T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/794
KARAR NO: 2023/1135
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16350-53571-....] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [16476-74639-...] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 25/08/2023
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkililerinin, davalı tarafından kaçak elektrik enerjisi tüketildiği şüphesiyle davalı hakkında incelemelere başladığını, bu incelemeler sırasında davalının perakende satış sözleşmesi olmadığının tespit edildiğini, ...'ın sözleşmesiz bir şekilde 06.03.2008 tarihinden itibaren kurum bilgisi dışında enerji kullanımı yaptığının tespit edildiğini, bunun üzerine UEDAŞ tarafından, 30436 sayılı ve 30.05.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”) m. 42/1(a) hükmü gereğince, davalının kaçak elektrik kullanımı sebebiyle kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini ve 64.723,00TL kaçak elektrik enerjisi kullanımı sebebiyle fatura tahakkuk ettirildiğini, davalının söz konusu kaçak tahakkuku borcunu ödememesine istinaden davalı aleyhine Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takibi başlatılarak davalıya 22.08.2011 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafça 26.08.2011 tarihinde borca itiraz edildiğini, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine işbu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın kabulüne, Bursa 6. İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, takip konusu alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın 2009 yılında meydana gelen bir eylemden dolayı Bursa 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10206 esas sayılı icra takibini yaptığını, takibin 24.05.2010 tarihinde yapıldığını, yapılan itiraz üzerine durduğunu ve davacı tarafından 06.10.2020 tarihinde yenilendiğini, yani alacağın 10 yıllık genel zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımına uğrayan alacak ile ilgili icra takibinin 06.10.2020 tarihinde yenilendiğini, işbu davanın 25.08.2023 tarihinde açıldığını, takip dolayısıyla açılması gereken itirazın iptali davası 1 yıllık süre zarfında açılması gerektiğini, yani itirazın iptali davasının açılmasının 1 yıllık süreye tabi olduğunu, 25.08.2023 tarihinde yani 2,5 yıl sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2009 yılında "Altınova mah. Kebir sk. No:18 Osmangazi / Bursa" adresinde ... Elektrik Ltd. Şti.nin müdürü olarak görev yaptığını, şirketin bahsi geçen adreste davacı kuruma elektrik aboneliği için başvurduğunu, fakat güvence bedelini yatıramadığını, şirketin 8-9 ay gibi bir süre bu işyerinde faaliyet gösterdiğini, güvence bedeli ödenmediği için davacı Kurum tarafından elektriğin direkten kesildiğini, bunun üzerine davacı şirketin müvekkili olan davalıdan şikayetçi olduğunu ve Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/716 Esas 2013/477 Karar sayılı ilamı ile ceza aldığını, ceza yargılaması devam etmekte iken davacı kurumun zarar bildirdiğini ve bu zararın müvekkili tarafından yargılama aşamasında ödendiğini, yani müvekkilinin davacı Kurumun zararını giderdiğini, bu yüzden mahkemece TCK 168/5 maddesi gereğince cezadan 2/3 oranında indirim yapıldığını, Ceza davası devam ederken Kurum zararı giderildiğinden davacı yapılan icra takibine devam etmediğini, takipsiz bıraktığını, kurum zararının 2009 yılında doğduğu için 10 yıllık genel alacak zamanaşımının çoktan dolduğunu, davacı Kurumun mahkeme kararıyla alacağının kalmadığı ve zararının giderildiğinin de açık seçik belli olduğunu, bu nedenle haksız ve dayanaksız açılan davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı kuruma kendisinin zarara uğratmadığını, çünkü zarara uğranılan adreste kendisinin bilfiil faaliyet göstermediğini, faaliyeti gösteren ve aboneliğe başvuran ... Elektrik Ltd. Şti. Olduğunu, müvekkilinin şirketin müdürü olduğu için ceza davasında muhatap kabul edilerek ceza aldığını, bu nedenle zararın doğmasına sebep veren, o adreste faaliyet gösteren ve aboneliğe başvuran ... Elektrik Ltd. Şti. olduğuna göre bir borç doğmuş ise doğal olarak bu borcun muhatabı da müvekkilinin şahsı değil, müdürü olduğu şirket olduğunu, yani muhatapın müvekkilinin değil ... Elektrik Ltd. Şti. Olması gerektiğini, davacı kurumun icra takibini tevcihini yanlış yaptığını, bu nedenle müvekkilinin davacı Kuruma hiçbir borcu olmadığını bu açıdan da davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı kurum tarafından talep edilen miktarın hayatın olağan akışına aykırı bir meblağa tekabül ettiğini, 8-9 aylık bir süre de güvence bedelini dahi ödeyecek gücü olmayan şirketin bu kadar yüksek rakamda üretim ve elektrik tüketimi yapabilmesinin söz konusu olamayacağını, davacı Kurumun, zararının karşılandığını bilmesine, alacağının olmamasına rağmen müvekkilinin hakkında haksız ve dayanaksız icra takibine devam ettiği ve dava açtığı için %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı; öncelikle zamanaşımına uğrayan, süresinde açılmayan davanın reddine, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddine, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masraflarının vekil ücretiyle birlikte davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Bursa 6. İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir.
HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda, celp edilen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğü kayıtlarından davalı adına gerçek kişi ticari işletme ve/veya ortak kaydına rastlanılmamış olup, ayrıca davalının potansiyel mükellef olduğu, vergi mükellefiyeti bulunmadığından beyanname vermediği anlaşılmakla, davalı tacir olmayıp her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza