T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1044 Esas - 2024/879
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/1044 Esas
KARAR NO : 2024/879
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ: 04/09/2024
K. YAZIM TARİHİ: 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkilinin 20.06.2022 günü ... plakalı motosikleti ile yolun en sağındaki şeritte bulunduğu halde sürücüsü davalı ... sevk ve idaresinde bulunan davalılardan ... adına kayıtlı ... Plaka sayılı özel araç ile önce önünde seyreden (... ve ... plaka sayılı) araçlara çarptıktan sonra kontrolden çıkarak arıdan da müvekkiline ve müvekkilin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpmak suretiyle maddi hasarlı ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, olaya ilişkin kaza tutanağında “Sürücü ... tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait motosikletin PERT olacak şekilde hasar gördüğünü ve değer kaybına da uğradığını, yetkili servis (... Ti.cltd.şti) tarafından tamirat bedelinin 25.770,00.TL olduğunun belirtildiğini, kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ... Plaka sayılı minibüsün ZMMS sigortası ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe numarası ile yapıldığını, meydana gelen kazada sürücü ve araç sahibinin tam kusurlu olduğunu, bu sebeple davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500.00.TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, kazanç kayıpları için şimdilik 500.00.TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, meydana gelen iş gücü kaybı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı karşılığı şimdilik 500.00.TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tedavi giderleri ve tedaviye giderken ki ulaşım masrafları için şimdilik 500.00.TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkiline ait motosiklette meydana gelen değer kaybı için şimdilik 500.00.TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, 80.000.00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan araç sürücüsü ile araç malikinden müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin sorumlulukları oranında davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; kaza nedeniyle müvekkilinde oluşan geçici iş göremezlik durumu nedeniyle 35.016,91.TL'nin kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin hastanede yapmış olduğu tedavi giderleri ve tedaviye giderken ki ulaşım masrafları için (584,46-TL ulaşım+ 889,10-TL tedavi giderleri) 1.473,56 TL'nin olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkiline ait motosiklette meydana gelen değer kaybı için 15.000.00.TL'nin kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 80.000.00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar araç sürücüsü ile araç malikinden müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkilinin sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, sigortalısının dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça iddia olunan değer kaybı tutarı son derece fahiş olup kabul edilmediğini, davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapması gerekirken, başvurucu yetkili kurumdan alınmayan raporlarla müvekkili şirkete başvuru yaptığını, bu sebeple de geçerli bir başvurusunun bulunmadığı sonucuna varıldığından kendisine ödeme yapılmadığını, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden, müvekkili şirket aleyhine açılan dava izahtan vareste biçimde kötüniyet içerdiğini, müvekkilinin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, hal böyle iken davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’nda yapılan ilgili değişiklik ile geçici iş göremezlik tazminatı da dahil olmak üzere tüm sağlık giderlerinin ZMMS kapsamında çıkartıldığını ve teminat kapsamı dışına alındığını, geçici iş göremezlik talebinin kaza tarihi itibariyle SGK tarafından karşılanacağını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat istemi zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında olmadığını, sigorta teminatı dışında olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılması ve indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davacının haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamalarına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu olayda davalı müvekkili ...'un değil, müvekkiline arkadan çarpan siyah renkli ... marka araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının, motosiklet kullanımı için kullanımı zorunlu olan kask, dizlik ve kollukları ile eldivenlerinin bulunup bulunmadığının belli olmadığını, tek taraflı olarak tutulan kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Hazırlık sayılı dosyası sonucunun beklenmesini, değer kaybı bakımından araştırma yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin halin icabına göre ya tümden reddine veya daha uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, araç trafik tescil kayıtları, tedavi evrakları, tramer kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, SGK kayıtları, Ankara Batı CBS ... soruşturma sayılı dosyası, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/03/2023 ve 03/08/2023 tarihli raporları, Makine Mühendisi/kusur bilirkişisi raporu, Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 23/10/2023 tarihli raporu, doktor ve aktüer bilirkişinin 30/04/2024 tarihli heyet raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı.
... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/03/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ...'ın 20.06.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendiritmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, 4(dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bildirilmiş, 03/08/2023 tarihli raporları ile ise 21/03/2023 tarihli raporda değiştirilecek ve eklenecek bir husus olmadığı bildirilmiştir.
Makine Mühendisi/Adli Trafik Uzmanı bilirkişi 09/07/2023 tarihli raporu ile özetle; Davalı sigorta şirketine sigortalı olup davalı ...'un da maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2618 sayılı KTK.nun 52/a-b., 56/c. ve B4A/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ..., ... plakalı araç sürücüsü ... ve ... plakalı Motosiklet sürücüsü davacı ...'ın ise meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz oldukları, davacıya ait ... plakalı Motosiklette meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 15.000,00 TL olacağı ve davalıların da 2918 sayılı KTK.nun 85. ve 91. maddeleri gereği müştereken ve müteselsilen değer kaybından sorumluluklarının olacağı bildirilmiştir.
Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 23/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ...'un %85(Yüzde Seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'nın %15(Yüzde Onbeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Doktor ve aktüer bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti 30/04/2024 tarihli raporları ile özetle; Dava konusu trafik kazası sonucunda yaralanan ...'ın müdahaleleri ve tedavileri SGK ödeme kapsamında olduğu, ...'ın maluliyetinin hesaplanmasında; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında; kişinin maliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) ay olduğu, kalıcı & geçici surette başka birisinin yardımına ihtiyacı olmadığı, kişinin kaza sonrası gittiği kontrollerine ait sağlık kontrolleri için yapmış olduğu ulaşım bedelinin 687,6-TL , davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın ise 584,46-TL olduğu, dosyada bulunan fatura giderlerinin toplam 1.046,00-TL , davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın ise 889,10-TL olduğu, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 500.000,00-TL. sı olduğu, davacı tarafça arabuluculuk görüşmesinden önce başvuru yapılmamış olması halinde ; davalı sigorta şirketinin 14.09.2022 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.03.2023 tarihli raporda; davacının 20.06.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0 ( yüzde sıfır) olduğu tespit edildiğinden , Sürekli İş Göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 41.196,36-TL. Olduğu tespit edilmekle birlikte , davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden zarar miktarının ise 35.016,91-TL. Olduğu, yukarıda davacının geçici iş göremezlik zararı hesaplanmış olup, geçici iş göremezlik zararı dışında davacı tarafça talep edilen kazanç kaybına ilişkin alacak talebi yönünden; davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde mahrum kaldığı, geçici iş göremezlik zararı kapsamında değerlendirilebilecek ödenmeyen sürekli ve düzenli yan ödemeleri olup olmadığının ve miktarının davacının çalıştığı işverenlikten sorulması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, yol gideri, araç değer kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu olay davalı sürücü ...'un idaresindeki ... plakalı Otomobili ile 3 şeritli yolun en sol şeridinde ... yolunu takiple ... Alt Geçidi girişinde ön ilerisindeki trafikte yavaşlayan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ arka tampon kısmına çarptıktan sonra sağa orta şeride kontrolsüzce manevrası ile geçtiği esnada aracının arka kısmından önüne kırmış olduğu sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın önden darbesine maruz kaldıktan sonra yine sağa savrulup en sağ şeritte seyreden davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı Motosiklete de çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sürücü ... yönetimindeki otomobili ile bölünmüş yolda sol şeridi takiben seyri sırasında ön ilerisinde seyir halinde olan araç ile güvenli takip mesafesini koruyarak müteyakkız bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, mevzu bahis ilerisinde aynı şeritte seyir halinde olan ... plakalı araç ile takip mesafesini korumayıp tehlikeli bir şekilde yaklaşıp, başka bir aracın önüne manevra yapması sonucu yavaşlayan bu araca arkadan çarptığı, akabinde sağa savrularak orta şeritte seyreden ... plakalı araç ile çarpışıp, akabinde tekrar sağa savrularak sağ şeritte seyreden motosikletliye çarptığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli kusurludur. Sürücü ... yönetimindeki otomobili ile meskun mahal bölünmüş cadde üzerinde, orta şeritte seyri sırasında geldiği olay mahallinde, beyanından anlaşılmakla mahal şartlarını gözetmeyip hızını mahal şartlarına göre ayarlamayarak sol şeritte yaptığı kaza neticesinde savrulan ... plakalı araca hızının da etkisiyle tedbir almakta gecikerek çarptığı, akabinde savrulmaya devam eden bu aracın sağ şeritten seyreden motosikletliye çarptığı olayda tali kusurludur. Sürücü ... yönetimindeki otomobili ile bölünmüş yolda sol şeridi takiben seyri sırasında geldiği olay mahallinde önüne başka bir aracın manevra yapması neticesinde yavaşladığı esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın arkadan çarpmasına maruz kaldığı, akabinde çarpan bu aracın savrularak diğer kazalara karıştığı olayda kazaya etken kural ihlali görülmediğinden atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. Davacı sürücü ... yönetimindeki motosiklet ile bölünmüş yolda sağ şeritten seyri sırasında geldiği olay mahallinde yaptığı kazalar neticesinde savrulan davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, kazaya etken kural ihlali görülmediğinden atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. Davalı sürücü ...'un %85(Yüzde Seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'nın %15(Yüzde Onbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olduğu davacının ayrı kazanç kaybı kapsamında değil geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı talebi bulunduğu görülmekle ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21/03/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ...'ın 20.06.2022 tarihli yaralanması neticesinde; 4(dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 41.196,36-TL. Olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı araç sürücüsünün %85 kusuruna tekabül eden zarar miktarının ise 35.016,91-TL Olduğu,Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0 ( yüzde sıfır) olduğu tespit edildiğinden , Sürekli İş Göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı,kişinin kaza sonrası gittiği kontrollerine ait sağlık kontrolleri için yapmış olduğu ulaşım bedelinin 687,6-TL , davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın ise 584,46-TL olduğu, dosyada bulunan fatura giderlerinin toplam 1.046,00-TL , davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın ise 889,10-TL olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre davalı sigortalının %85 kusuruna tekabül eden zarar miktarı 12.750,00TL değer kaybı oluşacağı kanaatine varılmıştır. İş bu sebeple 35.016,91TL geçici iş göremezlik, 584.46TL yol gideri, 889,10TL tedavi gideri, tazminatı, 12.750,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 14/09/2022 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) karar verilmiştir.
Manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede;Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse; Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesinde Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, maluliyet ve geçici iş göremezlik süresi, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak 20.000,00TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-35.016,91TL geçici iş göremezlik, 584.46TL yol gideri, 889,10TL tedavi gideri, tazminatı, 12.750,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 14/09/2022 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına)
2-20.000,00TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 3.363,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 42,70 TL harç ile 854,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.466,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 42,70 TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı, 854,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 988,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.600,00TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanıp belirlenen 1.515,36 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, kalan 84,64 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 2.750,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 1.366,20TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
b-Davacı tarafından yatırılan 1.366,20 TL peşin harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. Ve 13/2. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ..'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalılar ... ve ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi gereğince reddedilen miktara göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 822,00 TL tebligat ve posta gideri, 6.095,00 TL Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu fatura gideri olmak üzere toplam 12.417,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 6.513,80 TL'sinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.632,30 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından karşılanan toplam 116,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanıp belirlenen 55,15 TL'sinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/09/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı