T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1070 Esas - 2025/32
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1070 Esas
KARAR NO : 2025/32
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2016
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili kooperatif arasında imzalanan 15.11.2010 tarihli yazılı sözleşme ile her blokta iki adet olmak üzere toplam 6 adet 8 kişilik tam otomatik asansörlerin montajı konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili kooperatifin söz konusu anlaşma uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı borçlunun tüm şifahi ve yazılı taleplere rağmen asansörlerin eksiksiz olarak teslimini gerçekleştirmediğini, sözleşmeye rağmen davalının asansör imalat ve montajını süresinde tamamlamadığını ve hali hazırda birçok eksikliğin bulunduğunu, asansördeki eksiklikler için ... Şti. tarafından 26-27.05.2014 tarihinde Kontrol Raporları düzenlendiğini, "... Blok Sol Asansör için ... kalem, ... Blok Sağ Asansör için ... kalem, ... Blok Sol Asansör için ... kalem, ... Blok Sağ Asansör için ... kalem, ... Blok Sol Asansör için ... kalem, ... Blok Sağ Asansör için ... kalem eksiklik tespit edildiğini, davalıya kontrol firması tarafından düzenlenen raporlar hakkında bilgi verildiğini, raporlardan birer suretin 05.06.2014 tarihinde elden teslim edildiğini, davalının kontrol raporlarını alarak asansörler ile ilgili eksiklikleri en kısa zamanda giderileceğini yazılı olarak belirtmiş olmasına rağmen eksiklikleri gidermek adına hiçbir gayret ve girişimde bulunmadığını, 04-05.09.2015 tarihinde yine ... Şti. tarafından kontrole gelindiğini ve bir önceki raporlarında olduğu gibi “... Blok Sol Asansör için ... kalem, ... Blok Sağ Asansör için ... kalem,... Blok Sol Asansör için ... kalem, ... Blok Sağ Asansör için ... kalem, A Blok Sol Asansör için 54 kalem, A Blok Sağ Asansör için 52 kalem eksiklik” tespit edildiğini, davalının imzalanan sözleşmelerin hükümlerini yerine getirmediğini, üzerine düşen yükümlülüklerin teminatı olarak düzenleyerek vermiş olduğu 50.000.00 TL tutarındaki ... numaralı ... Bankası ... Şubesine ait çekin haklı olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, buna rağmen davalının icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, alacağı icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, alacak miktarını %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin teslimi için öngörülen sürenin üzerinden 3,5 yıl gibi bir süre geçtiğini, asansörlerin davacı yanca fiilen teslim alındığını ve bu süre zarfında kullanıldığını bu nedenle davacının müvekkiline karşı işbu sözleşme kapsamında ileri sürebileceği alacağın zaman aşımına uğradığını, davaya konu çekin bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını da haiz olmadığı gibi işbu davada yazılı delil başlangıcı da olamayacağını, çekin lehtar kısmında teminat ... Kooperatifi yazmakta olup hukuken geçerli bir lehtar bulunmadığından bu belgenin alacak için yazılı delil başlangıcı sayılamayacağını, davacı Kooperatif Yönetiminin sözleşme kapsamında teminat olarak düzenlediği tartışmasız olan ve lehtar kısmında sadece Teminat yazılı olarak kendilerine teslim edilen bedelsiz çeki kendi unvanlarını da ekleyerek kötü niyetle icra takibine aktardığını, takibin haksızlığının açık olduğunu ve kendilerince yapılan itirazın da son derece yerinde olduğunu, müvekkilinin 6 adet asansörü davacıya fiilen teslim etmiş olup asansörlerin 3 yılı aşkın süredir aktif şekilde kullanılmakta ve periyodik bakımlarının da halen müvekkili şirket tarafından yapılmakta olduğunu, ... raporunda tespit edilen eksikliklerin önemli kısmının müvekkilinin değil davacını sorumluluğundaki inşai eksiklikler olduğunu, bu inşai eksiklikler giderilmeden ruhsat işlemlerinin tamamlanmasının mümkün olmadığını, davacının bu edimleri yerine getirmediğinden asansörlerin ruhsatının alınamadığını, davacının hiçbir işlem yapmadan hatta müvekkiline bir ihtar dahi çekmeden elindeki teminat çeki kadar icra takibi başlattığını, yaklaşık 3 yıldır teslim aldığı ve fiilen kullandığı asansörlerle ilgili 50.000.00 TL kadar fahiş ve uydurma bir borç çıkartıp elindeki teminatı icraya koyduğunu bu durumun davacının kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil özetleri, tarafların ticari defter ve belgeleri, keşif, 02/10/2017, 10/01/2022 ve 04/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporları, BAM ilamı ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, asansör montaj işini konu alan eser sözleşmesine dayalı olarak verilen senedin tahsili için genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... esasına kayden açılan davada, Mahkememizce 14/11/2017 tarihinde ... esas, ... karar sayılı kararla, davacı kooperatifin tacir olmadığından ve mutlak ticari davada bulunmadığından asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda, 24/05/2018 tarih ...-... E-K. Sayılı kararla, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 23/03/2021 Tarih ve ...-... E-K sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu kez Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kaydedilen dosyada, 03/03/2022 tarihinde ... esas, ... karar sayılı karar ile davacı kooperatifin tacir sayıldığından her iki tarafında tacir sayılması nedeniyle nispi ticari davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiş, bu haliyle mahkemeler arası olumsuz görev uyuşmazlığı oluşmasına rağmen dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerekirken mahkememize gönderildiği ve mahkememizin ... esas sırasına kaydedildiği anlaşılmakla, Mahkememizin 27/10/2022 tarih ...-... E-K.sayılı ilamı ile mahkemeler arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığın giderilmesi için dosya Ankara BAM ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, Ankara BAM ... Hukuk Dairesinin 21/09/2023 tarih ...-... E-K. Sayılı ilamı ile de mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmakla, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Ankara Batı İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası incelendiğinde; 18/05/2016 tarihinde açılan takibin alacaklısının davacı ... Kooperatifi olduğu, takip borçlusunun ise davalı ... Şti. olduğu, 50.000,00TL alacağın tahsiline ilişkin takip olduğu, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan 02/10/2017 tarihli heyet raporunda; Dava konusu 6 adet asansördeki eksik ve hatalı imalat bedelinin piyasa rayiçlerine göre KDV dahil 31.389,80TL olacağı, davacının davalı aleyhine açmış olduğu icra dosyası ile başlattığı ilamsız icra takibinin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 31.389,80TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Görevsiz Mahkemenin ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan keşif sonrası sunulan 10/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "23.03.2021 tarihli BAM kararı gereği yapılan incelemede
a) Eksik ve ayıplı olduğu belirtilen işlerin hangilerinin eksik, hangilerinin ayıplı olduğu hususlarında; 26-27.05.2014 tarihinde ... tarafından hazırlonan raporda belirtilen tespitlerin ayıplı ifa olarak değerlendirilmesi; Asansörlerin tescil işlemlerinin tamamlanmamış olmasının eksik iş olarak değerlendirilmesi; Eksik iş olarak belirtilen asansörlerin tescil işlemlerinin gerçekleştirilmemiş olmasının yukarıda belirtilen nedenler ile ayıplı ifa yönünden davacıya sorumluluk yüklemeyeceği,
b) Ayıplı işlerin gizli veya açık ayıp olup olmadığı hususlarında; Yukarıda belirtilen nedenlerle ayıplı ifa edilen unsurların gizli ayıp niteliğinde olduğu,
c) Ayıplı işlerde TBK'nın 474, maddesinde öngörülen şekilde ihbar yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı,
Raporumuzda belirtilen gerekçeler ile dava kapsamında açık ayıp bulunmadığı düşünülmektedir.
d) Gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin TBK'nın 477 maçldesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği,
Raporumuzda belirtilen gerekçeler ile dava kapsamında bulunan gizli ayıp niteliğindeki kusurları ile ilgili ihbar yükümlülüklerine uyulduğu düşünülmektedir.
e) İş sahibinin hangi seçimlik hakkı kullanabileceği hususu ile ilgili olarak;
Davacının yönetmelik şartlarını karşılar şekilde asansörlerin bakımını 3 yıl süre ile davalı şitket ile yaptığı, Asansör ile ilgili ortaya çıkan dava konusu eksikler ile ilgili olarak davalı şirkete gereken uyarıları yaptığı düşünülmektedir.
Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda yapılan incelemede; Davalının iddiaları arasında yer verilen; defter kayıtları hakkında; Bilirkişi Heyetimizce yapılan incelemede, 155,000-TL (KDV hariç) sözleşme bedelinin 15.000-TL'lik kısmına ilişkin nakit ödeme yükümlülüğünün yerine getirildiği, 5.000-TL kısmı için ödeme tespiti bulunamadığı, 100.000-TL'lik kısmına tekabül eden ... blok ... numaralı dairenin devrine ilişkin yükümlülüğün yerine getirildiği, 35.000-TL'lik kısmına tekabül eden, dava dışı 3.kişi ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin muhasebe kaydında, söz konusu tutarın kişi borcundan mahsup edildiği, bakiyenin 100 Kasa hesabına kaydedildiği, buna karşın makbuz üzerinde “... Ltd verilen senet karşılığı” ibaresinin yer aldığı, dava dosyasında söz konusu senede rastlanılamadığı hususları birlikte dikkate alınarak, 35.000-TL için ödeme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususundaki takdirin Sayın Mahkemede olduğu, buna göre toplam bedel üzerinden 115.000-TL kısmı için yükümlülüğün yerine getirildiği yönünde kanaatin olduğu, 35.000-TL kısmının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 5.000 TL kısmının ise yerine getirilmediği, tespit edilen eksikliklerin davacının sorumluluğundaki inşai eksiklikleri olduğu ve bu inşai eksiklikler nedeniyle ruhsatın alınamadığı hususu ile igili olarak; her iki tarafın sorumluluğunda eksiklikler bulunduğu, ancak davacı şirket sorumluluğunda olan eksikliklerin daha fazla olduğu, bu eksikliklerin davacıya bildirilmemiş olmasından dolayı davacının bu konuda sorumlu tutulamayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
BAM kararında önceki bilirkişi raporunun yetersiz görülmesi hususu dikkate alınarak, görevsiz mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda eksik ve hatalı imalat bedelinin hesaplanmamış olması gözetilerek, BAM kararında belirtilen yargıtay içtihadındaki ilkeler doğrultusunda ayıp giderim bedelinin belirlenmesi ve raporda sözleşme bedelinin tamamının davacı tarafından karşılanmadığı tespiti gözetilerek, davacının talep edebileceği nihai tazminatın hesaplanması bakımından ek rapor düzenlenmek üzere dosya önceki bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, düzenlenen 04/09/2024 tarihli raporda özetle; "...Kök raporumuzda belirtilen sözleşme bedeli olan 155.000,00 TL (KDV HARİÇ) üzerinden yapılan değerlendirmede, 115.000-TL kısmı için yükümlülüğün yerine getirildiği yönünde kanaatin olduğu, 35.000-TL kısmının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 5.000 TL kısmının ise yerine getirilmediği hususu dikkate alındığında,
35.000,00 TL lik bedelin davacı tarafından ödenmiş olduğunun kabul edilmesi halinde; Sözleşme tarihi olan 15.11.2010 itibari ile davalının davacıya, (155.000,00-115.000,00-35.000,00+17.876,80) 12.876,80 TL borçlu olacağı;
35.000,00 TL lik bedelin davacı tarafından ödenmemiş olduğunun kabul edilmesi halinde ise; Sözleşme tarihi olan 15.11.2010 itibari ile davacının davalıya, (155.000,00-115.000,00-17.876,80) 22.123,20 TL borçlu olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; bam bozma ilamı doğrultusunda alınan raporda da belirtildiği şekilde sözleşme bedeli olan 155.000,00 TL (KDV hariç) üzerinden yapılan değerlendirmede, 115.000-TL kısmı için yükümlülüğün yerine getirildiği, 16/12/2012 tarihli ... Koopeartifine ait tahsilat makbuzunda, "... Ltd verilen senet karşılığı" açıklamasıyla ...dan tahsil edildiği dosya kapsamından anlaşıldığından 35.000-TL'lik kısım yönünden de yükümlülüğün yerine getirildiği, 5.000 TL kısmının ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda yerine getirilmediği tespiti dikkate alındığında; sözleşme tarihi olan 15.11.2010 itibari ile davalının davacıya, (155.000,00-115.000,00-35.000,00+17.876,80)= 12.876,80 TL borçlu olacağı, sözleşmeye konu belirtilen işlerin gizli ayıplı olduğu, ihbar yükümlülüklerine bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde uyulduğu, davacının ayıplı işler nedeniyle bedelden indirim hakkını kullanabileceği sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 12.876,80 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde dosya arasında bulunan icra dosyasının iadesine,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 879,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 603,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 275,74 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 603,88 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 637,38 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 419,90 TL keşif harcı, 80,00 TL keşif araç ücreti, 656,45 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.656,35 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 941,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 12.876,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza