T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/74 Esas - 2025/230
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/74 Esas
KARAR NO : 2025/230
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/05/2018
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
K. YAZIM TARİHİ: 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkilinin gayrimenkul satış danışmanlığı ve aracılığı işini yürüttüğünü, 2015 yılından itibaren davalı tarafından yapılan inşaat projelerinde, davalıya daire ve işyerlerinin satışı için aracılık ve danışmanlık hizmeti verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, her bir daire satışı için kararlaştırılan komisyon bedeli yanında, davalı tarafından karşılanması gereken satış ofisi mutfak ve sair giderlerinin de ödenmediğini, müvekkilinin bir kısım alacaklarından feragat ederek 12.02.2018 tarihinde hesap mutabakatı yapılarak belge imzalandığını, fakat herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibi başlatılmasına rağmen, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu beyan ederek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; müvekkilinin, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, fazla ödemelerinin oluştuğunu, davacının da bu yüzden iş bu takibi başlattığını, 12.02.2018 tarihli hesap mutabakatı yapıldığına dair herhangi bir belgenin taraflarınca imzalanmadığını beyan ederek, davanın reddine, dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticaret sicil kaydı, tapu kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 18/06/2019 tarihli bilirkişi raporu, Ankara Batı ... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, 12/02/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporu, Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, BAM ilamı, bankalardan celp edilen hesap özetleri, hükme esas alınan 02/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, tacir olan taraflar arasındaki tellallık sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... esasına kayden görülen davada, mahkememizin 10/09/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiş, Ankara BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile, "... Davacı tarafından, davalının yapımını üstlendiği inşaatlarda bulunan dairelerin satış ve pazarlama işinin üstlenildiği ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tanıtım, satış, pazarlama işlerinin yapıldığı halde davalının ödeme yapmadığı, sözleşmelere göre davalının, satış ofisi mutfak ve sair giderlerinin yarısını da karşılaması gerektiği halde karşılamadığı iddia edilmiştir. Davalı yan ise davacıya borçlarının bulunmadığını, ödemelerin yapılmış olduğunu ve kendilerince herhangi bir mutabakatname imzalanmadığını savunmuştur. Dosya kapsamına davacı yanca mutabakat aslı sunulamadığı, davalı yanda evrak aslının bulunduğu bildirilmiş ise de davalı tarafından da dosya kapsamında mutabakat belgesi inkar edildiğinden sunulmamıştır.
Dosya kapsamında bulunan sözleşme fotokopilerinin incelenmesinden,
10/11/2014 tarihli sözleşmenin davalı ile ... arasında ... projesi kapsamındaki dairelerin satışı ile ilgili kurulduğu,
11/03/2014 tarihli sözleşmenin davalı ile ... arasında ... projesi kapsamındaki dairelerin satışı ile ilgili kurulduğu,
28/06/2014 tarihli sözleşmenin davalı ile ... arasında ... projesi kapsamındaki 50 adet dairelerin satışı ile ilgili kurulduğu,
13/08/2014 tarihli sözleşmenin davalı ile ... arasında ... projesi kapsamındaki dairelerin satışı ile ilgili kurulduğu,
25/10/2017 tarihli sözleşmenin davalı ile davacı şirket arasında ... Projesindeki dairelerin satışı ile ilgili kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan alınan 18/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların defterlerinin usulüne uyun olarak tutulduğu, davacının kayıtlarına göre akdi ilişkinin 2015 ve 2016 yıllarına ait 612.054,83 TL toplam bedelli 25 adet faturaya dayandığı, davalının 359.946,39 TL ödeme kaydının bulunduğu, davacı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 252.108,44 TL alacak kaydının olduğu, davalının kayıtlarında ise davacı şirketin yetkilisi ... adına ayrı hesap tutulduğu, davacının tüm ödemelerinin davacı şirket hesaplarında gösterilmesi nedeniyle detaylı tespit yapılamadığı, davalı kayıtlarındaki ... adına yapılan 183.600,88 TL ödemenin davacının kayıtlarında bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin birbirlerini teyit etmediği, yine davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların, davacının takip edildiği cari hesapta yer almayıp, dava dışı ... şahsi işletmesine ait cari hesapta takip edildiği, ayrıca rapor ekinde bir kısım örnekleri sunulan davacı tarafından düzenlenmiş faturalarda, davacının proje adlarına göre faturaları düzenlendiği, hizmet verdiğini iddia ettiği, hangi projenin hangi dairesi yahut hangi projenin hangi ada parseli için fatura düzenlediği, fatura üzerinde yer alan açıklamalardan tespit edilemediği belirtilmiştir.
11/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacı tarafça cari hesap sözleşmesinin yanı sıra mutabakat belgesi aslının sunulmaması ve davalının bunları inkar etmesi, davacı tarafça alacağına dayanak olarak sunulan Hizmet Bedeli Sözleşmelerinden dört tanesinde tarafın davacı şirket değil, dava dışı ... olması ve davacı Şirket'in kuruluş tarihinden önce imzalanmış olmaları, simsarlık sözleşmelerinin yazılı geçerlik koşuluna tabi olmaları ve sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince davacının bu sözleşmeler gereğince davalıdan bir hak talep edemeyecek olduğu, davacı tarafça vekaletsiz iş görme gereğince davalıdan bir talepte bulunabileceği bir an için düşünülse bile, sözleşmelerin tarafı olan dava dışı ... tarafından davalı aleyhine simsarlık ücreti talepli bir başka davanın açılmış olması, davalı tarafça davacı şirkete değil, diğer kişilerle birlikte dava dışı ...'a vekalet verilmiş olması, davacının delil listesi ek 10 olarak sunduğu ve fakat davacı tarafça kabul edilmeyen mutabakat örneklerinde dahi davacı şirketin değil, dava dışı ...'ın imzasının bulunması karşısında, bu dosyada vekaletsiz iş görmeye dayalı bir alacak hesaplanmasının, aynı iş için mükerrer bir alacağın karara bağlanmasına yol açabileceği, davalı Şirket ile dava dışı ... ve davacı Şirket arasında imzalanan 25.10.2017 tarihli "... Projesine ilişkin "Hizmet Bedeli Sözleşmesi" gereğince ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümler ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nden celp edilen kayıtlarına göre davalı şirket adına kayıtlı olduklarından ve simsarlık sözleşmesi gereğince ücrete hak kazanabilmek için satış sözleşmesinin yani devrin yapılmış olması gerektiğinden, davacının bunlara ilişkin talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
25/10/2017 tarihli sözleşme gereği aracılık hizmetlerini sunduğunu ispat edemediği, ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin hala davalı şirket adına kayıtlı oldukları yani bu sözleşmeye göre satışının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmış ise de taraflara ait ticari defterlerin karşılıklı olarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir şekilde incelenmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların davalı ticari defterlerinde farklı bir hesapta da olsa kaydedildiği belirtilmekle birlikte bu kayıtlar üzerinde mahkemece yeterince durulmamıştır. Ayrıca davacı şirket yetkilisi tarafından ayrı bir takip yapılıp dava açıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmış olup, mahkemece bu dosya getirtilerek her iki davanın dayanakları takip dosyalarında talep edilen alacak ve dönemleri değerlendirilerek anılan dosyanın akıbeti de araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili talebi ile 108.050,00 TL alacağın tahsiline yönelik icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 7 günlük yasal süresi içinde 25/04/2018 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, itirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu davanın hak düşürücü yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
BAM ilamı doğrultusunda, dosya kapsamında alınan rapor, Ankara Batı ... ASHM nin ... esas sayılı dosyasında alınan rapor, BAM ilamı, taraf ticari defterleri ile taraf iddia ve savunmaları değerlendirilerek, davacı şirketin ıslah konusu edilen alacağının bulunup bulunmadığı, dava dışı ...'ın mükerrer alacağın bulunup bulunmadığının tespiti bakımından dosya farklı bir bilirkişi kuruluna tevdii edilmiş, düzenlenen ve hükme esas alınan 02/12/2024 tarihli raporda özetle;
"...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 19.04.2018 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 108.050,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, Davacının kayıtlarına göre; davacının davalıdan bakiye 252.108,44 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kayıtlarına göre davalının davacıya bakiye borcunun bulunmadığı, Dava dışı ... Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 20.04.2018 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 13.180,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, Dava dışı ...'ın işletme defteri tuttuğu, davalının yaptığı ödemelerin bu defterlerde kayıtlı olmaması nedeni ile tespitinin mümkün olmadığı, davalının kayıtlarına göre ise 2015 sonu itibariyle davalının ...'a 56.538,92 TL borçlu gözüktüğü, ancak bu tutarın işbu davanın davacısı hesabına aktarıldığı, Davalı kayıtlarında hem dava dışı şahıs şirketinin hem de davacının hesaplarının hem faturalar hem de yapılan ödemeler bağlamında birbirine geçişli halde kaydedildiği, ayrıca davalı ödemelerinin bir kısmının davacı kayıtlarında yer almadığı, dava dışı şahıs şirketinin işletme defterinden de yapılan ödemelerin tespit edilme imkanının bulunmadığı, bu nedenle davacının ve dava dışı şahıs şirketinin davalı ile olan borç-alacak ilişkisinin ayrı ayrı tespitinin taraf kayıtlarından tam olarak hesaplanamadığı,
Davalı tarafından dava dışı şahıs şirketi ve davacı hesaplarının hem faturalar hem de ödemeler bağlamında birbirine geçişli olarak kayıtlarda takip edilmesi nedeni ile dava dışı şahıs şirketinin ve davacının davalı adına düzenlediği faturalar ile davalının bu faturalar karşılığında yaptığı ödemelerin detaylı incelemesinin yapıldığı, Sayın Mahkeme kanalı ile ilgili bankalara yazılan müzekkere cevapları kapsamında davalının yaptığı ödemelerin banka ekstreleri üzerinden tespitinin yapıldığı,
Faturalar ve ödemeler bağlamında yapılan inceleme ve tespitler neticesinde;
Yukarıda sunulan özet tabloda görüldüğü üzere, Dava dışı ...ın faturaları (181.505,40 TL) ile davalıya yaptığı ödemeden (30.000,00 TL) kaynaklı alacak miktarının 211.505,40 TL olduğu, Davalı ödemelerini içeren tutarlar toplamının 335.300,52 TL olduğu, Davalı tarafından dava dışı ...'a 123.795,12 TL fazla ödeme yapıldığı, Davacı ... Şti'nin faturaları toplamının 612.054,83 TL olduğu, Davalının yaptığı ödemeler toplamının ise 488.262,21 TL olduğu, Davalı tarafından davacıya 123.792,62 TL eksik ödeme yapıldığı, Davalının ... ile yaptığı sözleşmelerin 8 inci maddesinde “... bu sözleşmeyle sahip olduğu haklarını devretmek istediğinde bunu ancak ...'un yazılı muvafakatiyle yapabilecektir” ifadesinin yer aldığı, dosya kapsamında böyle bir muvafakat bulunmamakla birlikte davalının kayıtlarda dava dışı şahıs şirketi ile davacı kayıtlarını birbirine geçişli olarak kaydetmesinin zımmen dava dışı şahıs şirketi ile yapılan sözleşmenin devamı mahiyetinde davacı ile olan ticari ilişki işlemlerini devam ettirdiği, hukuki mülahazalar bağlamında söz konusu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Bu kapsamda yukarıda sunulan dava dışı ... ve Davacıya ait hesaplar birleştirildiğinde;
Yukarıda sunulan özet tabloda görüldü; Davalı adına düzenlenen 793.560,23 TL faturalar toplamı ve davalıya yapılan 30.000,00 TL ödemeden kaynaklı toplam alacak tutarının 823.560,23 TL olduğu, Davalının ödemelerini içeren tutarlar toplamının ise 823.562,73 TL olduğu, Davalının toplamda bakiye 2,50 TL fazla ödemesi hesaplanmakta olup, taraflar arasında borç alacak ilişkisinin sonlandığı, Islah kapsamında yapılan tespit ve hesaplamalar neticesinde; Davacının 28.02.2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan tablolara göre davacının toplamda hesapladığı tutarın KDV dahil 760.734,14 TL olduğu, Davacının delil dosyası kapsamında sunmuş olduğu satış sözleşmeleri, rayiç bedel onay belgeleri, ... Tapu Müdürlüğünün müzekkere cevabı ekindeki belgelerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve davacının 28.02.2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan tablolarla karşılaştırılması neticesinde, davacının ıslah talebi kapsamında muhtemel alacağına ilişkin tespit ve hesaplamaların rapor içerisinde hem proje bazında hem de özet olarak tablolar halinde düzenlendiği, Davacının beyan ettiği değerler üzerinden yapılan hesaplamalar kapsamında komisyon tutarları toplamının KDV dahil 750.840,23 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacının sunmuş olduğu hesabın yaklaşık olarak teyit edildiği,
Ancak dava dışı ... ve Davacının davalı adına düzenledikleri 44 adet faturanın toplamının 793.560,23 TL olduğu dikkate alındığında, davacının davasını ıslah edecek bir farkın bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, BAM ilamı, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; taraflar arasında taşınmaz satışına aracılık edilmesi hususunda simsarlık sözleşmesi kurulduğunun sabit olduğu ancak, 10/11/2014, 11/13/2014, 28/06/2014 ve 13/08/2014 tarihli sözleşmelere dava dışı ... ın şahıs firması adına imza atması nedeniyle davacı şirketin taraf olmadığı, 25/10/2017 tarihli sözleşmede ise tarafın davacı şirket olduğu ve ... ın temsilci sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davacının dayandığı mutabakatın da ... tarafından imzalandığı, davacı şirketin isim ve kaşesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının ticari defter ve kayıtlarında dava dışı ... adına ayrıca hesap tutulduğu, tarafların defter ve kayıtlarının birbirini tutmadığı, davalı kayıtlarında ... adına yapılan ödeme kaydının davacının kayıtlarında yer almadığı, davacının düzenlediği faturaların hangi sözleşmeye ve taşınmazlara yönelik olduğunun anlaşılamadığı, ... tarafından davalıya karşı ayrıca takip başlatıldığı ve bu hususta yargılamanın devam ettiği, davacının, taşınmazların satışı ve pazarlanması yönünden ücrete hak kazanabilmesi için işlemleri yaptığını ispat etmesi gerektiği ancak tarafı olduğu 25/10/2017 tarihli sözleşme gereği aracılık hizmetlerini sunduğunu ispat edemediği, ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin hala davalı şirket adına kayıtlı oldukları yani bu sözleşmeye göre satışının gerçekleşmediği, BAM ilamı gereği davacı ile davadışı ...'ın davalı şirket yönünden hesapları bir olarak incelendiğinde de davacının ücrete hak kazanmadığı, BAM ilamı gereği yapılan banka hesapları ve davalı ticari defterlerindeki tüm kayıtlar ile diğer celp edilen belgeler üzerinde yapılan araştırmada da ispat edilmiş bir davacı alacağı bulunmadığı, davadışı ...ın davacısı olduğu Ankara Batı ... ASHM'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde de davalıdan bakiye alacağını olmadığından bahisle davanın reddedildiği, icra takibinin ve dayanaklarının farklı olduğu anlaşıldığından davanın reddi ile davacının kötü niyetli olarak takip başlattığına dair somut bir delile rastlanmadığından davalı yanın tazminat isteminin dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Tarafların tazminat istemlerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.845,23 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.229,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza