T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/983 Esas - 2025/281
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/983 Esas
KARAR NO : 2025/281
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
K. YAZIM TARİHİ: 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili ... A.Ş'nin savunma sanayii alanında faaliyet göstermekte olup ..., ... gibi büyük şirketlerle çözüm ortaklıkları yaptığını, davalı tarafaın ise alüminyum döküm sektöründe endüstri ürünlerinin üretim ve satışı ile ilgilendiğini, müvekkili şirketin savunma sanayine üretim yapan bir şirket olup ... ile yapmış olduğu sözleşme gereğince müvekkili tarafından ... hassas güdüm kiti; ...; ... ve ...; ... lazer güdüm kiti olarak üç farklı versiyon malzeme üretimi yapıldığını, müvekkili tarafından üretimi yapılan proje kapsamında 10 parçanın teknik şartnamelerinin döküm içermesinden dolayı bu parçaların dökümü davalı ... Şti'nce yapıldığını, döküm işlemlerini yapan davalı ile müvekkili çalışmasının 2015 yılına dayandığını nitekim davalı tarafın da müvekkiline çektiği 20.08.2021 tarihli ihtarnamesinde ; '' Ayrıca ilgili çözüm ortaklığı ... Şti nin vefat eden sahibi ile 2015 yılından, müteveffanın ölümüne kadar sürmüş olup, vefat tarihinden sonra da çözüm ortaklığı devam etmiştir. '' demek suretiyle çözüm ortaklığının, yazılı sözleşmenin yapıldığı 01.12.2020 tarihinden önce de var olduğunu kabul ettiğini, zira yukarıda bahsedilen 01.12.2020 tarihli sözleşme de 2015 yılından beri süregelen ve davalı şirketçe üretilen ayıplı ve hatalı ürünlerin önüne geçerek hatalı üretimleri durdurmak maksadıyla yapıldığını, müvekkili tarafından üretilmesi istenilen ürünlerin talaşlı imalat kapsamında sayılmakta olup, davalı şirket tarafından üretilmesi gereken ürünler için gerekli olan bütün makineler, sarf malzemeleri ve ham maddeler müvekkili şirket tarafından karşılandığını ve ayrıca işçilik bedeli de yine müvekkil şirket tarafından ödendiğini, bununla birlikte üretimi yaptırılan malzemelerin milli güvenlik kapsamında olduğu için davalı ile 15.01.2015 tarihinde "Bilgi değişimi ve gizlilik anlaşması" akdedildiğini, 2020 tarihli Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin imzalanmasının amacının, davalı şirket tarafından üretilen ayıplı ve hatalı üretimleri durdurmak olduğunu, bu sözleşme hükümlerine göre davalı tarafın, sözleşme konusu ürünleri sözleşme çerçevesinde müvekkili ...ye üretmeyi taahhüt ederken; müvekkili şirketin ise sözleşme konusu ürünleri satın almayı taahhüt ettiğini, dökümle ilgili her türlü sarf malzemeleri ve tüm girdilerin müvekkili firma tarafından karşılandığını, bu döküm hizmetinin karşılığı ise davalıya parça başı kesilen toplu faturalarla ödendiğini davalı tarafın, müvekkili tarafından üretilmesi istenen ürünleri '' Şartname '' lere göre üretmesi gerekmekte ise de ürünler istenilen standartlara aykırı olarak hatalı ve ayıplı şekilde üretildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin, yapılan hatalı üretimler sebebiyle defalarca kez uyarıldığını, defalarca kez hatalı üretilen parçaların davalı şirkete geri gönderildiğini ve yeniden üretilmesi için tekrar tekrar ham madde verildiğini ve yapılan bütün masrafların yine müvekkili şirket tarafından karşılanmışsa da davalı tarafın, sözleşmenin 5.2.4. maddesine aykırı davranarak hatalı üretimleri düzeltmediğini, aksine aynı hatalı ve ayıplı üretimlere devam edildiğini yapılan bütün üretim hatalarının ...’nın dökümünden kaynaklanan hatalar olduğunu, davalı şirketin aykırı davranışları neticesinde müvekkili şirketin, ürün tanıtıp satması gereken büyük firmalara sehven hatalı üretimleri gönderdiğini ve üretimler hatalı olduğu için gönderilen ürünlerin büyük bir kısmı kabul görmediğini, üretilmesi istenilen ürünlerin özel üretimler olup savunma sanayinde kullanıldığını, söz konusu hatalı üretimlerin çıplak gözle veya el yordamıyla tespit edilebilecek hatalar olmayıp, tahribatsız malzeme muayenesi gibi özel testler sonucu tespit edilebildiğini, 2019 yılında ...’a yapılan parçaların, ... tarafından kabul edilmediği, uygunsuzlukların olduğunun görüldüğünü, hatalı ürünler nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararın toplamda 1.333,911 TL olduğunu, uğranılan zararın sadece bununla da sınırlı olmadığını, kabul görmeyen ve müvekkilini zarara uğratan parçaların satılamadığını, müvekkili şirket deposunda kaldığını, 22.09.2021 tarihli ihtarname ile, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde belirtilen ürünlerin ayıpsız şekilde üretilerek taraflarına teslim edilmesi, aksi takdirde Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin 8. Maddesine göre akdedilen sözleşmenin feshedileceğinin davalı tarafa bildirildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından ayıpsız şekilde üretilen ve iade edilen herhangi bir parça bulunmadığını, tüm bu sebeplerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, davalı şirket tarafından üretilen hatalı parçaların karşılığı bedel olarak şimdilik 100.000,00 TLnin, dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların haksız ve mesnetsiz olduklarını, davacı şirketin eski sahibinin 02.05.2019 tarihinde vefat ettiğini, daha sonrasında şirketin el değiştirdiğini ve yeni gelen firma yetkilileri ile 01.12.2020 tarihinde Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'nin imzalandığını, dolayısıyla davacının belirttiği üzere 2015 yılından beri birlikte çalışmadan söz edilemeyeceğini, ... Savunma ve ... Makine arasında ilk başta 15.01.2015 tarihinde yapılan Bilgi Değişimi ve Gizlilik Sözleşmesi'nin söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki çalışma ilişkisinin ... sahibinin 02.05.2019 tarihinde vefatına kadar bu sözleşme çerçevesinde ilerletildiğini, şirketin yeni sahiplerine geçmesi ile taraflar arasında yeni dönem planlamasına yönelik 06.11.2020 tarihli toplantı üzerine yeni kararlar alındığını, bu toplantıda geçmişe sünger çekileceğinin kararlaştırıldığı ve bu toplantıda alman kararlar doğrultusunda şirketler arasındaki yeni iş ilişkisini belirleyecek şekilde 01.12.2020 tarihli Sözleşmenin imzalandığını, buna göre dava dilekçesinde davacının belirttiği üzere Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'nin üretilen ayıplı ve hatalı ürünlerin önüne geçerek, hatalı ürünleri durdurmak maksadıyla değil ...'nın yeni sahipleri ile davalı şirket arasında yeni iş ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldığının anlaşıldığını, davacının beyanlarının yanıltıcı olduğunu, dava dilekçesindeki sipariş verilen ürün sayısı ile hatalı şekilde üretilen ve kabul görmeyen parçalar doğrultusunda hesaplanan zarar miktarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında 2020 tarihli sözleşmenin imzalanmasının ardından davalı ile davacı arasında sadece ... Projesi kapsamında ... taşıyıcı 21 adet ürünün üretildiğini ve 17.03.2021 tarihi ... ve ... no'lu toplamda iki fatura ve bir hammadde faturasının kesildiğini, bunun haricinde taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, yani firmanın yeni sahibi olan kişiler ile davalı firma arasında davacının ileri sürdüğü şekilde ticari ilişkinin de teşekkül etmediğini, bu yönüyle davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği sayıda parça siparişi ve teslimi olmadığının anlaşıldığını, davacının ayrıca Sözleşme'nin 5.1.4.maddesinden hareketle siparişlerin asıl iş sahibine teslim edilemeyen ürünlerin ...ya geri iade edilip, bunun bedelsiz olarak yeniden üretilmesine yönelik iddialarını sürdüğünü, davacının bu maddeyi söz konusu sözleşmenin yapılmasından ancak ... firması tarafından ...'ya yönelik olarak siparişlerin hatalı veya ayıplı olduğuna yönelik herhangi bir bildirim yapılmadığını, davalı şirketin ürünlerin ... tarafından yapılan kontrol ve muayene sonucu kalite kontrolünden geçmesinin ardından teslim edilen ürün hakkında davacı şirket tarafından uygunsuz olduğu yönünde bir bildirimi olmadığı takdirde faturalandırma yaptığını, sözleşmenin 5.1.4.maddesinde, “Üretimi tamamlanan ürünlerin diğer işlemleri (ısıl işlem, tahribatsız malzeme muayene yöntemleri, çekme test işlemlerinin yapılması) sipariş emri formu ve eklerine uygunluğunun denetlenmesi ...'nin sorumluluğundadır” hükmü gereğince ürünlerin uygunluğunun denetlenmesinin ... Savunma'ya ait olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ürünlerin eksiksiz, tam ve kusursuz şekilde teslim edildiğini, dolayısıyla bu davada hatalı ve ayıplı mal teslim edildiğine yönelik iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, hatta davacının yüklenicisi olduğunu iddia ettiği işlerde kendi hataları neticesinde sebebiyet verdiği mali yükümlülükleri kötü niyetle davalıya yöneltme eğilimi içerisinde olduğunu, ... Savunma'nın yeni sahipleriyle çok kısıllı bir ticari ilişki kurulmuş olduğunu, ancak davacının açtığı davanın eskiden üretilen ürünlerle ilgili gözüktüğünü, ancak o dönemde teslim edilen ürünlerle ilgili davalı şirkete hiçbir hatalı ve ayıplı ürün bildirimi yapılmamış olup, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların da ürünlerin testlerinin tamamlanmasının ardından irsaliye ile teslim edildiğini, dolayısıyla bu davanın ... Savunma'nın yeni sahipleri tarafından eskiye yönelik ürünler üzerinde haksız ve kötü niyetli şekilde açıldığının açıkça görüldüğünü, davacının zarara uğradığı yönündeki iddialarının aksine davalı şirketin davacı şirketten alacağı bulunmadığını, ... Savunma ile davalı şirket arasında 15.01.2015 tarihinde Bilgi Değişimi ve Gizlilik Sözleşmesi yapılarak, savunma sanayi işlerinin ... Basınç Döküm Makinasıyla döküm işlerinin yapılmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda 13.12.2018 tarihinde karşılıklı imzalanan protokol! gereği iş yapılsa da yapılmasa da her ayın 5'inde 105.000,00-TL ** KDV ve 27'sinde de 105.000,00-TL * KDV olmak üzere davalı şirkete ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, ancak davacı şirket eski sahibinin 02.05.2019 tarihinde vefat etmesi üzerine yeni sahiplerle yapılan 01.12.2020 tarihli Orlaklığın Çözümü Sözleşmesi'ne kadar arada geçen 19 aylık sürede davalı şirketin söz konusu alacaklarının hiçbirisinin ödenmediğini, davacı şirketin Öl.12.2020 tarihli Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi 5.2.5,maddesinde tarafların 3.firmalarla görüşmelerde birlikte hareket edeceklerinin belirtildiğini, davacının buna aykırı davranarak, sözleşmelerin yürürlükte olduğu tarihte ... bir firma ile anlaşarak, döküm imalatı yaptırdığını, bu durumdan davalı şirketin zarara uğradığını, oysa davalı şirketin, iyi niyet kurallarına uyarak ...'nın el değiştirmesi süresinde savunma sanayi işi için gelen firmaları zararı göze alıp, reddettiğini ve davacıyı beklediğini, 01.12.2020 tarihli Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'nin imzalandığını, haksız davacının borçlar hukukunun ve ticaret hukukunun temel ilkelerinin tamamını çiğneyen ve sadece kendi haklarını koruma gayesi güden Protokolü dahi çiğnediğinin de net şekilde anlaşıldığını, davacı şirket tarafından, davalının sözleşmeye aykırı hareket ederek, hatalı parça ürettiği ve davacıyı büyük zarara uğrattığını ileri sürerek taraflar arasındaki Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'ni fesih etmesinin haksız olduğunu, bu sözleşmenin imzalanmasının ardından davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarda ürün tesliminin söz konusu olmadığını, sözleşmenin yapılmasının ardından davalı tarafça sadece iki adet fatura düzenlendiğini, davacının 01.12.2020 tarihinden öncesine tekabül eden ürünlerle ilgili ancak o zaman zarfında henüz imzalanmamış olan Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'ne göre ve aslında hiçbir dayanağı olmayan iddialarda bulunduğunu, davacının kendisine teslim edilen ürünlerle ilgili hiçbir şekilde uygunsuzluk bildirimi yapmadığını, bu konuda asıl iş sahiplerine ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı kusuru hiçbir şekilde davalı şirkete atfedemeyeceğini, bu konudaki kusurun tamamıyla davacı şirkete ait olduğunu, davanın kısmen alacak mi, belirsiz alacak davası mı olarak açıldığını anlaşılamadığını, davacı firmanın şirketi devir aldığı kişi ile aralarında süren davanın sonuçlanmasının husumet yönünden bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, taraflar arasında imzalanan sözleşme, protokol, Şartname ve Teknik Çizimler, ihtarname suretleri, mahkememizce dinlenen tanık beyanları, yapılan keşif, keşfe katılan bilirkişi kurulunca düzenlenen 12/06/2024 tarihli heyet raporu, 15/01/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi kurulu 12/06/2024 tarihli raporları ile özetle; bilirkişi heyeti teknik bilirkişileri tarafından "6575 adet parçanın %l0'luk (658 Adet) rastgele seçilmiş örneklemi üzerinden yapılan dijital ... filmlerinin ... standardına göre yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, belirli hata tiplerinin kritik şiddet seviyesinin üzerinde olduğu tespit edilen ... adet parçanın reddedildiği, toplam 10 adet parçanın kabul edildiği, bu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda kabul edilen parçaların, bakılan parçaların %1,5 'unu oluşturduğu, buna göre, davalının önceleri sözlü, 01.12.2020 tarihinde ise yazılı hale gelen Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi ile üretimini üstlendiği ürünleri Sözleşmeye uygun üretmediği, davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olan ürünlerden, kendisine Sözleşme 8.madde gereğince keşide edilen 22.09.2021 tarihli noter ihtarı ile tanınan 30 günlük süre zarfında ihtamameye konu edilenleri dahi yeniden üretimini yapmadığı, aykırılığı gidermediği dikkate alındığında davacının Sözleşmeyi fesih edebileceği/dönebileceği gibi TBK 475/son madde gereğince genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının bulunacağının, zararını talep edebileceğinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemece dava dilekçesinde, davalı tarafından üretilen ve siparişlerden kabul görmeyen parça miktarlar ile parça başı ürünlere ödenen tutarlar olarak belirlenen 1.333.911,00-TL'na itibar edilmesi halinde, bu parçalardan teknik üyeler tarafından belirlenen %1,5 oranındakilerin kabul edilebileceği, diğerlerinin reddi gerekeceğinden, davacı zararının 1.314.000,84-TL olacağının hesaplandığına, Mahkemece davacı tarafça davalıya keşide edilen 22.01.2021 tarihli ihtamamede sayılan ürünlerin istenebileceğinin takdiri halinde ise bu ürünlerin dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan bedelleri toplamı 122.532,00-TL üzerinden teknik üyeler tarafından belirlenen %1,5 oranındaki kabul edilebilecek ürün bedeli düşüldüğünde, davacı zararının 120.694,02-TL olacağının hesaplandığı, bu tutardan davacı elinde kalan ayıplı ürünlerin hurda değerinin belirlenip, düşülüp, düşülmeyeceğinin takdirinin de sayın Mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiş, bilirkişi kurulu 15/01/2025 tarihli ek raporu ile de kök raporda değişiklik yapmalarını gerektirir bir husus olmadığını bildirmişlerdir.
GEREKÇE :
Dava, Dava dışı ... (iş sahibi) ile davacı şirket (üst yüklenici firma) arasındaki sözleşmeden kaynaklı özel tasarım döküm imalatı işinin davalı tarafça (alt yüklenici) ayıplı üretildiği iddiasından kaynaklı ayıplı üretilen parça bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, özel tasarım döküm imalatının yapılmasına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın çözümlenmesinde uygulanması gereken hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleridir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı BK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (TBK.md.474). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (TBK.md.477/2). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (TBK.md.477/3).
Davalı firma tarafından ürünlerin kabul edildiği, teslimden itibaren kanuni sürelerde müvekkili davacıya herhangi bir ayıp ihbarının iletilmediği, yine bu konuda davalı seçimlik haklarını da kullanmadığı, bu suretle davalının ayıp iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını savunulmuştur.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı tanıklarından; ... "...de araştırma görevlisi olarak çalıştığını, davacı şirketin ...'ın alt yüklenici şirketi olduğunu, bu işle ilgili olarak ...'ın kendilerini görevlendirdiğini, davacı şirkete ürettikleri dökümün ilgili standartlara uygun olup, olmadığının kontrolü için görevlendirildiklerini, tam tarihini hatırlamamakla beraber 2019yılında görevlendirildiğini ve halen de devam ettiğini,...'a teslim edilen ürünlerin sıkıntılı ya da uygun olmaması nedeniyle görevlendirildiklerini, davacı firmayı denetlemeye gittiklerini, yaptıkları işin malzemenin içerisindeki kusurları ve süreksizlikleri tespit etmek olduğunu, bunun da belirli bir limiti olduğunu, bu limite kadar kabul edildiğini, üstü olursa reddolunduğunu, bu kapsamda ürünün standart limitini firmanın doğru yapıp yapmadığını denetlediklerini, önce ürünün davalı firma tarafından dökümünün yapıldığı, sonra ... firmasının bunun röntgenini çekip, ondan sonrasında da denetlemesini yapıp, uygunluğunu araştırdığını, bu döküm olayı yapıldıktan sonra herhangi bir teknik uygulama yapılmadan iç kusurların tespitinin mümkün olmadığını, bu sebeple bu dökümün ... muayenesinin yapılması gerektiğini, bu döküm yapıldıktan sonra kendileri tarafından yapılan tespitte çoklukla hatalı döküm tespit ettiklerini ve bunları reddettiklerini, bunları liste halinde hem davacı firmaya, hem ...'a ilettiklerini, sürecin halen aynen bu şekilde devam ettiğini, set set ürünün içerisinde parça parça yapılan ürünün denetiminin yapıldığını, örneğin 100 tane ürünün görüntüsü geldiğinde kendilerinin bunun denetimini yaptıklarını, kendilerine ürün gösterildikçe denetim yapıldığını, kendilerinin bu ürünlerin nasıl kontrol edilmesi gerektiğini davalı firma yetkililerine sürecin başında anlattıklarını, kendisi kontrole gittiğinde tüm dökümlerin aynı firmadan yapıldığını, hatta firmanın yerinin de kendi iş yerlerinin karşısında olduğunu belirttiklerini, kendisinin döküm firması ile hiçbir bağlantısı olmadığını, bilgiyi sadece yazılı olmayarak, şifahi olarak döküm firma yetkilisine bilgi amaçlı anlattığını, yazılı olarak eksiklikleri hem ...ye hem de ...'a ilettiğini, eğitimi ise ...a kendilerinin bildirdiklerini" beyan etmiştir.
Sözleşmenin 8.maddesinde Süresi ve Sona Erme Koşulları'nın düzenlendiği, bu madde kapsamında ve yaptıkları izahatlar neticesinde sözleşmeye aykırı davrandıklarının açık olduğu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından üretilmesi istenen ve ... tarafından hatalı şekilde üretilen parçalardan “..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... şeklinde tanımlı parçalardan 50'şer adet, “... GÖVDE, ... GÖVDE” şeklinde tanımlı parçalardan 100'er adedinin, bu ihtarnamenin kendilerine tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde ayıpsız şekilde üretilerek, davacıya teslim edilmesi, aksi takdirde Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi'nin 8.maddesine göre akdedilen sözleşmenin feshedileceği ve gerekli hukuki işlemlere başlanacağı ihtar edilmiştir.
Davaya konu işle ilgili her türlü teknik şartın ... tarafından belirlendiği, buna uygun olarak davalı firmadan gelen dökümlerin inceleneceği işin ilk alım safhasında alt firmada (...) ... görüntülerini aldıklarını, uygun olup, olmadığı bilgisinin kendilerine geldiğini, uygun olmayan ürünleri davalı firmaya iade edildiği, 2019 yılı Ekim ayında ...'ın ... 'ye denetim görevi verildikten sonra tüm teslim edilen ürünler en baştan itibaren ... Denetiminden geçirilerek teslim edilen ürünlerin özel üretim olduğu ... imalatı kapsamında üretilen imalat olması sebebiyle imalatın ayıplı olup olmadığı denetimin ... tarafından yapılmasıyla ortaya çıktığı hususu ve ayıbın niteliğinin gizli ayıplı olduğu dosya kapsamında anlaşılmıştır. Davalının yaptığı özel tasarım dökümlerin bilirkişi raporuna göre gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, söz konusu dökümlerin imalat-üretim aşamasında yapılan hatalar ve uygunsuzluklara bağlı olarak gizli ayıplı olduğu Yargıtay kararları uyarınca tanık anlatımları gözetilerek ayıp bildiriminin kabulü gerektiği Buna göre, davalının Önceleri sözlü, 01.12.2020 tarihinde ise yazılı hale gelen Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi ile üretimini üstlendiği ürünleri Sözleşmeye uygun üretmediği, davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olan ürünlerden, kendisine Sözleşme 8.madde gereğince keşide edilen 22.09.2021 tarihli noter ihtarı ile tanınan 30 günlük süre zarfında ihtarnameye konu edilenleri dahi yeniden üretimini yapmadığı, aykırılığı gidermediği dikkate alındığında davacının Sözleşmeyi fesih edebileceği/dönebileceği gözetilerek ayıp niteliğindeki üretim hatasından kaynaklandığı anlaşılan ayıptan kaynaklı zarardan davalının sorumlu olduğu sabit hale gelmiştir. Davacı tarafça davalıya keşide edilen 22.01.2021 tarihli ihtamamede sayılan ürünlerin istenebileceği bu ürünlerin dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan bedelleri toplamı 122.532,00-TL üzerinden bilirkişi tarafından belirlenen 1,5 oranındaki kabul edilebilecek ürün bedeli düşüldüğünde, davacı zararının 120.694,02-TL olacağı, taleple bağlı kalınarak 100.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin saklı tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE;
1-100.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı ile olmak üzere toplam 1.799,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 235,75 TL tebligat ve posta gideri ile 210.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.355,00 TL keşif araç gideri ve 1.912,35 TL keşif harcı olmak üzere toplam 213,503,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı