T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/830 Esas - 2025/679
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/830
KARAR NO : 2025/679
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/10/2021
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, davalı firmanın patentini elinde bulundurduğu ... marka ayakkabı boyasının ... içerisinde tek satıcısı olmak üzere anlaştığını ve 2013 tarihinden bu yana anlaşma gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkilinin aynı zamanda bu ürünleri ...de satan ilk firma olduğunu, ...'nın, ... adresinde uzun yıllardır ev temizlik ve kozmetik ürünlerinin satımı işiyle uğraştığını, ...nin bilinen, saygın firmalarından olduğunu, ilgili marka ürünlerin müvekkilinin üstün çabası, kişisel gayreti doğrultusunda ... pazarında ilk defa satılmasına rağmen ... içerisinde oldukça bilindik ve popüler bir ürün haline geldiğini ve markanın tanınırlığının yanı sıra satışların oldukça artması, talebin fazlalığı sebebiyle üretimini dahi etkilediğini, davalı firmanın, müvekkilinin çabaları ile tanınır hale gelen bu ürünlerini müvekkilinin yeni sipariş bildirdikten sonra bir e-mail ile sona erdirerek geçilen siparişleri gönderemeyeceklerini, artık birlikte çalışmayacaklarını bildirdiğini, müvekkilini bekleyen müşterilerini de kaybetmesine sebebiyet verdiğini, davalının kusurlu davranışları neticesinde kişilik haklarının ihlal edilen müvekkilinin, tek satıcılık ilişkisinin yüksek güven ilişkisine dayanması ilkesi gereği davalıya duyduğu güven ve yaptığı fedakarlıkların olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin duyduğu elem ve kederin bir nebze olsun azalmasına yönelik iş bu manevi tazminatın talep edilme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili ile tek satıcılık ilişkisi içerisindeyken başka bir firma ile görüşen ve ürünlerinin ticareti konusunda anlaştıktan hemen sonra müvekkili ile ilişkisini üstelik müvekkilinin sipariş talep mailine cevap ile bitiren davalının aralarındaki güven ilişkisini kötüye
e-imza e-imza e-imza e-imza
kullandığını, davalının bu kusurlu davranışlarından dolayı müvekkilinde oluşan manevi zararın tazminine yönelik 10.000 USD'nin manevi tazminat olarak davalıdan tahsilini talep ettiklerini, davalı firmanın, müvekkilin 7 yıllık emeğini zayi ederek müşterilerinin talebini karşılayamayan bir tacir durumuna düşürdüğünü ve ticari işletmesinin iflas aşamasına gelmesine sebebiyet verdiğini, öte yandan müvekkilinin çabaları ile tanıttığı firmasını ve ... marka ürünlerin satışına yine müvekkilinin oluşturduğu müşterilerine sattırmaya devam ettiğini, menfaatler elde ettiğini, davacının davalı firmaya Bakırköy ... Noterliğinin 15.06.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek 7 yıllık tek satıcılık ilişkisinin haksız şekilde feshedilmesinden ve oluşan zarardan kaynaklı toplamda 700.000 USD dolar portföy tazminatının belirtilen hesap numarasına 7 iş günü içerisinde ödenmesini istediğini, davalı firmaca ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle uzman kişilerce yapılacak tespitten sonra ıslah yoluyla arttırılmak üzere şimdilik 30.000,00 USD dolar portföy tazminatının 18.06.2021 ihtarname tebliğ tarihinden bu yana işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 USD manevi tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; huzuruna intikal eden uyuşmazlıkta sözleşme, müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğinden davacı portföy tazminatı (denkleştirme) isteminde bulunamayacağını, kaldı ki, ispat yükü üzerinde olan davacının, iddialarını destekler herhangi bir somut delil sunamadığını, Davacının, sözleşmenin davalı tarafından feshi neticesinde, tacir çevresinin gözünde küçük düştüğünü, iflas aşamasına geldiğini, yatırımlarının atıl kaldığını iddia etmiş, oluşan manevi zararın tazminine yönelik 10.000,00 USD manevi tazminat isteminde bulunduğunu, ancak davacının, ticari itibarının zedelendiğine dair dosyada delil bulunmadığını, davacı taraf delil listesinde, bilirkişi defter incelemesi, vergi kayıtları ile faturalara dayanmakla yetindiğini, bu noktada açıkça görülmektedir ki davacının iddiaları hayali birer senaryodan ibaret olduğunu, davacı tarafın, gerçekleştirdiği kötüniyetli tescil işlemine dava dilekçesinde kesinlikle değinmemiş, kendisini mağdur durumda göstermeye çalıştığını beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz olduğundan itirazımızın kabulü ile mahkemenizin görevsizliğine, dosyanın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, marka distribütörlük sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı portföy tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde davacı tarafın yabancı uyruklu olup ... Cumhuriyetine bağlı bir tüzel kişi şirket olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48.maddesinde yabancı tüzel kişilerin açılacak hukuk davalarında teminat göstermesi zorunludur. Bu kuralın istisnasını oluşturan karşılıklılık ve adli yardımlaşma hususu (aynı Kanun'un 48/2.maddesi) Mahkememizce incelenmiş ancak ... Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında fiili ya da hukuki bir karşılıklılık anlaşması olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafa teminat göstermesi için süre verilmiş ancak davacı taraf bu ara kararı yerine getirmemiş , bu nedenle HMK'nun 114.maddesinin 1/ğ bendi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın teminat dava şartı eksikliğinden dolayı usulden reddine,
e-imza e-imza e-imza e-imza
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 6.059,10TL ve ıslah ile alınan 48.349,82TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.793,52TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza