T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/893 Esas - 2025/109
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/893
KARAR NO : 2025/109
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2021
BİRLEŞEN DAVA (Mahkememizin ... esas sayılı dosyası)
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2021
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... merkezli bir firma olup davalı yan ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davacı müvekkili ile davalı yanın mal alım-satımı süreklilik arz ettiğini, müvekkili firmanın, davalı yandan fatura alacaklarını tahsil etmek amacı ile Kahramankazan İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı icra takip dosyaları kapsamında takibe giriştiğini, ancak davalı yanın haksız itirazı neticesinde takiplerin durduğunu, davalı yanın ticari defterleri incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, dava konusu uyuşmazlığın giderilmesi amacı ile TTK m. 5/A-l maddede dava şartı olarak kabul edilen arabuluculuk müessesesine başvurulmuş olup yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle alacağın tahsili için işbu davaları ikame etme zarureti hasıl olduğunu belirterek, borçlu tarafından Kahramankazan İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyaların yapılan itirazların iptaline, İİK uyarınca haksız yapılan itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
CEVAP :Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ilgili faturalara dayalı alacağın hangi faturaya ilişkin olduğunu icra takibinde ve dava dilekçesinde davacının açıklamamış olduğunu ve ilgili faturalara ilişkin olarak fatura konusu ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine dair bir evrakın dosyaya sunulmadığını, davacının ürünlerin tesliminin yapıldığını ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacının ... Cumhuriyeti ticari mevzuatına tabi olması nedeni ile ticari defterlerinin incelenmesinin Türk hukukuna göre denetlenebilir nitelikte olmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarının davacının aleyhine delil olma özelliğinin bulunduğunu, Türk Yasaları yönünden kabul görüp görmeyeceği hususunda ilgili mercilere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ...'a karşı uygulanan ticari ambargolar/kısıtlamalar kapsamında devam ettiğini ve sona erdiğini, ... ve ... şirketleri arasında, ticari ilişkilerde iki ülke arasında Ticari Örf olarak kabul edilmiş ... adı verilen kuyumcular aracılığıyla karşılıklı olarak para transferleri ile gerçekleştirildiğini, davacının da ödemelerini ihtiyaç duyduğunda müvekkili şirkete aynı ...lar (... vd.) üzerinden yaptığını, bu uygulamanın taraflar arasında kabul gören bir ticari uygulama olarak devam ettiğini, nitekim ... Derneğinin bu ödeme yönteminin iki ülke tacirleri arasında Ticari Örf olarak kabul gördüğüne yönelik olarak web sitesinden alınan raporun sayın mahkemeye dilekçe ekinde sunulduğunu, ilgili kurumlara bu hususta müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, Davacının ibraz etmiş olduğu faturaların kapalı fatura olarak görüldüğünü, kapalı faturanın ilgili borcun ödendiğine karine teşkil etmekte olduğunu, aksinin yani borcun ödenmediğinin ispatının davacıya ait olacağını, Öte yandan davacının icra takibinde pak çok faturayı alt alta sıraladığını ve bu faturalardan bir kısmı için alacağın ödenmediğini iddia ettiğini, birbirini takip eden faturaların tamamından talepte bulunmasının mümkün olmadığını, pek çok fatura takip konusu yapıldığı halde müvekkiline herhangi bir şekilde ihtarname gönderilmediğini, Müvekkili şirketin yetkili finans müdürü ... ile davacı şirketin yetkili ... (...)'nin iki şirket arasında yapılan ödemelerle ilgili tarihlerde iki şirket arasındaki borç ve alacak ilişkilerini içerir metinlerin ve banka dekontlarının olduğu ... yazışmalarının mevcut olduğunu, ilgili yazışmalar incelendiğinde dava konusu faturalardan sonrası ve devamında iki şirket arasında böyle bir borç bulunmadığının açıkça görülebileceğini beyan ederek, davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalarda icra takiplerine yapılan vaki itarazların iptali istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki esas davaya ilişkin Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasına göre; alacaklı ... ve ..., borçlu ... ŞTİ.'nden 27.07.2021 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile 239.332,00 USD alacağını asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek 944,25 faizi ile birlikte talep etmiştir. Alacağın dayanağı olarak 22.11.2017 tarihli 239.332,00 USD tutarlı fatura gösterilmiştir. Ödeme emrinin davalı-borçluya 03.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlu tarafından 03.08.2021 tarihinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmektedir.
Asıl ve birleşen davanın dayanağı takip dosyaları incelendiğinde takip talebi ve ödeme emrinde alacağın USD cinsinden gösterildiği bu ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği görülmektedir.Ancak alacak yabancı paraya dayanıyorsa Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerlidir. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu
e-imza e-imza e-imza e-imza
gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının, yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/6385 Esas, 2024/7541 Karar sayılı karada ve benzer diğer kararlarda belirtildiği gibi). Bu durumda somut olayda itirazın iptali davası için özel dava şartı olan bu zorunluluk yerine getirilmediğinden asıl ve birleşin davanın ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARIN AYRI AYRI USULDEN REDDİNE,
1-Asıl Dava Yönünden;
a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30TL ve ıslah ile alınan 90.915,18TL harçtan mahsubu ile bakiye 90.359,08TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
c)Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ç)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.129,49TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Birleşen ... Esas Sayılı Dava Yönünden;
a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
c)Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ç)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.129,49TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/01/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza