T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/838 Esas - 2024/1097
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/838
KARAR NO : 2024/1097
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2021
KARAR TARİHİ: 18/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağına ilişkin Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğu, borçlunun itirazında haksız olup itirazın kötü niyetli olduğunu, şöyle ki: müvekkilinin ... merkezli bir firma olup davalı yan ile aralarında ticari ilişki olduğunu, müvekkili ile davalı yanın mal alım-satımı süreklilik arz ettiğini, müvekkili firmanın, davalı yandan 2015/2016/2017 yıllarına ait faturalardan kalan bakiye bedeli (570.679,04 USD) alacağının bulunduğunu, 6100 sayılı HMK” nun 109. Maddesinde "Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir olduğunu, dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” Düzenlemesine yer verilerek kısmi davanın açılma şartları hüküm altına alındığını, uyuşmazlık konusu olayda talep konusu para alacağı nitelik itibariyle bölünebilir nitelikte olduğunu, Doktrinde ve Yargıtay'ın içtihatlarında itirazın iptali davalarının kısmi olarak açılabileceğinin kabul edildiğini, davacı müvekkilinin alacağının daha fazla olduğu, İtirazın iptali davasının kısmi olarak açılmasının önünde bir engel olmadığının, Kahramankazan İcra dairesi ... E. Sayılı dosyası kapsamında alacak miktarı tamamen talep edimişse de işbu dava kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere takibin 106,9 USD (1.000 TL) üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiklerini
e-imza e-imza e-imza e-imza
beyan etmiş, yapılacak yargılama sonucunda söz konusu itirazın fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere 106,9 USD (1.000 TL) bakımından iptali gerektiğini, bununla birlikte davalı yan haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş olup müvekkilinin alacağını tahsil imkanını ortadan kaldırarak süreci uzatma yoluna gittiğinden davalı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın kötüniyetli olarak ... Cumhuriyeti'nin bulunduğu ekomonik ve hukuki durumu kötü niyetli olarak kullanmak suretiyle mükerrer tahsilat yapmak amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, tüm ... şirketleriyle ticaret yapan iş adamlarımız aynı durumda olup iki ülke arasında gelişmiş ticari örf gereği aynı ticari usullerle ticaret yaptığını açılan davanın haksız olduğunu belirterek, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce davacının davalıdan alacağının olup olmadığı yönünde tespit yapılması için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; "Davalı firma ile davacı firma aralarındaki ticarete konu olan malların teslimi ile ilgili her iki firmada da uyuşmazlık olmadığı, tüm faturaya konu malların teslimi Gümrük beyannameleri ile sağlandığı görülmektedir. Düzenlenen faturaların tamamının her iki firmada da işleme alınmıştır. Davalı firma BA incelemesi, davacı firma muhasebe sistemi ve ... Devletindeki işleyişin farklı olması nedeniyle incelenememiştir. BS incelemesi yapılmış 2 fatura haricinde ki tüm faturaların beyan edildiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen 2 faturanın da gümrükte işleyişin uzaması nedeniyle Bs ye girmediği beyan edilmiştir. Davalı ve davacı firma arasında yapılan ödemeler ve ödeme şekli nedeniyle uyuşmazlık olduğu görülmektedir. Ödemeler ticaretin başladığı 2014 ve 2016 yılı ortasına kadar mahsuplaşarak sürdürülmüş 2016 yılının ortasında ödemeler başlamıştır. Davacı firmanın bulunduğu ... Devletine, ... tarafından uygulanan ambargolar nedeniyle, her iki firma için de ödemeler Sarraflar aracılığıyla yapılmıştır. İncelenen dekontlara göre; Davacı firmanın ...'de kısa bir süre kullandığı kendi banka hesabı olan ...'a davalı firma tarafından 2 adet toplamda 232.106.00 USD ödeme yapıldığı görülmektedir. Aracı kurum olarak çalışılan ... Ticaret'e 2 adet 149.327.74 USD ödeme yapılmıştır. Diğer kurum olan ...e de toplamda 5 adet 506.993,00 USD ödeme yapıldığını gösterir dekont bulunmaktadır. Aracı firmalar ile bir çok firma adına çalışılmaktadır. Aracı kurum ödemelerinde ise; Muavin kayıtları ve dekontlara göre davalı firma ödemelerini yapmış görünmekte ancak ödeme yapılan dekontlar üzerinde açıklama bulunmaması nedeniyle ödemelerin davacı firma adına yapıldığı tespit edilememiştir. Davacı firma adına aracı kurumlara yapılan toplam ödeme ; 149.327.74 USD + 506.993,00 USD - 656.320.74 USD'dir. Davalı firma muavin kayıtları ve banka dekontlarına göre yapılan inceleme neticesinde, aracı kuruma gönderilen tutarların davacı firmaya ulaştırıldığı varsayımı ile 2014-2017 yıllarına ait borcunun bulunmadığı aksine 205.000 USD alacaklı olduğu" yönünde sonuç ve kanaate varıldığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamında davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş olmakla beraber dosyadaki mevcut deliller ışığında sözleşmelere uygulanan genel zamanaşımın TBK'nun 146.maddesi gereği dolmamış olduğu tespit edilmiştir.
Bilindiği gibi itirazın iptali davalarında davacı taraf alacağını ispatla yükümlüdür (Yargıtay 11.HD.nin 2024/1385E., 2024/6619 K. ve 19.09.2024 Tarih ve benzer diğer kararlarında belirtildiği gibi) . Somut olayda davacı tarafın alacak iddiasına karşılık davalı
e-imza e-imza e-imza e-imza
taraf alacağın ödendiğini ödeme yöntemi olarak ...'a yapılan ambargo uygulaması nedeniyle resmi yollar yerine kuyumcuların kullanıldığını iddia etmiştir.
Davalı tarafın ödeme iddiasının davacı tarafça kabul edilmemesi karşısında davalı taraf ödemenin bu yollarla yapıldığını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Başka bir deyişle borçlunun bağlantılı olarak borç ilişkisine ve miktarı hakkında bağlantılı bileşik ikrarda bulunarak ödediğini ispat yükümlülüğü altında olduğu, yani borçlu davacının borcun ödeme şeklinin ... kuruluşlu şirketlerle teamül gereği sarraflar aracığıyla yapıldığını yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Ancak davalı taraf 6100 sayılı HMK'nun 200 vd.maddeleri kapsamında mahkememize yazılı olarak herhangi bir delil sunamamıştır. Basiretli davranmakla yükümlü olan davalı taraf ödemeleri başka yöntemle yaparken yazılı belge alması gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısıyla davalı tarafça takibe yönelik yapılan itiraz haksızdır. Bu nedenle davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olan 450.853,12 USD borcun ödenmemesi nedeniyle takibin bu miktar üzerinden devamına , alacağın bilinebilir/belirlenebilir yani likit olduğu gözetilerek bu alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kahramanankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 450.853,12USD üzerinden devamına,
Takibe konu asıl alacağın takip tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatı 780.237,53TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 266.490,08TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL ve tamamlama yolu ile 82.569,81TL harcın mahsubu ile bakiye 183.860,97TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 59,30TL peşin harç, 82.569,81TL tamamlama harcı ve 59,30TL başvuru harcı olmak üzere toplam 82.688,41TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'den davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 927,08TL'sinin davalıdan, 169,19TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 456.094,96TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın ret oranına göre takdir ve hesap edilen 93.750,86TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 10.350,00TL bilirkişi ücreti, 542,25TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.892,25TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.443,86TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı vekilleri ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/10/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza