malzemelerden dolayı 3.478,70TL değerinde malların ayrıca zayi olduğunu iddia ettiklerini, bu iddiaları kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde çelişkiler olduğunu, dilekçede tanklardan birindeki malzemenin sorunsuz olduğunun kabul edildiğini, diğer tanktaki ürünün bozuk olduğunun nasıl tespit edildiğinin ortaya konulmadığını, biri bozuk diğeri değil diyebilmek için her iki tankın da incelenmiş olması gerektiğini, şayet inceleme yapılmışsa neden bozuk olan malzemenin diğerine karıştırılarak tamamının bozulmasına neden olunarak kusurlu hareket edildiğini, her iki tanktan 1560 LT'nin kullanıldığının kabul edildiğini, kullanılmayan 460 LT ürünün delil tespiti sırasında incelettirilmediğini, müvekkilinin üretim aşamalarında her türlü testi ve gereken özeni göstererek standartlara uygun üretim yaptığını, davacıya gönderilen ürünlerde bir bozukluk olmasının söz konusu olamayacağını, malzeme gönderilmeden davacı müşteriye gereken ön bilgilerin verildiğini, davacının onayı üzerine malzemelerin gönderildiğini, malzemelerin bozuk olduğu iddiasından sonra kendi nezdinde kalan numunelerin denetlendiğini ve herhangi bir bozukluğa rastlanmadığını, davacının iddialarına karşılık bozuk olduğu iddia edilen malzemelerden numune istendiğini, davacının numune göndermekten kaçındığını, davacının ... maddesinin içeriğini bilerek kabul ettiğini, müvekkili nezdinde bulunan numunelerden yapılan analiz sonuçlarının 03.04.2020 tarihinde davacıya bildirildiğini, davacı şirketin de kimyevi maddeler ile uğraştığını ve bu alanda uzman olan kişileri çalıştırdığını, dolayısıyla ... içeriğinde yer alan maddelerin kendi ham maddelerine etkisini bilmeme gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, bir an için ... maddesinin bozuk olduğu varsayılsa dahi bu durumun iki gün içinde satıcıya bildirilmesinin gerektiğini, faturaya herhangi bir itirazın söz konusu olmadığını, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, analiz raporları sonucunda ürün spektleri uygun olmasına rağmen, müvekkilinin ticari ilişkileri bozmamak adına davacıya ... ürününün iadesini kabul edeceklerini beyan ettiğini, ancak davacının malzemenin yarısını kullandıklarını beyan ettiğini, sonrasında da kullanılmayan kısmı etde malzeme kalmadığı gerekçesi ile iade etmediklerini, konu ile ilgili Sivas ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporda yer alan delil tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişiye tespite konu maddenin kendilerinin yokluğunda teslim edildiğini, teslim edilen maddenin müvekkilinden alınan madde olup olmadığının belli olmadığını, üstelik bilirkişinin müvekkile ait numune üzerinden inceleme yapmadığını, davacıya ait ürün üzerinden inceleme yaptığını, tespiti yapılan ürün içinde müvekkile ait ham maddenin kullanıldığına ilişkin kesin bir ibare olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için davacının kullandığı hammaddenin bozuk olduğu varsayılsa dahi müvekkili sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, söz konusu ürün nakliyesinin davacının sağladığı araçlarla yapıldığını, nakil sırasında meydana gelebilecek zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yine kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil tarafından gönderilen malzemenin bir an için bozuk olduğu varsayılsa dahi, davacı basiretli bir iş adamı gibi davranmayarak gönderilen malzemeyi test etmek yerine doğrudan kullandığını, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmanın meydana getirdiği zarar nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin iyi niyetli olarak başvuru yapılmamasına rağmen davacının gönderdiği numuneyi test ettiğini, bu test sonucunda üründe herhangi bir bozulmanın söz konusu olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen ürünleri iade alabileceklerini bildirmelerine rağmen bu teklifin yanıtlanmadığını ve kullanıtmayan ürünlerin iadesinin yapılmadığını beyan ederek, her türlü dava ve talep hakları saklı olmak kaydıyla iş bu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sivas ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporu, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 16/06/2022 tarihli bilirkişi raporu, dava konusu numune (taraflarca sunulan dezenfektan örnekleri) üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
09/02/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında davacının defterleri yer almadığından incelenemediği, davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre ise, dava konusu malzemenin ayıplı mal olup olmadığına ilişkin muhasebeye yansıyan herhangi bir işlemin olmadığı belirtilmiştir.
08/06/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı iş yerinde yapılan incelemede uyuşmazlığın gerçekleşmiş olduğu 2020 yılı ticari defterlerin mahkemenize sunulduğu, davacıya tekrar henüz iade edilmediği tespit edilmiştir. Ancak İşyeri ticari defter kayıtlarının bilgisayar ortamında tutulması nedeni ile bilgisayar kayıtları ve işyerindeki mevcut belgelerin ( fatura, ödeme dekontları, muavin kayıtlar vb. ) incelenmesi ile yapılabildiği, yapılan incelemede 2020 defterlerinin 24/12/2019 tarihinde Sivas ... Noterliğinde Yevmiye defterinin ... yevmiye numarası, defter-i kebir defterinin ... yevmiye numarası, ve envanter defterinin ... yevmiye numarası ile tasdik edildiği noter makbuzlarından tespit edildiği, muavin defter incelemesinde dava konusu faturanın 23.03.2020 tarihinde kayıtlara intikal ettirildiği tespit edildiği, davalının 28.02.2020 tarihli ... tarihli ve 17.474,62TL bir faturasının olduğu davacının 11.03.2020 tarihinde 81.253,62TL İşbankası aracılığı ile ödeme gerçekleştirdiği, daha sonra davalının 13.03.2020 ve 17.03.2020 tarihlerinde sırası ile 31.277,56TL ve 17464,62TL davacıya iade ettiği tespit edildiği, 23.03.2020 tarihli ... nolu 34.491,64TL dava konusu faturanın kayıtlara alındığı 09.04.2020 tarihinde 17.474,62TL ... bankasından ödeme yapıldığına dair bir kayıt olduğu kayıt açıklamasında 30.06.2020 / ... ... Bankası açıklamasının olduğu tespit edildiği, muavin defterde başkaca kayıt olmadığı sonuç olarak 1.980,20TL ... Şirketinin alacaklığı olduğu tespit edildiği, dava konusu fatura içeriği ile ilgili olarak iade edilen miktarla ilgili herhangi bir kayıt tespit edilemediği belirtilmiştir.
Dava konusu olan numune üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13/10/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafin satışını ve teslimini davacıya yaptığı ürünle ilgili olarak mahkemece analizi yapılması uygun görülen laboratuvarda ki analiz neticelerine göre gelen üç kap numunenin de ayıplı olduğu, bunun analiz yapılmadan açıkça belirlenemeyeceği için gizli ayıplı olduğu, bununla birlikte davacı tarafın gizli ayıplı ürünlere yönelik kanuni tebliğ süresine uygun şekilde ayıplı 1000 ton ürünü davalı tarafa bildirdiğine, tebliğ ettiğine dair bir belge olmadığına dayanarak, gizli ayıplı seçimlik hakkını kullanmadığı kanaatinde olduğunu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari satım nedeniyle ayıplı çıkan 2000 LT saf alkol maddesi için ödenen bedelin iadesi ile ayıplı ürün sebebiyle zarar gören davacı malzemelerinin bedeli istemine ilişkindir.
Davacı yan davalıdan satın aldığı ... Teknik isimli mamulün 1560 kilogramlık kısmının üretimde kullanıldığını, üretilen mamulün bozuk çıktığını, yaptırılan inceleme sonucunda kullanılan hammaddenin %99 oranında etanol içermesi gerekirken %13,37 oranında etanol içerdiğini, satışı yapılan mamulün ayıplı olduğunu iddia ederek ödenen bedelin iadesini ve zarar gören malzemelerinin bedelini talep etmiş, davalı yan ise gönderilen iki tanktan birinin sorunlu mamul birinin ise sorunsuz mamul içerdiği tespitinin somut bir delile dayandırılmadığını, bozuk olan ürün ile bozuk olmayan ürününün karıştırılmasında davacının kusurlu olduğunu, satın alınan ürünün kullanılmadan önce test edilmesi gerekirken edilmediğini, davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tespit dosyası ve bu dosyada düzenlenen rapor dosyaya kazandırılmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış ve davacı tarafça sunulan numune üzerinde bilirkişi tarafından teknik inceleme yapılmış, bu inceleme neticesinde düzenlenen rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Uyuşmazlık konusu, davalı tarafça davacıya satışı gerçekleştirilen ... Teknik isimli mamulün ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının oluşan zararından davalının sorumlu olup olmadığı hususlarındadır.
6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. Maddesinde konuya ilişkin yasal düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir.
TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; malın ayıplı olduğu tespit sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmesi ve aynı süre içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, TBK'nın 223/2 maddesi uyarınca; gözden geçirme ve bildirimde bulunma ihmal edilirse satılanın kabul edilmiş sayılacağı, gizli ayıp halinde ise durumun derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği bilinmektedir.
Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, alınan teknik bilirkişi raporunda mamulün gizli ayıplı olduğu belirlenmiş olduğundan davalı yanın süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı savunması üzerinde durularak öncelikli olarak bu savunması değerlendirilmiştir. Uyuşmazlık konusu mamulün 10/03/2020 tarihli sevk irsaliyesinden anlaşıldığı üzere 10/03/2020 tarihinde sevkiyatının yapıldığı, faturanın ise 23/03/2020 tarihli olduğu, davacı tarafın başvurusu üzerine ... Üniversitesi İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi'nce düzenlenen ve mamulün ayıplı olduğuna dair tespiti içeren raporun 18/03/2020 tarihli olduğu, Sivas ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit sonucu alınan raporun 13/04/2020 tarihli olduğu ve rapora karşı davalı yanın 27/04/2020 tarihinde itirazda bulunduğu, tespit dosyasında raporun davalıya tebliğine ilişkin bilgi belge bulunmadığı, ancak mahkememizce dinlenen tanık ...'in duruşmadaki beyanından davacı yanın ayıp sebebiyle 03/04/2020 tarihinde davalı yana geri dönüşünün olduğu, davalı yanın tespit raporuna itiraz dilekçesi içeriğinde de 03/04/2020 tarihinde davacıya analiz raporu gönderildiğinin beyan edildiği, bu kapsamda ayıp ihbarının en erken 03/04/2020 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiği, davacının 18/03/2020 tarihli rapor ile ayıptan haberdar olduğu ancak derhal bildirimde bulunması gerekirken 03/04/2020 tarihinde bildiriminin bulunduğunun tespit edildiği, daha öncesinde yapılmış bir ayıp ihbarına dosya kapsamında rastlanılmadığı, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının 18/03/2020 tarihinde öğrendiği gizli ayıplı mamul için 03/04/2020 tarihinde bildirimde bulunmuş olmasının makul süre olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bildirimin yasal düzenleme uyarınca derhal yapılması gerektiği, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, bu kapsamda davacının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve davalının savunmasının yerinde olduğu, davacının süresinde yapılmış ayıp ihbarı bulunmadığından mamulü bu haliyle kabul etmiş sayıldığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 648,44TL harçtan mahsubu ile bakiye 220,84TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalı tarafından sarf edilen 150,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye delil avansının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı