T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/777 Esas - 2024/1352
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/777 Esas
KARAR NO : 2024/1352
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 13.03.2023 tarihinde, ... Kooperatifine ait, ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde bulunan tarla vasfındaki taşınmaz üzerindeki ... nolu hisseye özgülenmiş araziyi, davalı Kooperatif eski üyesi ...'ten devraldığını ve bu devir işleminin ... Yönetim Kurulu tarafından oybirliği ile kabul edildiğini, Müvekkili ... nolu hisseyi devralırken, davalı Kooperatifin Yönetim Kurulu tarafından 24.05.2006 tarihinde ... ada ... parselde bulunan arazi için yapılmış gayri resmi ifraz ölçümlerine ve hisse payına düşen arazi bilgisine güvendiğini, bu nedenle müvekkilinin, kooperatif üyesi diğer hissedarlar ile aynı aidat bedelini ödediğini ve aynı hak ve sorumluluklara sahip olduğunu, Müvekkilinin hisse sahibi olduğu arazinin yan tarafında, ... ada ... parselde yapılan yapım çalışmaları esnasında müvekkilinin, hisse sahibi olduğu araziye taşma olduğunu ve hatta arazinin büyük bir kısmının işgal edildiğini fark ettiğini, bunun üzerine, ... Kooperatifine başvurduğunu, ancak olumlu bir dönüş alamadığını, daha sonra, ... ada ... parselde bulunan yapım çalışmalarının müvekkilinin arazisine taşmadığı, 24.05.2006 tarihli gayri resmi ifraz sonrası kooperatif hissedarlarına tahsis edilen arazilerin, hissedarlar tarafından bir diğer hissedarın arazisini işgal edecek şekilde kullanıldığının ve o şekilde konumlandıklarının ortaya çıktığını, izah etmek gerekirse, ... Kooperatifine ait ... ada ... parselde bulunan arazide müvekkilinin hissesine özgülenmiş arazi, gayri resmi ifrazın gösterildiği krokide bulunan konumdan iradesi dışında kendi arazisinin dışında, işbu arazinin krokide gösterildiğinden bir miktar yan tarafa konumlanmış olduğunu, dolayısıyla, müvekkilinin arazisinin bir kısmının ... ada ... parsel sınırları içerinde kalmış olduğunu, bunun yegane sebebinin ise, gayri resmi ifraz sonrasında hisse sahipleri ve bu hisselerine özgülenmiş arazi bölümleri, krokide belirlenen ... nolu hissenin olması gerekenden bir miktar ... nolu hissenin olduğu tarafa konumlanması olduğunu, bu durumun diğer sınır komşusu hissedarlara da sirayet ettiğinden ... nolu hisse sahibi olan müvekkilinin arazisinin ... ada ... parsel sınırları içerinde kaldığını, ancak, müvekkilinin komşu hissedarları gayri resmi ifraz ölçümleri neticesinde hak sahibi oldukları alan kadar araziye konumlandıkları görülürken, müvekkilin ... ada ... parselle sınır olması sebebiyle, hissesi oranından daha az bir araziyi kullandığının fark edildiğini, dolayısıyla diğer hissedarlar aynı haklara sahip olmaya devam ederken, müvekkilin hak kaybına uğradığını, bu durumu ... Yönetim Kuruluna bildiren müvekkilinin davalı Kooperatiften olumlu bir dönüş alamadığını, Yönetim Kurulu tarafından müvekkiline, ifraz ölçümleri neticesinde hissesinin hak ettiği alan ile şu anki durum arasındaki farkın bariz olmasına rağmen bir fark bulunmadığının bildirildiğini, Müvekkilinin gerek komşu hissedarlarla uzlaşmaya çalışarak gerek Kooperatif Yönetim Kuruluna başvuruda bulunarak mağduriyetini gidermeye çalışsa da olumlu dönüş alamadığını, kooperatif ortaklarının birbirleri aleyhine hareket etmeme yükümlülüğü olduğu halde, müvekkili ile komşu arazide hisse sahibi olan ortakların müvekkili aleyhine hareket ettiklerini, dolayısıyla, işbu davayı açma zarureti doğduğunu, Müvekkilinin 29.03.2016 tarihinde ... Kooperatifi eski üyesi ...'ten hissesini devraldığını, bu hisseye tahsis edilen ... nolu parsele denk gelen arazinin bir kısmının, devralındığı andan itibaren azaldığını, müvekkilinin devir tarihinde olması gereken alan kadar alanı kullanabiliyorken güncel vaziyette arazisinin büyük bir kısmını kullanamaz durumda olduğunu, bunun yegane sebebinin kooperatif üyesi diğer komşu hissedarların, kendi hisselerine tahsis edilmiş araziyi kullanırken bir diğer hissedarın alanını işgal edecek şekilde kayma gerçekleştirmiş olmaları olduğunu, bir diğer hissedar da aynı oranda diğer hissedarın alanını kullandığından mağduriyet yaşamadıklarını, sıra müvekkilinin hissesine tahsis edilen araziye geldiğinde ise, bir diğer sınır komşusu Kooperatif üyesi olmadığından, ... ada ... parselde bulunan özel kişiye ait arazi olduğundan, müvekkilinin arazisinin bir kısmını kullanamadığını, Müvekkilinin, 29.03.2016 tarihinde işbu hisseyi 105.000,00 TL karşılığında devraldığının bilinmekte olduğunu, içinde bulunduğumuz enflasyonist dönem sebebiyle, müvekkilinin 2016'da 105.000,00 TL karşılığında devraldığı hissenin şuanda aynı meblağa karşılık gelmeyeceğini, 2016 yılında TUİK verileri ışığında enflasyon oranı 967,78 iken, 2023 yılı itibariyle enflasyon oranının 9672,45 olduğunu, ayrıca dolar, 2016 yılında 3,5 TL seviyesindeyken, 2023 yılı Temmuz ayında işbu davanın ikame edildiği tarihte 26,93 TL seviyesinden işlem görmekte olduğunu, yine müvekkilinin hissesine karşılık gelen arazinin ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunduğu bilindiğine göre, aynı lokasyondaki arazi değerleri ile emsal bedele ulaşılabileceğini, bu durumda müvekkilinin uğradığı hak kaybının, öncelikle tespitine ve müvekkilinin hissesine karşılık gelen arazinin tamamıyla müvekkilinin kullanımının sağlanması adına teslimini, bu mümkün değilse arazinin konumu, 2016 yılında devralırken ödediği hisse bedelinin dolar kuru ve enflasyon karşısında günümüzdeki değeri, arazinin müvekkili tarafından kullanımının engellendiği kısım düşünüldüğünde şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 50.000,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ancak, ancak davalı vekili 07.11.203 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan beyanında; davacının davasında hukuki yararı olmadığını, bahsettiği işlemler sonucunda payında herhangi bir azalma meydana gelmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca 2006 yılında yapıldığı belirtilen gayri resmi ifraz hususunda da itirazları bulunduğunu, bu konuda gerekli araştırmaların yapılarak ihtilafın çözülmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 11.01.2024 kayıt tarihli yazı ekinde ifrazın ... durumundaki fiziki halini dosyaya sunmuş ve ifrazla ilgili kararın hukuka uygun olarak alınmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tapu kayıtları, davalı kooperatife ait genel kurul tutanakları, hazirun cetvelleri, üye kayıt bilgileri, kooperatif ana sözleşmesi, mahallinde yapılan keşif, 12/02/2024 ve 24/06/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğine özgülenmiş arazi sınırlarının tespiti ve teslimi ile olmadığı takdirde tazminat talebine ilişkindir.
Dava, davacının, davalı kooperatif ortağından aldığı hissenin, daha sonra komşu parsele tecavüz edilmiş şekilde kullanılmakta olduğunun anlaşılması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi istemini içermektedir. Davacı, 2006 yılında yönetim kurulu kararı ile oluşturulan gayrı resmi ifrazdaki ... nolu parseli, 2016 yılında eski ortak ...'ten devralmış olup, davacının ortaklığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. İhtilaf, ... ada ... parselde bulunan gayrı resmi ifrazdaki ... nolu parsel ile komşu ... ada ... parsele tecavüz edilip edilmediği, veya diğer ortakların parselinden davacının parseline tecavüz olup olmadığı ile davacının diğer ortaklardan farklı bir yüzölçümde arsa tahsis edilip edilmediği noktasındadır.
Mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan 12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Davacının kendisine tahsis edilen arsanın tamamını kullanamadığı ve arsasına vaki tecavüzün 420,m2 olduğu, davacının arsasına vaki tecavüz nedeniyle kullanamadığı 420,m2 lik kısmın dava tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre değerinin 189.000,- TL olduğu, davacı talebinin ise şimdilik 50.000,- TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, iş bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan 24/06/2024 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüş ve tespitlerde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 09/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ; 50.000,00 TL olan tazminat talebini 139.000,00 TL artırarak, 189.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan krokinin ölçeksiz, resmi olmayan bir kroki olduğunun, şeklen çizildiğinin, tescilli olan ... ada ... nolu parsel ile çakıştırıldığında sınırların birbiri ile uyumlu olmadığının, örtüşmediğinin tespit edildiği, bu krokinin zemine aplikasyonun yapılmasının da uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Yine ... yardımıyla bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan uydu görüntülerinden de taşkın yapıldığı görülmektedir.
Hal böyle iken davalı kooperatifin yanlış parselleme ve bölüştürme yaparak her üyeye eşit olarak tahsis yapması gerekirken davacıya 420 m2 eksik tahsis yaptığı anlaşılmıştır. Keşif mahalinde mahkememizce yapılan gözlemde tüm üyelerin kendilerine tahsis edilen sınırlara uygun şekilde ev yaptığı, meyve ağaçları diktiği görülmüş, bu nedenle sınırların yeniden tespit edilmesi veya kaydırılmasının hakkaniyete aykırı ve ölçüsüz olacağı değerlendirilerek tahsis ve tespit isteminin reddi ile, davacının davalının hatalı işlemi nedeniyle kullanmaktan ve tasarrufundan mahrum bırakıldığı 420m2'nin dava tarihi itibariyle değeri olan 189.000,00 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle faiz talep etmemiş, ıslah dilekçesiyle faiz talep ettiğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ... Kooperatifine özgülenmiş, ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde bulunan tarla vasfındaki taşınmaz üzerindeki hissesine tahsis edilen arazi sınırlarının tespit ve teslimine yönelik talebinin reddi ile terditli talebi olan tazminat talebinin KABULÜNE; 189.000,00 TL'nin dava tarihi olan 19/07/2023 taihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 12.910,59 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 3.227,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.682,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 853,88 TL peşin harç, 2.373,78 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.353,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 1.912,35 TL keşif harcı, 3.850,00 TL keşif yol masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 141,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 11.903,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.240,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza