T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1397 Esas - 2024/1368
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1397 Esas
KARAR NO : 2024/1368
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.06.2022 tarihinde, davalı ...'in maliki olup davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in tamamen kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın Pert-Total derecesinde hasarlanmasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından araç değeri 150.000,00 TL, sovtaj değeri 77.300,00 TL ve kusur oranları da %50-%50 olarak kabul edilerek, kusuru oranında davacı tarafa sadece 36.350,00 TL ödeme yapıldığını, davacının şikayeti üzerine Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporuna göre ise davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, dolayısıyla davacının kusursuz olması sebebiyle 72.700,00 TL.den kalan 36.350,00 TL'nin de kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin gerektiğini, davacıya ait aracın piyasa rayiç değeri belirlenmişken, davacıya ödenen 36.350,00 TL ile davacının zararının giderilmediğinin aşikar olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL eksik ödenen bedel ile yine şimdilik 100,00 TL çekici bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 2022 yılı için 50.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından eksper ataması yapılarak davacıya ait araç değerinin 150.000,00 TL, sovtaj değerinin de 77.300,00 TL olmak üzere davacı ile de mutabık olunduğu ve %50 kusur oranına göre 36.350,00 TL ödemenin 30.11.2022 tarihinde davacıya yapıldığını, dolayısıyla sorumluluklarının kalmadığını beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ... plakalı aracın maliki olup, aracını diğer davalı sürücü ...'e vermiş olmaktan başka kazanın oluşumuna etken ve kusurlu bir durumunun olmadığını, bu bağlamda kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu, davalıya ait aracın diğer davalı sigorta şirketine sigortalı olup davacı zararının da sigorta şirketi tarafından karşılanması nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını belirtilerek, açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
... Sigorta A.Ş. ile davacı arasında düzenlenen "İBRANAME VE MUTABAKATNAME'de; Dava konusu araç hasarsız değerinin 150.000,00 TL, sovtaj değerinin 77.300,00 TL, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının %50-%50 olup, aracın hasarlı hali davacıda kalmak koşulu ile sigorta şirketinden 36.350,00 TL almış olmakla ibra olunduğu belirtilmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bakiye maddi zararların tazmini talebine ilişkindir.
03/06/2023 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ...a ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 14/06/2024 tarihli raporda özetle; "... plakalı araç sürücüsü davacı ... ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in karışmış oldukları kazanın oluşumunda, kimin kural ihlali işlediği, dolayısıyla kimin kırmızı ışık ihlali ile kazaya neden olduğu mevcut deliller ile somut olarak anlaşılamadığından, Tehlike Sorumluluğuna Katlanma İlkesi gereğince, tehlike eşit varsayıldığından; kazanın meydana gelmesinde kusurun, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ve davacı sürücü ... arasında yarı yarıya %50 - %50 oranında paylaştırılabileceği, davacıya ait ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da aracın hasarsız değeri ile hasarlı haldeki sovtaj değeri arası fark olmakla (150.000,00 TL — 77.300,00 TL) = 72.700,00 TL olacağı, aracın hasarlı haliyle davacıda kaldığı anlaşılmakla da, davalılar sorumluluğunun davalı sürücünün kusuru oranına tekabül eder şekilde (%50x72.700,00 TL) = 36.350,00 TL olacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından da ... plakalı araç maliki davacı ...'e de ... üzerinden 30.11.2022 tarihinde 36.350,00 TL hasar bedelinin ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davacının davalılardan bakiye hasar tazminatı talebinin olmayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin açılan Ankara Batı ... ASCM'nin ... esas, ... karar sayılı ilamının incelenmesinde; ceza davası kararında kusura ilişkin kabul edilen maddi olgunun bilirkişi raporuyla uyumlu olduğu, çelişki içermediği görüldüğünden 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; tarafların eşit kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle davacının bakiye değer kaybı tazminatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine çekici masrafları yönünden ise, davacının dosyaya sunduğu çekici fişinin tarihinin 11/06/2022, kaza tarihinin ise 03/06/2022 olduğu, çekici fişinde dava konusu aracın çekildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, söz konusu fişin tek taraflı ve sonradan düzenlenebileceği gözetildiğinde dolaylı zarar olan çekici masrafı nedeniyle davacının zarara uğradığını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle her iki talep yönünden de davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/12/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza