T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/772 Esas - 2024/713
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2023/772 Esas
KARAR NO: 2024/713
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/07/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
K.YAZIM TARİHİ: 31/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe ilişkin ödeme emri müvekkili davacıya tebliğ edilemediğini, bu sebeple icra müdürlüğü tarafından ödeme emrinin Tebligat Kanunu Md 21'e göre tebliğe çıkarılarak muhtara tebliğ yapıldığını, müvekkilinin, kendi hakkında derdset bir icra takibinin varlığını bilmediğinden ve söz konusu ödeme emrinin kendisine tebliğ edilememiş olmasından kaynaklı itiraz süresini geçirdiğini ve söz konusu icra takibine itiraz edemediğini, kanuni süre içerisinde itiraz edilmemiş olması sebebiyle icra takibinin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkilinin taşınırları, taşınmazları, maaşı ve banka hesaplarına hacizler konulduğunu, müvekkilinin hali hazırda çalışmış olduğu iş yerine maaş haczi evrakı gönderildiğini ve müvekkilinin maaşından kesinti yapılmaya başlandığını, müvekkilinin maaşının eksik yatması üzerine işvereni ile iletişime geçtiğini ve hali hazırda iş bu davaya konu icra takibinden haberdar olduğunu, bononun müvekkili tarafından düzenlenmediğini ve imzalanmadığını, söz konusu bono üzerindeki yazıların ve imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığının tespitinin müvekkilinin el yazısı örneği alınarak yapılacak bilirkişi incelmesi neticesinde ortaya çıkacağını, söz konusu bononun sahte olduğunu, Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyası kapsamında müvekkilinin taşınırlar, taşınmazlara ve maaşı da dahil olmak üzere tüm malvarlığına haciz konulduğunu, bu durumun müvekkilini çok zor duruma düşürdüğünü, müvekkili ile davalı arasında alacak ve borç ilişkisi bulunmamasına rağmen söz konusu senedin düzenlenerek icraya konulmasının davalının kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyasında müvekkil davacının borçlu olmadığının tespitine ve icra takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.462,26 TL nin(maaş haczi kapsamında ödenen para) davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; görev itirazında bulunduklarını belirterek, müvekkilinin 01.11.2022 tanzim tarihli ve 20.11.2022 vade tarihli bonodan kaynaklı alacağına ilişkin, takibe dayanak bononun vadesi geldiği halde ödenmemesi üzerine davacı-borçlu aleyhine müvekkili alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...-E sayılı dosyası ile söz konusu kambiyo senedi dayanak gösterilmek suretiyle, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davacı-borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın, söz konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, öncelikle bonodaki imzaların davacı-borçluya ait olup imzaların, borçlu tarafından bizzat müvekkili huzurunda atılmış imzalar olduğunu, borçlunun vermiş olduğu vekaletnamedeki imzası ile takibe konu bono üzerindeki imzaların göz ile bakıldığı takdirde bile birbiriyle uyum içerisinde olduğunun görülmekte olduğunu, takip ve dava konusu bono üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile imzanın davacı-borçluya ait olduğu zaten tespit edileceğini, davacı-borçlu tarafından davalı-alacaklı müvekkilinin takibe konu alacağına mahsuben ödenmiş herhangi bir meblağ bulunmadığını, ödeme yaptığına dair bilinen veya dava dilekçesiyle beraber sunulmuş olan bir ödeme makbuzu da mevcut olmadığını, davacı tarafca, müvekkiline, dava konusu senetlere ilişkin bir ödeme olmadığı çok açık ve açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin takibe konu alacağının tamamı mevcut olup, davacı-borçlunun imzaya itiraz iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bonoda sorumluluğu tespit edenin borçlunun imzası olduğunu, müvekkili tarafından bono üzerinde hiçbir şekilde tahrifat, değişiklik ve düzeltme yapmaksızın olduğu gibi bononun takibe konulduğunu, bonolarda sorumluluğu doğuran esas unsur imza olduğunu, bu bağlamda davacı-borçlunun imzasının kendisine ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiğini, davacı-borçlunun hangi saikle olursa olsun imzasını taşıyan (imza inkarında bulunmadığı sürece) bono nedeniyle de borçlu olacağını beyan ederek, haksız, yersiz ve kötü niyetli davanın reddine, haksız ve kötü niyetle işbu dava ikame edildiğinden, alacağın likit olması da dikkate alınarak, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, davacının mukayeseye esas belgelerdeki imza örnekleri, dava konusu senet aslı, davacının huzurda alınan imza örnekleri, 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, tespit ve müşahede edilen bulgular doğrultusunda; incelemeye konu ... olarak düzenlenmiş olan 01.11,2022 tanzim ve 20.11.2020 vade/ödeme “tarihli “50.000”TL'lik senet üzerinde ... adına atılı bulunan imzaların, dava dosyasındaki mevcut huzurda alınmış ve samimi mukayese imzalarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe konu bono ile ilgili olarak davacının borçlu olmadığının tespiti ile maaş haczi kapsamında ödenen paranın davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı yan, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu alacağın dayanağı olan senet altındaki imzanın tarafına ait olmadığını iddia ederek takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile maaş haczi ile tahsil edilen tutarın istirdatını talep etmiştir.
Davalı yan ise, mahkememizin görevine itiraz ederek imzanın yapılacak inceleme ile davacıya ait olduğunun belirlenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Takibe konu senedin keşidecisinin ..., lehtarın ... olduğu, tanzim tarihinin 01/11/2022, vade tarihinin 20/11/2022 tarihi olduğu, senet tutarının 50.000,00TL olduğu, takipte senet bedeli olan 50.000,00TL ile 215,75TL işlemiş faiz ve 150,00TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 50.365,75TL'nin talep edildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacının imza örnekleri usulüne uygun alınarak ve bononun keşide tarihinden öncesine ait imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları getirtilerek bono üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Düzenlenen 22/04/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda bono üzerine atılan keşideci imzasının davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından düzenlenen rapora itiraz edilmişse de, düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, yeter derecede örnek üzerinden inceleme yapıldığı, davacının iki tarzda imza attığı, ancak her iki tarzdaki imzaları ile senet üzerindeki imza arasında gözle görülür derecede farklılık olduğu değerlendirilmekle itiraza itibar edilmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmekle davacının takip ve senet sebebiyle borçlu olmadığının kabulü gerekmiştir. Bu itibarla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacının borçlu olmadığı senet sebebiyle yapılan maaş hacziyle davalı vekiline ödenen ve banka dekontundan tespit edilen 07/06/2023 tarihli 3.007,49TL ile 07/07/2023 tarihli 3.179,09TL olmak üzere toplam 6.186,58TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadıyla davacıya verilmesine, davalının senet lehtarı olduğu ve senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olduğu değerlendirildiğinden davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si olan 10.000,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası sebebiyle davacı ...'un davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davacının borçlu olmadığı halde ödediği 3.007,49TL'nin ödeme tarihi olan 07/06/2023 tarihinden, 3.179,09TL'nin ödeme tarihi olan 07/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile, bono tutarının %20'si olan 10.000,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.440,48TL karar ve ilam harcından peşin alınan 860,13TL harcın mahsubu ile bakiye 2.580,35TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 860,13TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.168,38TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 345,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.845,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı