T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/731 Esas - 2024/1159
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/731 Esas
KARAR NO : 2024/1159
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2023
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2022 tarihinde saat 10.30 sıralarında müvekkili şirkete ait "..." plakalı araç ile müvekkil şirket yetkilisi olan ...'in ... devlet karayolu üzerinde ... istikametinden ... istikametine seyrederken, yolun 44. km'sine geldiğinde yol çalışması nedeniyle trafiğin karşı şeride aktarıldığı bölümde kullandığı aracın çalışma bölgesindeki çukura düşmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 10.11.2022 tarihli kaza tespit tutanağına göre tutanağı düzenleyen polis memurlarınca, yol yapım çalışmasından sorumlu şirketin (... A.Ş. & ... A.Ş. Adi Ortaklığı) çalışma alanı girişinde dubalamayı eksik yaptığı ve yol şeritlerinin uygun tam sayıda kapatılmadığının belirtildiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmadığını, karayolunun bozuk ve hasarlı olması nedeniyle meydana gelen maddi ve bedensel zararlı trafik kazalarında idarenin tazminat sorumluluğu olduğunu, yolda gerekli aydınlatma ve işaretleme sistemleri yapmayıp trafiği tehlikeye düşüren yolun yapım ve yönetiminden davalı idarenin sorumlu olacağını, yüklenici firmanın görevini Trafik İşaretleme Projesi ve Tutanağına aykırı ve eksik yapması sebebi ile müvekkilleri açısından maddi ve manevi zarara sebebiyet verdiğini, yüklenici firmanın haksız fiilden dolayı sorumluluğu bulunduğunu, eksik ve kusurlu işletilen kamu hizmetinin kaza olayına sebebiyet vermesi neticesinde duyulan üzüntü ve korkunun kısmen de olsa giderilmesi amacıyla müvekkilinin manevi zararının tazmin edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, araçta oluşan değer kaybı dolayısıyla müvekkili ... Ltd. Şti. adına maddi tazminatın şimdilik 10.000,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle diğer Müvekkil ...'in yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının 10.11.2022 tarihinde saat 10:30 sıralarında ... Kontrol Kesim No’ lu ... Yolunun 44+600 km’sinde ...’ in sevk ve idaresindeki ... tescil plakalı aracın ... ili istikametinden ... ilçesi istikametine seyrederken yol yapım çalışma alanına dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde girmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu Otoyol, Devlet ve İl yollarında yapacağı her türlü Yapım, Bakım ve Onarım çalışmalarında trafik güvenliğinin sağlanması yönünden alınacak her türlü tedbirler ile çalışmaya esas ve usuller tekniğine uygun olarak yapıldığını, Yol Yapım, Bakım ve Onarımlarında Trafik İşaretleme Standartlarına uygun olarak ilgili kesime ait önce Trafik Projesi hazırlanıp onaylatıldığını ve yerinde daha sonra tutanak ile tatbik edildiğini, bahse konu kesimde Trafik Yönlendirme Projesinin 03.10.2022 tarihinde onaylandığını, trafiğin projesine uygun olarak yerinde 16.10.2022 tarihinde yönlendirmesinin yapıldığını, yolun her iki istikametinde seyreden araçlara hitap eden ve yolun sağında ve solunda yer alan yapım, bakım ve onarım çalışma işaretlemelerinin projesine uygun olarak yerinde bulunduğunu,... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu Otoyol, Devlet ve İl yollarında yapacağı her türlü Yapım, Bakım ve Onarım çalışmalarında trafik güvenliğinin sağlanması yönünden alınacak her türlü tedbirler ile çalışmaya esas ve tekniğine uygun işaretlemeleri yaparak ilgili trafik zabıtası ile birlikte 16.10.2022 tarihinde tutanak altına alındığını, ilgili kesime ait Radyo anonsunun yapıldığı ve 26.10.2022 tarihli ve ...- ... sayılı yazımızla da (kaza tarihinden 14 gün önce) ... Valiliğine gönderilerek bilgi verildiğini, yol yapım çalışmasının olduğu kesimdeki trafiğin yönlendirilmesinin Yol Yapım, Bakım ve Onarımların Trafik İşaretleme Standartlarına uygun olarak yapılan ilgili kesimde trafik işaretlerinin yerinde olması, bakımı, onarımı, temizliği ve yıpranan malzemelerin değişimi vb. gerekli iş ve işlemleri 7/24 saat esasına göre yol yapımından sorumlu yüklenici firma olan ... A.Ş. + ... A.Ş. Ortak Girişimi tarafından yapıldığını, kazanın davacı araç sürücüsünün KTK'nun 52/b md. kural ihlali nedeniyle kendi kusuruyla meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu trafik kazası ile ilgili herhangi bir hizmet kusuru var ise de, bu kusurun sorumluluğunun sözleşme hükümlerine göre gerekli tedbirleri almadığı iddia edilen yüklenici şirkete ait olduğunu beyan ederek, müvekkili İdare açısından usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... A.Ş. Ve ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların somutlaştırılmadığını, davacının hiçbir vakıa göstermeden veya gösterdiği vakıaları açık ve somut olarak belirlemeden bir davayı yürütmesinin mümkün olmadığını, trafik işaretleme projesine uygun olan trafik işaretleme tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirketlerin kazaya sebebiyet verebilecek herhangi bir ihmali bulunmadığından, taraflarına kusur yöneltilemeyeceğini, kazanın davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı sonucu kendi ağır kusuruyla meydana geldiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini bu nedenle herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, Sigortalı Araçta Meydana Geldiği İddia Edilen Hasarın fahiş olduğunu, Kusur Tespiti Yönünden ATK dan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mevcut zarardan müvekkili şirketlerin sorumlu olmadığını, oluşan zararın all risk poliçesi kapsamında limit dahilinde olduğunu, bu sebeple davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, davacının manevi tazminat talebinin, talep edilen faiz ve türünün de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın hem usulden hemde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, ... plakalı araca ait tramer kaydı, karayolları fen heyetinde görevli bilirkişi kurulundan alınan 11/12/2023 ve 29/03/2024 tarihli kök ve ek rapor, ... öğretim görevlilerinden oluşan heyetten alınan 09/08/2024 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, tek taraflı meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalıların hizmet kusurundan kaynaklı değer kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/2023 tarih ...-... E-K.sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla karayolları fen heyetinde görevli bilirkişi kurulundan alınan 11/12/2023 tarihli kök raporda ve itiraz üzerine alınan 29/03/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. Ortak Girişimi'nin % 20 (Yüzde yirmi) oranında kusurlu bulunduğu, davacı sürücü ...'in meydana gelen olayda % 80 (Yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, dava konusu aracın 10.11.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonrası 105.000,00TL (Yüz beşbinlira) değer kaybına uğradığı, davacının davalıdan kusuru oranında 105.000,00*%20= 21.000,00TL (Yirmibirbinlira) talep edebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafça davalının ... Genel Müdürlüğü olduğu ve bilirkişi heyetinin davalı idarenin eski çalışanları olduğu itirazı ve tarafların yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki talepleri doğrultusunda ... öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/08/2024 tarihli raporda; "...Olayda davacı sürücü ... %80 (Yüzde seksen ) nispetinde kusurludur. olayda davalı ... A.Ş. + davalı ... A.Ş. Ortak Girişimi tarafından %20 (Yüzde yirmi) nispetinde kusurludur. Davalı ... A.Ş. + davalı ... A.Ş. Ortak Girişimi’nin ödemek ile mükellef olduğu tazminat tutarı 21.000TL tutarındadır. davalı ... Genel Müdürlüğü’nün meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı idarenin eski çalışanlarından alınan rapor HMK'nın 266 vd. Maddeleri gözetilerek hükme esas alınmamış, 09/08/2024 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Her ne kadar hükme esas alınmasa da ilk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki oluşmadığı ve hükme esas alınan raporun ... öğretim üyelerinden alındığı da gözetilerek yeniden rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken bahse konu km'ye geldiğinde çalışma sahası içerisinde seyretmekte iken anılan 44+400 kilometre yaklaşımında, yolun sağ kenarında mevcut sıralı trafik konileri, Azami hız 70, Şerit Düzenleme Levhası, Azami Hız 50, Soldan gidiniz, trafiğin aktarıldığı bölümde hemen önünde seyir şeridi üzerinde bulunan Soldan gidiniz ve üç adet koniyi’ fark edip önlem alamamakla, yapım sahası içerisinde yol aktarım kesimi yaklaşımında bulunan işaretleri kontrolsüzce yol çalışması nedeniyle trafiğin karşı şeride aktarıldığı bölümde dubalama yapıldığı hız düşürme trafik işaret levhaları olmasına karşın seyir halinde hızında devam ederek çalışma bölgesindeki çukura düşüp önce aracının ön kısımları sonra aracının alt kısımlarıyla çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda davacı sürücü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b ‘de belirtilen “ Aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralına aykırı davrandığı için bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde %80 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Olayın yolun yapım ve onarımında yetkili olan kuruluş , ... A.Ş. + ... A.Ş. Ortak Girişimi’dir. Trafik kazası tespit tutanagındada belirtildiği gibi dava konusu olayın meydana geldiği yerde, gerekli trafik işaret levhaları kullanılarak bu kesime yaklaşan araç sürücülerinin uyarılması, böylelikle kontrollü doğrultu değiştirmelerinin sağlanması tam olarak yapılmamış ve trafik işaret ve uyarıcı levhalarının eksik bulunduğu anlaşılmak ile olayda , davalı ... A.Ş. + ... A.Ş. Ortak Girişimii 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen “Karayolunun yapım ve bakımı ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdürler.” hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmakla, meydana gelen olayda bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde kısmen (%20) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Olayın Davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden ise; olay mahalli bu kesimdeki çalışmadan sorumlu olan ... A.Ş. + ... A.Ş. Ortak Girişimi uhdesinde yürütülmekte olduğu dolayısı ile ... Genel Müdürlüğü olayda bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde bir ihmali bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Değer kaybı yönünden incelemede ise; dava konusu ... plaka sayılı ,davacı ... Şirketi mülkiyetindeki , ... marka , ... model 189000km’deki araçta kaza neticesinde 237.482,39 TL (KDV hariç) tutarında bir hasar bedeli oluşmuştur.Dava konusu trafik kazasının 10.11.2022 tarihinde gerçekleşmiş olup bu tarihte dava konusu arac 5 yaşındadır.Kaza tarihinde dava konusu aracın hasarsız eşdeğerinin ikinci el piyasa satış fiyatı 1.150.000TL olup dava konusu araç onarıldıktan sonra ,kaza tarihinde ikinci el piyasa satış fiyatı ise 1.045.000TL olup dava konusu aracın değer kaybı 105.000TL tutarındadır. Davalı taraf bu tutarın %20’sinden sorumlu olup ,davalı tarafın ödemek ile mükellef olduğu tazminat tutarının 21.000TL olduğu ve davacının ıslah talebi bulunmadığından talebiyle sınırlı olmak üzere 10.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerekildiği anlaşılmakla bu miktarın sorumluluğu bulunan davalı şirketlerden haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (taleple bağlı kalınarak) ile birlikte tahsiline, davalı ... Genel Müdürlüğüne karşı yöneltilen maddi tazminat istemli davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi bakımından ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda davacının bedensel zarara uğramadığı ya da kişisel haklarına saldırı bulunmadığı ile davalı ... Genel Müdürlüğünün kusuru bulunmadığı da gözetilerek manevi tazminatın koşulları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1)10.000,00 TL değer kaybı tazminatının 10.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş ve ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2)Davalı ... Genel Müdürlüğüne karşı yöneltilen maddi tazminat istemli davanın reddine,
3)Tüm davalılara karşı yöneltilen manevi tazminat istemli davanın reddine,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.024,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 341,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.400,00 TL'nin, 400,00 TL sinin davalılar ... A.Ş ve ... AŞ'den, 2.000,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 683,10 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 888,60 TL harcın davalılar ... A.Ş ve ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 240,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 15.240,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 2.540,05 TL'sinin davalılar ... A.Ş ve ... AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Maddi Tazminat Yönünden;
a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... A.Ş ve ... AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine,
b) Davalı ... Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,
7-Manevi Tazminat Yönünden;
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza