T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/427 Esas - 2023/1345
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2022/427 Esas
KARAR NO: 2023/1345
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR: 1-
VEKİLİ:
2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2022
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
K.YAZIM TARİHİ: 22/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 26.09.2019 tarihinde ... mah ... cad ... istikametinde davalı ...'un kullandığı, ... sigorta tarafındarı ... poliçe numarası ile sigortalı ve ... şirketi adına kayıtlı ... plakalı araç ile müvekkli ... adına kayıtlı ve müvekkilin kullanmış olduğu ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza neticesinde %100 kusurun ... plakalı araca verildiğini, meydana gelen bu vahim kaza sonucunda müvekkil ağır bir şekilde yaralandığını ve olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldığını, kaza sonrası tutulan trafik kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'a asli ve tam kusur verildiğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen tam anlamı ile iyileşemediğini, artık eskisi gibi sağlıklı bir yaşam sürdüremediğini, müvekkilinin tedavi süresince birçok kez hastaneye gidip geldiği için yol masrafı yaptığını, yine bakıcı gideri yaptığını, müvekkilinin büyük oranda iş gücü kaybına uğradığını, bu durumun gelecek yıllar için kazancından yoksunluk getirecek istediği işte çalışamayacak, sakatlığına en uygun düşecek işlerde ve daha az ücretle çalışmak zorunda kalacak, gelir açısından sıkıntıya düşmesine sebep olacağını, müvekkilinin sağlıklı ve verimli olduğu bir dönemdeyken geçirmiş olduğu bu kaza sonucunda sakat kaldığını, halen kazanın şokunu atlatamadığını, kazadan sonra psikolojisi bozulduğunu, arabaya binmeye korkar olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile şimdilik 50,00TL maddi tazminatın davalı ... bakımından sigorta poliçesindeki teminat bedelleri ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili için 100.000,00TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birtikte davalı ... Sigorta AŞ dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
11/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen ara karar gereğince davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. yönünden tefrik kararı verilmekle, bu davalı yönünden ayrılan dava Mahkememiz 2022/1061 esas sırasına kaydedilmiş ve o dosyada davalının husumet itirazı değerlendirilmiştir.
Davacı vekili 05/12/2023 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.743,53TL'ye, yol ücreti talebini 36,56TL 'ye artırmıştır.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; 26.09.2019 tarihinde, müvekkil şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ile sigortalı ... plakalı ve ...'un sevk ve idaresindeki araç ile ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı/yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 31.10.2018-2019 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 390.000,00TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin bildirmesinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, her ne kadar işbu davaya sebebiyet veren kaza neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü ...'a %100 kusur atfedilmiş olsa da bunun kabulünün mümkün olmadığını, olayın oluş şekli incelendiğinde müvekkili şirkete sigortalı aracın davaya konu kazanın meydana gelmesinde atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacı tarafın, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri zararı tedavi gideri kapsamında olup, tedavi giderlerinin müvekkili şirketin sigorta teminatı dışında olduğunu, davacı tarafından talep edilen yol gideri dolaylı zarar kapsamında olup, dolaylı zararların poliçe teminatı dışında olduğunu beyan ederek, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; maddi ve manevi tazminat yönünden talep edilen kalemlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının trafik kazası geçirdiği tarihte 67 yaşında olup o tarih itibariyle de çalışma koşulları ve verimlilikten söz edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı vekilinin iş görmezliklere ilişkin talepleri bu sebeple yerinde olmayıp davacının SGK kayıtlarının dosyaya celbi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle sadece kaburga kırığı meydana gelmiş olup bu kırık kişiyi sakat bırakan bir kırık olmayıp, davacının iyileştiğini, ancak tabi ki tedavisi sonradan devam ediyor olabileceğini, ancak bu tedavi süreci davacıyı manevi olarak yıpratacak bir durum olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle hala kazanın şokunu atlatamadığını, kazanın oluş şekli ve davacının üzerinde bıraktığı psikolojik üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek adına 100.000,00TL manevi zararın giderilmesini talep ettiğini, BK gereğince maddi veya manevi tazminata hükmedilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiğini, bir tarafın kazanç elde etmeye yönelik beyanlarının dikkate alınmamasını, bir tarafın zenginleşirken diğer tarafın fakirleşmesine yol açılmamasını öngörmekte olduğunu, yasaya göre, haksız eylem nedeniyle tazminat isteme veya tazminat davası açma hakkı, zarar görenin, zararı ve haksız eylemi işleyen ile tazminat sorumlularını öğrendiği günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağını beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen 24/03/2023 tarihli maluliyet raporu, 22/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 23/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen davacının 26.09.2019 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0 olduğu, 45 (kırkbeş) gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, başkasının yardımına ihtiyacı olmadığı, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 12. Maddesine ( 03/08/2013-28927 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda, ...'nın dava konusu trafik kazası sonrası hastanede görmüş olduğu tedavi ve tetkikler nedeni ile sağlık harcamasının kurumları olan SGK tarafından karşılandığı, ...'nın dava konusu kaza sonrasında maluliyet hesaplanmasında; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, geçici veya devamlı surette bakıma ihtiyacı olmadığı, 45 (kırkbeş) gün süreyle iş göremez olarak kaldığı, kişinin kaza sonrası gittiği kontrollerine ait sağlık kayıtlarına dosyada rastlanılmadığı, dosyada medikal malzeme& ilaç reçetelerine ait faturaya rastlanılmadığı, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 390.000,00TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 06.04.2022 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 24.03.2023 tarihli raporda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu tespit edildiğinden, Sürekli İş Göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının ise; 2.743,53TL olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda, davacı ...'nın 26.09.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu 112 ambulansı ile hastaneye getirildiği dosya ve kayıtlardan anlaşıldığı, dosyaya yeni sunulan belgede; kişinin ambulans eşliğinde hastaneye getirildiği teyit edildiği, kök raporda da değinildiği gibi kişinin trafik kazası sonrası yapılan müdahaleleri ve tedavisi SGK ödeme kapsamında olup, SUT'de (Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği) de bu madde açıkça belirtildiği, bu nedenle kişinin acil servise getirilmesi için ücret hesaplanmadığı, acil serviste tedavisi biten kişinin evine dönmesi için yol giderinin hesaplanması da aynı tarihlerdeki taksi ücretlendirilmesi üzerinden hesaplanma yapıldığı, ulaşım için evi ile sağlık kurumu arası en uzun mesafe yaklaşık olarak 9,4 km olarak hesaplandığı, dava konusu tarihte taksi açılış ücreti 4,60TL olup, her km başına 3,40TL ücret alındığı göz önüne alındığında 9,4 km için bu tutar 9,6TL olup buna açılış ücreti de eklendiğinde tek gidiş için günlük ulaşım ücreti ortalama olarak 36,56TL, hesaplandığı, kişinin acil servis muayenesinden sonra eve gidiş ücretinin 36,56TL olarak hesaplandığı, davacının müterafik kusuru bulunmadığından kusur tenkisine gidilmediği belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri ve yol gideri) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
26/09/2019 tarihinde, davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin maliki olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olan, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada ... plakalı araç sürücüsü davacı ... yaralanmıştır.
... plakalı aracın 31/10/2018 - 31/10/2019 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ölüm ve sakatlık kişi başına 360.000,00TL(kaza tarihinde 390.000,00TL) olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, davacının oluşan zararının tazmini için davadan önce davalı sigorta şirketine 21/03/2022 tarihinde başvurduğu, başvurunun 24/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 06/04/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı sigorta şirketince başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça araç maliki ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ne husumet yöneltilmişse de davalı yanın husumet itirazında bulunduğu ve dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden aracın uzun süreli kira akdiyle kiraya verildiğinden kaza tarihinde işleten sıfatı bulunmadığından ön inceleme duruşmasında bu davalı yönünden açılan dava tefrik edilerek husumet itirazı karara bağlanmıştır. Bu sebeple davaya sigorta şirketi ve araç sürücüsü yönünden devam edilmiştir.
Davalılar zamanaşımı definde bulunduğundan bu defi öncelikli olarak değerlendirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda, o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre somut olayın yaralanmalı trafik kazası olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin 8 yıl olduğu ve kaza tarihi olan 26/09/2019 tarihinden dava tarihi olan 20/04/2022 tarihine kadar bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı defilerinin reddine karar verilmiştir.
Ön inceleme duruşmasındaki taraf vekillerinin beyanlarından tarafların kusur yönünden bir itirazlarının bulunmadığı anlaşıldığından usul ekonomisi ilkesi gereğince kusur raporu alınmamıştır. Kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında tespit edildiği üzere kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyaya kazandırılan müzekkere cevabından SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumundan kepçe operatörü olduğu ve emekli olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan sigorta kayıtlarından kaza tarihinde emekli aylığı aldığı, gelir getirici sigortalı bir işte çalışmadığı, ancak 04/07/2020 tarihinden sonra sigortalı çalışmaya başladığı ve sigorta bildirimlerinin asgari ücret düzeyinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'un tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna göre, inşaat mühendisi olduğu ve tespit tarihinde 8.000,00TL aylık gelirinin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının kaza sonucu oluşan maluliyetinin tespiti için hastaneye sevk edildiği ve düzenlenen 24/03/2023 tarihli rapora göre, sürekli maluliyetinin bulunmadığı, 45 gün süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, başkasının yardımına ihtiyacı olmadığı, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmakla itirazlar yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ile birlikte dosya aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve davacının kaza sonucu oluşan yaralanmasına ve tedavisine göre talep edebileceği tazminatların hesaplanması istenilmiştir. Bilirkişi heyetinin öncelikle 20/09/2023 tanzim tarihli kök raporunu düzenleyerek dosyaya sunduğu, davacı vekilinin yol giderine ilişkin eksikliğin giderilmesi için müzekkere yazılmasını talep ettiği, bunun üzerine eksiklikler tamamlanarak bilirkişi heyetinden 23/11/2023 tanzim tarihli ek rapor alınmıştır. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalı yanın itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek rapor hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının tespit edilen sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri talebinin reddine, tedavisinin kapsamına göre tedavi giderlerinin SGK kapsamında kalması ve davacı tarafça bu kapsam dışı harcama yapıldığı ispatlanamadığından tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı kaza tarihinde emekli olup gelir getirici bir işte çalışmamaktaysa da geçici işgöremez kaldığı 45 günlük süreçte yaşıtlarına göre yaşamını idame ettirirken daha fazla efor sarf edeceğinden geçici işgöremezlik tazminatı talebinin raporda asgari geçim indirimi içermeyen dönemsel net asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.743,53TL yönünden kabulüne karar verilmiştir. Hüküm altına alınan tutara sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren sigortalı aracın kullanım durumuna göre yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Yine bilirkişi raporunda hesaplanan 36,56TL yol giderinin de davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden; davalı sürücü ...'un %100 kusuruyla davacının yaralanmasına ve 45 gün süre ile geçici işgöremez kalmasına sebebiyet verdiği, bu suretle davacının bir miktar manevi tazminata hak kazandığı değerlendirilmiştir. Davalı sürücü ...'un %100 kusuruyla davacının yaralanmasına sebebiyet vermesiyle davacının beden bütünlüğüne zarar verdiği belirlendiğinden, sürücünün bu eylemi nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acı göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalı araç sürücüsünden alınarak davacıya verilmesi suretiyle, davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, günün ekonomik koşullarına göre takdiren belirlenen 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
a-2.743,53TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden olay tarihi olan 26/09/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
b-36,56TL yol ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden olay tarihi olan 26/09/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
c-Davacı yanın sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, takdiren 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 189,90TL karar ve ilam harcının peşin alınan 0,17TL harç ile 269,85TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 79,78TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.328,81TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 165,18TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili; 1.163,63TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 189,90TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 282,10TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT madde 13/2 gereğince davacı için hesap edilen 2.780,09TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca belirlenen 30,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 638,10TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 341,55TL harcın mahsubu ile bakiye 296,55TL karar ve ilam harcının, davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 341,55TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. Ve 13/2. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; davacı için 10.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi gereğince reddedilen miktara göre hesap edilen 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
5-Davacılar tarafından sarf edilen 257,50TL tebligat ve posta gideri ile 2.400,00TL bilirkişi ücreti, 1.720,00TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 4.377,50TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 544,15TL'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 118,37TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/12/2023
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı