T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/204 Esas - 2023/1329
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2023/204 Esas
KARAR NO: 2023/1329
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
K.YAZIM TARİHİ: 15/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ile oto yedek parça satıcısı ... (... Market) arasındaki ticari ilişki sebebi ile aralarında, ... Ltd. lehine cari hesap alacağı meydana gelmiş olduğunu, söz konusu alacağın borçlu taraf olan ... tarafından ödenmediğini, borcun tahsili amacı ile yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalması ve söz konusu alacaklı otomotiv şirketinin (... Otomotiv Ltd.) uğramış olduğu zararın davalı tarafından karşılanmaması ve bu nedenle ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi amacıyla, borçlu-davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyasında icra takibi yoluna başvurulduğunu, ancak davalı-borçlu tarafın icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin haklı alacağından mahrum kaldığını beyan ederek, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı ve alacağın likit olması sebebi ile davalıya en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2022 yılına ait BA BS formları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, 13/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davacı şirketin yasal defterlerinin incelenmesinde; davacı şirketin 2022 yılı itibariyle yasal ticari defterlerinin tasdiklerinin zamanında yaptırılmış oldukları ve buna göre davacı şirketin 2022 yılı itibariyle ticari defter kayıtlarının, HMK. 222 maddesine göre delil niteliği taşıdığı, davacı Şirketin Yasal Defter Kayıtlarına Dayalı Cari Hesap İncelenmesinde; davalının, davacıdan mal alımlarıyla ilgili olarak kendisine davacı tarafından 8 adet satış faturasının kesildiği, ancak davalının kendisine kesilen 23.06.2022 tarih ve 5.431,54TL tutarlı son faturadan sonra davacı şirkete 5.000,00TL borç bakiyesinin kaldığının tespit edildiği, açılan icra takip masraflarıyla birlikte davalının nihai borcunun 5.229,35TL ye ulaştığı, davalı ...’ın dava tarihi öncesi veya sonrasında, bu söz konusu borcunu ödemiş olduğuna dair banka dekontu vb. gibi kanıtlayıcı bir belgeyi dava dosyasına sunamadığı ve sonuç olarak borcunu ödediğini kanıtlayamadığı için, davalının davacıya olan borcunun: 5.229,35 TL olduğu, aynı şekilde davacının da davalıdan olan alacağının 5.229,35TL olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 03.10.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 04.10.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan, taraflar arasında alım - satımdan kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, davacının satıcı, davalının alıcı olduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcu ödemediğini iddia ederek davalının takibe vaki haksız itirazının iptalini talep etmiş; davalı yan ise, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediğinden ve duruşmaları takip etmediğinden savunmaları tespit edilememiş, ancak borca itiraz dilekçesinden borcu kabul etmediği anlaşmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 5.000,00TL kadar alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 3 adet belge karşılığında KDV hariç 17.043,97TL tutarında ve 6 adet belge karşılığında KDV hariç 10.074,36TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 3 adet belge karşılığında KDV hariç 17.043,97TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin KDV hariç 17.043,97TL yönünden örtüştüğü, 10.074,36TL yönünden örtüşmediği tespit edilmiştir.
Dava değerine göre tanık dinlenebileceğinden davacıya tanık bildirmek üzere süre verilmiş ancak davacı yan tanık deliline başvurmamıştır.
Davalıya gerek tensip zaptı ile gerekse ön inceleme duruşmasında verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 13/08/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtlarına göre davalının kendisine kesilen 23.06.2022 tarih ve 5.431,54TL tutarlı son faturadan sonra davacı şirkete 5.000,00TL borç bakiyesinin kaldığının tespit edildiği, açılan icra takip masraflarıyla birlikte davalının nihai borcunun 5.229,35TL ye ulaştığı rapor edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan cari hesaba dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden 08/01/2022 - 23/06/2022 tarih aralığında davacı tarafça davalı adına toplam 8 adet fatura tanzim edildiği, bu faturaların davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlendiği, davalı yanın bir kısım ödemelerinin kayıtlara işlendiği, takip tarihi itibariyle 5.000,00TL bakiye kaldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ve davacı yanın vergi dairesine yaptıkları bildirimler kısmen örtüşmemekteyse de, bir kısım bildirimler yönünden taraf bildirimlerinin örtüştüğü, bu itibarla davacının akdi ilişkinin varlığını kanıtladığının kabulü gerekmektedir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK madde 222/3 uyarınca davacı defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve davacı defterlerine göre davacının 5.000,00TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacının davasının kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit(belirlenebilir/bilinebilir) olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden %20'si olan 1.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan %20'si olan 1.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 341,55TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 161,65TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 234,25TL tebligat ve posta gideri ile 1.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.734,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince takdir ve hesap edilen 5.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.19/12/2023
KatipHakim
e-imzalıe-imzalı