T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/646 Esas - 2023/1367
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2023/646 Esas
KARAR NO: 2023/1367
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/06/2023
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
K. YAZIM TARİHİ: 15/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;01/12/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın, ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve kaza sonucunda müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, davaya konu kazada, davalı ... Türk Sigorta Şirketi tarafından ZMMS kapsamında teminat altına alınan (Poliçe No: ...) ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ruhsattaki plakası ... olduğunu, sivil plaka tahsil edilmiş olup ... plaka numarasını aldığını, sunulan hasar ekspertiz raporunda müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 5.015,00 TL olduğunun belirtildiğini, mevcut kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, gerek hasarlanan parçalar gerekse tramer kaydı nedeniyle aracın rayiç bedelinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti amacıyla Sigorta Eksperinden faydalanıldığını, K.D.V dahil 724,06 TL ödeme yapıldığını, davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar bedelinden kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik sigortacısı konumunda bulunan ... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumlu olduğunu, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu md. 117 gereğince haksız fillerde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğünü, bu nedenle haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi talep ettiklerini, davalı şirkete 19/04/2023 tarihinde başvurduklarını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile, değer kaybı bedeli için şimdilik 50,00 TL' nin, Türk Borçlar Kanunu gereği haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), bakiye hasar bedeli için şimdilik 50,00 TL' nin Türk Borçlar Kanunu gereği haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birliktedavalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine, ( poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), 724,06 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (AAÜT gereği maktu arabuluculuk vekalet ücreti ayrıca talep edildiği) davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile özetle; Bakiye hasar bedeli olan 3.153,13 TL'nin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini, ( davalı sigorta şirketi poliçe üst limiti ile sınırlı kalmak üzere), değer kaybı bedeli olan 2.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini, 724,06TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS teminatı dışında olduğundan söz konusu taleplerin reddi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı zorunlu mali mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını, her ne kadar davanın davacının aracının yabancı plakalı olması nedeniyle değer kaybı talepleri yönünden reddi gerekmekte ise de Resmi Gazetede 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren torba yasa ile Karayolları Trafik Kanunda değişiklikler yapıldığını, değer kaybı tazminatına ilişkin hesaplamanın Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılacağı ve Borçlar Kanunundaki hükümlerin uygulanmayacağını, şartlar amaç hükmü doğrultusunda değer kaybı hesaplamasının genel şartlar ekinde düzenlenen değer kaybı formülüne göre tespiti ve onarım ile değer kaybı arasında bulunan illiyet bağının tespitinin de gerektiğini, bütün bu sebeplerden ötürü değer kaybına yönelik değer kaybı yönünden 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, davalı vekilince hesaplama yöntemine ilişkin detaylı açıklamada bulunulmuş, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bilirkişi raporunda da Yeni Genel Şartlarda belirtilen bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, aksi durumda müvekkili sigorta şirketi yönünden hak kaybı yaşanacağını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilince ZMMS poliçesinde tespit edilecek hasar tutarına şirketi ile anlaşmalı olan onarım servislerinden temin edilen indirim oranları uygulanacağının belirtildiği, anlaşmalı olmayan serviste yapılacak onarım için iskonto uygulanacağının ihtar edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, talepte bulunulan araç onarılmış ise de şirketlerinin orijinal parça bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, Müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, talep edenin sebepsiz zenginleşme niyetinde olduğunu, bunun önüne geçilebilmesi için onarım faturalarının dosyaya ibrazı gerektiğini, teminat hallerinin ayrıca araştırılması gerektiğini, VUK hükümleri gereğince geçerli bir ekspertiz ücret belgesi sunulmadığında, ayrıca makul masraf olarak kabulü mümkün olmadığından başvuran tarafından talep edilecek ekspertiz ücretine ilişkin talebin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, zira uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, başvuru sahibinin sözleşmenin tarafı olmaması ve aracın ticari araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, araç trafik tescil kayıtları, mahkememizin 2022/1062 esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 31/10/2023 tarihli raporu ile özetle; meydana gelen trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücüsü ...’un %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... (...) plakalı aracın sürücüsü ...’ın ise tamamen kusursuz olduğunu, ... (...) plakalı araçta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin KDV hariç olmak üzere 2.900,00 TL (İki Bin Dokuz Yüz Lira), KDV dahil olmak üzere ise 3.422,00 TL (2.900,00 TL KDV hariç bedel + 522,00 TL KDV) (Üç Bin Dört Yüz Yirmi İki Lira) olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle ... (...) plakalı araçta oluşan reel değer kaybı bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 2.000,00 TL (İki Bin Lira) olacağını bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı tazminatı ve hasar bedeli tazminatına ilişkindir.
Davaya konu olay davalı sigortalı araç sürücüsü ..., 01.12.2022 günü saat 18:50 sıralarında, yönetimindeki ... plakalı (... aracı) aracı ile ... İli, ... İlçesinde, ... Caddesini takiben seyirle ... caddesine dönüş yaptıktan sonra ... Caddesi üzerinde ön ilerisinde bulunan davacıya ait aracın sürücüsü ... yönetimindeki ... (...) plakalı aracın (... aracı) arka tampon orta kısmına çarpmıştır. Çarpma sonucunda araçlarda maddi hasar meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede Dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan ön ilerisinde seyir halinde olan davalı sigortalı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... (...) plakalı aracın arka kısmına çarpma eylemi aşamasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'un Karayolları Trafik Kanunun 52. ve 56.Maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.Maddesinde belirlenen kurallar ve zorunluluklara karşı muhalefet gösterdiği, ihlallerde bulunduğu trafik içeriğindeki seyri esnasında ön İlerisine yeterince dikkat göstermediği anlaşılmaktadır. Açıklanan tespitler ve nedenler itibariyle ... plakalı aracın sürücüsü ...'un yine Karayolları Trafik Kanunun 84.Maddesi gereği dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talepte bulunmuştur.
Hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebilir. Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile KDV dahil olmak üzere ise 3.422,00 TL olduğu 268,87 TL hasar ödemesi yapıldığı bakiye hasar bedelinin 3.153,13 TL olduğu, Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 2.000,00 TL değer kaybı oluşacağı kanaatine varılmıştır. 3.153,13 TL hasar bedeli ve 2.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 05/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 3.153,13 TL hasar bedeli, 2.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 05/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına),
2-Alınması gereken 352,01 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın ve 89,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 83,11 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı ve 89,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 474,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 84,25 TL tebligat ve posta gideri ile 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 724,06 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 2.808,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 5.153,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi.26/12/2023
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı