T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/400 Esas - 2024/1121
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/400 Esas
KARAR NO : 2024/1121
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2023
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
K.YAZIM TARİHİ: 19/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili tarafından keşide edilerek ...'e verilen ... Bankası 15.10.2016 keşide tarihli, ... çek nolu, 25.000,00TL bedelli çekin ödendiğini, söz konusu çekin keşide tarihinde tahrifat yapılmak suretiyle bankaya ibraz edildiğini, karşılıksızdır ibaresi yazıldığını, müvekkili tarafından öğrenildiğini ve akabinde davalı yanca Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu çek bedelinin ödendiğini, ancak davalı yanın kötü niyetli olarak çeki bankaya ibraz ettiğini ve uhdesinde tutmakta olduğunu, söz konusu çekteki tahrifat olayı davalı yanca bilinmekte olup, başlatılan icra takibi genel haciz yoluyla icra takibi olduğunu, etkisi ve gücü genel haciz yoluna göre çok daha fazla olan Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluna başvurulmadığını, ödemesi yapılan çekin taraflarınca alınmaya çalışıldığını ancak çekin ellerine ulaşmadığını, iş bu sebeplerle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/34 E. sayılı dosyasında çekin iadesinin talep edildiğini, ancak Mahkeme'nin 2019/112 sayılı kararıyla davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddine karar verildiğini, söz konusu çekte keşide tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında tahrifat yapılarak bankaya ibraz edildiği gerekçesi ile suç duyrusunda bulunulduğunu, bahse konu çekin iadesi için Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş olup, dosya kapsamında arabulucu toplantısı yapıldığını, ancak taraflar bu konuda anlaşılamamış olup toplantının anlaşmama üzerine sonlandırıldığını beyan ederek, muhatabı ... Bankası Şubesi olan 15.10.2016 keşide tarihli (tahrifat yapılarak keşide tarihi15.10.2017 olarak yazılan) 25.000,00TL çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çekin davalıdan istirdatına ve davalı tarafın %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Mahkememizin 2019/34 esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, davacının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, banka kayıtları, dava konusu çek aslı, davacının yazı örneklerinin bulunduğu belge asılları, davacının huzurda alınan yazı örnekleri, 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, incelemeye konu ... Bankası A.Ş. ... Ankara Şubesinin ... IBAN numaralı hesabına ait keşidecisi ... olan, ... adına düzenlenmiş ...-15.07.2017 keşide yer/tarihli ve ... çek numaralı “25.000“TL'lik (TACİR) çek üzerinde ... adına atılı bulunan düzeltme imzanın , dava dosyasındaki mevcut mukayese imzalarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı (...”ın hakiki imzalarının model alınması suretiyle takliden oluşturulmuş sahte imza olduğu) kanaatine varıldığı, incelemeye konu ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesi, ... IBAN numaralı hesabına âit keşidecisi ... olan,... adına düzenlenmiş ... çek numaralı 25.000 TL'lik (TACİR) çekin keşide tarih bölümünün çekin tanzimi esnasında; (muhtemelen) “15.10.2014” olarak yazılarak düzenlendiği, bilahare yıl hanesinin birler basamağının bulunduğu alanın üzerinin dak-sil (örtücü madde) ile kapatıldığı, bu bölümde evvelce yazılı bulunan ancak mükerrer kalem hareketleri nedeniyle tam olarak okunabilmesi mümkün olmayan “4” rakamına ait olabileceği değerlendirilen hat kalıntıları üzerine bilahare “7” rakamının mükerrer kalem hareketleriyle yazıldığı ve söz konusu çekin keşide tarihi bölümünün (muhtemelen) “15.10.2014” iken tahrifen “15.10.2017” haline dönüştürüldüğü/getirildiği, ayrıca, “15.10.2017” haline dönüştürülen/getirilen keşide tarihi bölümünün alt kısmına da ... adına düzeltme imzanın sahte olarak atılması suretiyle söz konusu çekin halen mevcut durumuna getirildiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedi kapsamında davacının borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı yan, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 15/10/2016 keşide tarihli 25.000,00TL bedelli çekin keşide tarihinin tahrifat sonucu 15/10/2017 olarak değiştirilerek Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takibe konu edildiğini iddia ederek çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve çekin davalıdan istirdadını talep etmiştir.
Davacı yanın istirdat yönünden talep sonucu açık olmadığından Mahkememizce davacı yana istirdat talebinin İİK madde 72/7 kapsamında mı yoksa TTK madde 758 uyarınca TTK madde 792 kapsamında mı istirdat olduğu açıklattırılmış, davacı vekili 05/12/2023 tarihli duruşmada davanın İİK madde 72 kapsamında istirdat olduğunu açıklamış, ardından 19/12/2023 tarihli beyan dilekçesiyle çekin ödendiğini beyan ederek buna ilişkin tahsilat makbuzunu sunmuştur. Bu doğrultuda davanın İİK madde 72/7 kapsamında istirdat olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık buna göre neticelendirilmiştir.
Uyuşmazlık konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait 15/10/2016 keşide tarihli 25.000,00TL bedelli çekin
keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, ... tarafından çekin ... İnşaat ...'a ciro edildiği, ... İnşaat ... tarafından ... Şti.'ne, ciro edildiği, ... Şti. tarafından ise ... Şirketi'ne ciro edildiği, yetkili hamilin ... Şirketi olduğu, hamil tarafından çekin keşideci, lehtar ve cirantalar aleyhine olmak üzere ilamsız icra takibine konu edildiği tespit edilmiştir.
Davacı iddiası çekin keşide tarihinin 15/10/2016 iken tahrifat sonucu 15/10/2017 olarak değiştirildiğine dayanmaktadır.
Mahkememizce bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan 13/08/2024 tanzim tarihli raporda çekin keşide tarihinin tahrifat ile 15/10/2017 yapıldığı tespit edilmiştir. Nitekim soruşturma aşamasında alınan 26/04/2022 tanzim tarihli raporda da benzer şekilde tespit yapılmıştır.
Uyuşmazlık konusu çekin dosyaya sunulan 15/10/2016 tarihli tahsilat makbuzundan anlaşıldığı üzere, keşide tarihi olan 15/10/2016 tarihinde çek bedelinin ... Şti. tarafından davacıdan tahsil edildiği, çekin bu tarihten sonra keşide tarihinde oynama yapılarak bankaya ibraz edildiği ve takibe konu edildiği anlaşıldığından davacının menfi tespit davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, ... Bankası ... ... Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı ... olan ... çek numaralı 15/07/2017 tarihli 25.000,00TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacının İİK 72/7 uyarınca istirdat talebine gelince ödemenin davadışı ... Şti.'ne yapılmış olduğu, davalıya yapılan bir ödeme tespit edilemediğinden, icra takibinin ise itiraz ile durması sebebiyle bir tahsilata rastlanılmadığından istirdat talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmekle reddine karar verilmiştir. Davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
a-Türkiye ... Bankası ... ... Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı ... olan ... çek numaralı 15/07/2017 tarihli 25.000,00TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
b-Davacının istirdat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 1.707,75TL karar ve ilam harcından peşin alınan 426,94TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,81TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 426,94TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 632,44TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 162,50TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.662,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince takdir ve hesap edilen 25.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 24/10/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı