T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/1192 Esas - 2024/1038
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2023/1192 Esas
KARAR NO: 2024/1038
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;23/08/2022 tarihinde Müvekkili ...’a ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş bulunduğunu, kaza aşamasında oluşan hasar nedeniyle de müvekkiline ait ... plakalı araçta değer kaybının meydana gelmiş olduğu, Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu, müvekkilin ise kusursuz olduğunun tespit edilmiş bulunduğunu, meydana gelen kaza aşamasında müvekkile ait ... plakalı araçta yapılan onarımlar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenmesi için kendileri tarafından ekspertiz raporu düzenlettirilmiş olduğunu, anılan rapor içeriğinde ise, gerçekleşen kaza nedeniyle ... plakalı araç üzerinde oluşan değer kaybı bedelinin 135.000,00 TL olacağının belirlenmiş Bulunduğunu, davalı aracının sigorta şirketinin davalı sigorta şirketi olduğunu, davalıların zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, dava açılmadan önce ekspertiz incelemesi yaptırılması için 600,00 TL ücret ödendiğini, bu giderin de yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, Müvekkiline ait ... plakalı aracın 23.08.2022 Tarihli trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zarardan dolayı fazlaya dair talep ve dava hakları mahfuz kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile tahsiline, 600,00-TL bedelli ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; ...'a ait ... plakalı araç için daha önce talep edilen 100,00-TL değer kaybı tazminatının 59.900,00-TL arttırarak toplam 60.000,00-TL'nin kaza tarihinden (23.08.2022) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, argılama gideri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin de Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın muaccel olmadığını, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira belgelerin eksik teslim edilmesinin hukuki sonucu müvekkili şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olup mevcut poliçede limitin 1,000,000.00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, müvekkili şirketin üzerine düşen mali sorumlulukları ... Şirketi'ne 27.10.2023 tarihinde 84,403.74 tl maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirdiğini, müvekkilinin sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, asla borcu kabül anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza tarihi olan 23.08.2022 tarihini esas alarak faiz hesabı yapmasının kabul edilmediğini, Muaccel hale gelmemiş bir borcun ferilerinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu da olmayacağını, aksi kanaatte ise faize esas alınabilecek tarih ancak karar tarihi olacağını, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun avans faizi üzerinden değil, yasal faiz üzerinden hesaplanabileceğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabulü ile yetkili mahkemeye gönderilmesine,aksi takdirde davanın öncelikle usulden, esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 19/04/2024 tarihli raporu ile özetle; meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...’in %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın tamamen kusursuz olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...ın tamamen kusursuz olduğunu, dava konusu kaza aşamasında hasarlanan ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin ise 60.000,00 TL, (Altmış Bin Lira) olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 07/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök rapor kapsamına yapılan beyan ve Sayın Mahkemenin kararı itibariyle dosya muhteviyatında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonrasında 19.04.2024 tarihli kök rapor kapsamında açıklanmış olan tüm tespit ve belirlemelerin aynen geçerli olduğunu, bu durum itibariyle de, Meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın ve ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın tamamen kusursuz oldukları belirlemelerinin aynen geçerli olduğu, dava konusu kaza aşamasında hasarlanan ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL, (Altmış Bin Lira) olacağını, özel talep ile düzenlenmiş olan Değer Kaybı ekspertiz raporu içeriğinde belirlenmiş olan 135.000,00 TL reel değer kaybı bedelinin tespiti aşamasında ... plakalı aracın kaza tarihi olan 23.08.2022 tarihindeki hasarsız hal bedelinin değil de, anılan aracın kaza tarihinin yaklaşık 11 ay sonrasındaki rapor tarihi olan 26.07.2023 tarihindeki hasarsız hal bedelinin dikkate alınarak belirlenmiş olması itibariyle rapor içeriğinde belirtilen 135.000,00 TL (Yüz Otuz Beş Bin Lira) reel değer kaybı bedelinin dosya kapsamı değerlendirmelerde dikkate alınmasının hatalı olacağı kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olay Kaza sonrası polis memurlarınca düzenlenmiş olan tutanak kapsamından anlaşıldığı üzere araçlar arasında meydana gelen ilk çarpışmanın düz istikamette seyir halinde olan araç sürücüsü ... yönetimindeki davacıya ait ... plakalı aracın sol yan kısmı ile kavşak alanı içinde sola dönmekte olan sürücü ... yönetimindeki davalı sigortalı ... plakalı aracın ön kısmı arasında ikinci çarpışmanın ise yine düz istikamette seyir halinde olan ... plakalı dava dışı aracın ve sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçların ön kısımları arasında meydana gelmiş olduğu belirlenmektedir.Belirlenen tespitler ve mevcut beyan itibariyle kaza anında sürücü ... yönetimindeki davalı sigortalı ... plakalı aracın seyir yönüne hitaben kavşak alanı girişinde KIRMIZI IŞIĞIN yanmakta olduğu, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ve sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın seyir yönüne ise YEŞİL IŞIĞIN yanmakta olduğu süreçte kavşak alanına girmiş oldukları belirlenmektedir. Trafik kazasının meydana gelmesindeki etkenin, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in seyrini sürdürdüğü esnada kendisine hitaben yanan KIRMIZI IŞIĞIN anlamına uygun olarak mutlak bir duruşa geçerek sağ yan tarafındaki kavşak kolunu kendi seyir yönlerine hitaben seyir halinde olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemesinin olduğu görülmektedir. Açıklanan bu nedenlerden dolayı olay yeri sinyalize ışık kontrollü kavşakta kendi seyir yönüne hitaben “yanmakta olan KIRMIZI IŞIĞIN” anlamına uygun olarak davranmayan ... plakalı davalı sigortalı aracın sürücüsü ...'in dava konusu trafik kazasında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47.,52. Ve 57.Maddelerini ihlali dolayısıyla yine aynı Kanunun 84.Maddesi gereği asli ve tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, davalıdan talepte bulunmuştur.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre yapılan değerlendirme ile 60.000,00 TL olduğu, 60.000,00 TL değer kaybının 10/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 60.000,00 TL değer kaybının 10/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına,
2-Alınması gereken 4.098,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harç ile 1.022,94 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.805,81 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı ile 1.022,94TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.601,04 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 98,50 TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 3.198,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı asilin ve davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı