T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/930 Esas - 2025/3
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/930 Esas
KARAR NO : 2025/3
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/05/2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı, ... marka ... model aracın üzerine ... Sitesi ... Blok apartmanının çatısından kiremit ve sair cisimlerin düştüğünü ve nihayetinde aracın tavanı başta olmak üzere muhtelif kısımlarında hasar meydana geldiğini, davacının aracının hasar almasına sebep olan taşınmazın, ... Mah. ... Bulv. No:... ... adresinde olup olay yerine polis ekiplerinin intikalinin de sağlanması ile vaziyetin tutanak altına alındığını, yine olay akabinde taraflarınca, aracın hasar almasına sebep olan apartmanın sigorta şirketi olan ... A.Ş.'ye başvuru yapılarak araçta meydana gelen hasar onarım bedeli, değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedelinin taraflarına ödenmesinin talep edildiğini ve ... numaralı hasar dosyası açıldığını, araç üzerinde herhangi bir eksper incelemesi yaptırılmadan sadece apartman üzerinde eksper incelemesi yapılarak araçta meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olmadığı belirtilerek herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca haricen özel ekspertiz hizmetine başvurulduğunu ve bu kapsamda ... Genel Müdürlüğü'nden rapor alındığını, söz konusu raporda olay tarihinde ...'nın muhtelif yerlerinde olay yeri de dahil olmak üzere şiddetli rüzgar ve yağmur nedeniyle birçok ağacın devrildiği, çatının uçtuğu, çatılardan kopan parçalardan birçok aracın hasar aldığı hususlarının açıkça yer aldığını, yine taraflarınca haricen alınan ekspertiz raporunda hasar sonrası araçta meydana gelen değer kaybının :41.000,00 TL, değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin :33.112,75 TL, Onarım ve montaj işçiliklerinin 12.980,00 TL şeklinde hesap edildiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan kusursuz sorumluluk hallerinden bir tanesinin de yapı malikinin sorumluluğu olduğunu, anılan kanunun 69.maddesinde; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır." şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla binanın bakımına dair olarak kendilerine düşen bakım ve onarım yükümlülüğünü göz ardı eden davalı apartman yönetiminin ve sigorta şirketinin davacının aracında oluşan hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek, Davalılar ... A.Ş. ve ... Sitesi Yöneticiliği'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere daha sonra ıslah edilmek / artırılmak kaydıyla şimdilik; 10,00 TL Araç Onarım Bedeli, 10,00 TL Değer Kaybı Tazminatı, 10,00 TL Araç Mahrumiyet Tazminatı, 10,00 TL Masraf/gider tolebi olmak üzere toplam 40,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 24/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10,00 TL olan araç onarım bedeli taleplerini 41.738,58 TL artırarak 41.748,58 TL olarak, 10,00 TL olan değer kaybı tazminatı taleplerini 24.990,00 TL artırarak 25.000,00 TL olarak, 10,00 TL olan araç mahrumiyet tazminatı taleplerini 5.345,00 TL artırarak 5.355,00 TL olarak, 10,00 TL olan ve faturalarını dava dilekçesi ekinde sundukları masraf ve giderlere ilişkin taleplerini 2.120,01 TL artırarak (130,00 TL meteoroloji raporu ve 2000,01 TL eksper raporu faturası olmak üzere) 2.130,01 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi ile ... Sitesi Yöneticiliği arasında 28.09.2022- 28.09.2023 vadeli ... no'lu ... Yönetimi Paket Sigorta Poliçesinin akdedildiğini, poliçeden dolayı şirket sorumluklarının, sigortalılarının kusuru oranında olup poliçede yer alan 3. şahıs mali sorumluluk teminat limiti olan 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, aynı zamanda üçüncü şahıs sorumluluk hasarı kapsamındaki her bir maddi zararda minimum 250.-TL hasarın %10 u oranında muafiyet uygulanacağının poliçeye derç edildiğini, davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi hasar tarihinde şiddetli fırtına ve yağmur nedeniyle ağaçların devrildiğini, çatıların uçtuğunu, meydana gelen olay mücbir sebep niteliğinde olduğundan sigortalı ... yönetimin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sorumluluk sigortası kapsamında olan poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesi için sigortalının kusuru bulunmasının gerektiğini, kusurunun bulunmaması durumunda sigorta şirketi olarak müvekkili şirketin de sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, meydana gelen zarar ile olay arasında uygun bir illiyet bağı olması gerektiğini, ancak meydana gelen doğa olaylarının illiyet bağını kestiğini, bu sebeple sigortalının dolayısıyla da müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sitesi Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini talep ettiklerini, Müvekkili ... yönetimi tarafından ... içerisindeki binaların bakım ve onarımlarının eksiksiz bir şekilde yaptırıldığını, zira müvekkili ... içerisindeki yapıların, 2 yıllık yapılar olup güncel mevzuata göre yapılmış olduklarını, binanın ve çatının hasarsız ve usulüne uygun olduğuna ilişkin ... Belediyesi tarafından onaylanan bina iskan belgesinin mevcut olduğunu, yapının yapımında herhangi bir bozukluğun bulunmadığını, çatıda kullanılan malzemelerin, her türlü doğa olayına karşı sağlam bir şekilde monte edildiğini ve bakımlarının yaptırıldığını, bu nedenle müvekkili ... yönetiminin davacının iddia ettiği zararlardan kusurlu ya da kusursuz olarak sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını zararın meydana geldiği iddia edilen günde şiddetli fırtına çıktığını, fırtına sonucunda oluşan bir zarar mevcutsa mücbir sebep nedeniyle müvekkilinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğu ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiş olacağından müvekkil aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, tespit tutanağı, trafik kayıtları, tramer kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davacının aracında meydana gelen maddi zararın yapı malikinin sorumluluğu ilkesi ve ... yönetimi sigorta poliçesine dayanılarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava konusu hasar nedeniyle davalı sigorta şirketinden ... paket poliçesi hükümleri, davalı ... yönetiminden ise TBK'nın 69.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluk hükümleri çerçevesinde talepte bulunmuştur.
Makine mühendisi bilirkişiden alınan 21/04/2024 tarihli raporda özetle; "...Aksi yönde bir tespit ve iddia da olmamakla, dosya muhtevasına göre davacıya ait aracın hasarlanması olayının; Davalı ... Sitesi Yöneticileri'nin bir kusurundan kaynaklı meydana geldiğinin söylenemeyeceği, Davacıya ait araç hasarının ... Sitesi Binalarından düşen kiremit ve kiremit parçalarından kaynaklandığı anlaşılmakla da, kusursuz sorumluluk hususundaki nihai değerlendirmenin ise sayın mahkemenin takdirinde olacağı, ... plakalı araç sürücüsünün araç hasarının meydana gelmesinde izafe dilecek herhangi bir kural ihlalinin olmayacağı, Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının kdv dahil 41.748,58 TL, değer kaybının ise reel piyasa koşullarına göre 25.000,00 TL olacağı, davacının tamir süresi ikame eşdeğer araç yoksunluk kaybının 5.355,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve taşınmaz incelenerek, dava konusu olayın yapım bozukluğu ya da bakım eksikliğinden meydana gelip gelmediği, hasarın meydana gelmesinde birinci etkenin bu husus olup olmadığı, meydana gelen zararla bu yapım ya da bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, meteorolojik verilerin de incelenerek rüzgarın olağanüstü doğa olayı (mücbir sebep) kapsamında kalıp kalmadığının tespiti bakımından inşaat mühendisi ve meteoroloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 18/09/2024 tarihli raporda özetle; "...17/05/2023 tarihinde ... İli, ... İlçesinde meteorolojik yönden “Tam Fırtına" hadisesinin meydana geldiği, bu konuda tanzim edilmiş bulunan ... na göre çevrede bazı hasarların meydana geldiği, söz konusu fırtınanın çatıda herhangi bir söküme neden olmadığı bu nedenle mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu olayın ise, fırtına nedeniyle davalı ... Sitesine ait binanın çatısında; çatı örtüsünün bitiminden sonra çatı üzerinde bakım eksikliği nedeniyle arta kalan parçaların, kırık halde döşenmiş parçaların veya kaplama tahtasına kiremit teli ile bağlanmamış kiremitin fırtına nedeniyle savrulup aşağıya düşmesi sonucunda meydana geldiği, dava konusu olay nedeniyle davalı ... Sitesi Yönetiminin, binanın ortak yerlerinden dolayı 3.kişlere verilen zarar doğrultusunda bakım sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalı ... ile ilgili durum, Sigorta Hukuk ile ilgili olduğundan ihtisasımız dışında olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede; söz konusu hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı hâkimlik bilgi ve tecrübesi kapsamında kaldığından bu hususta bilirkişiden rapor alınmayarak poliçe hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmış, hasarın poliçede belirtilen adreste ve poliçe süresinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Poliçe kapsamına üçüncü şahıslara karşı maddi zararlar alınmış, 100.000,00 TL bedelle teminat altına alınmıştır. Bu nedenle ... bahçesinde apartmanın çatısından düşen parçaların davacı aracına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen olaylardan davalı sigortanın poliçe limitleri ve muafiyetleri kapsamında sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili olayın mücbir sebep kapsamında kaldığından bahisle hasarın poliçe kapsamında olmadığını cevap dilekçesinde ileri sürmüşse de; meteoroloji bilirkişisinden alınan ve veriler incelenerek tespit edilen raporda olayın mücbir sebep olmadığına ilişkin belirlemesi de gözetilerek bu savunmaya itibar edilmemiştir.
... yönetiminin sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde, yapı malikinin sorumluluğunda görülen yapım ve bakım bozukluğu da aslında özensizliğe dayanmaktadır. Ancak burada sorumluluğun sebebi özensizlik olmayıp, bakım bozukluğu ya da eksikliğidir. Bu nedenle sorumlu her türlü özeni göstermiş olmasına rağmen bakım noksanlığını ya da yapım bozukluğunu öğrenmese bile, bu nedenlerden meydana gelen bir zarardan sorumludur. Eş söyleyiş ile burada yapı maliki, gerekli özeni gösterdiğini ispat etmek suretiyle sorumluluktan kurtulamaz. İşte bu nedenle yapı malikinin sorumluluğu, kurtuluş kanıtı getirilemeyen “ağırlaştırılmış özen sorumluluğu” olmakta ve tehlike sorumluluğuna yaklaşmaktadır. Tehlike sorumluluğunda da özel kurtuluş nedenleri yoktur. Sadece genel kurtuluş nedeni olan illiyet bağını kesen sebepler sorumluluğu ortadan kaldırır (Eren- s. 520). Zarar, mücbir sebep ya da üçüncü kişinin illiyet bağını kesen kusuru sonucunda meydana gelmiş ise yani zarar görenin ya da üçüncü şahsın fiili zararı doğuran başlıca sebep niteliğinde ise, bina maliki zararı tazmin etmek ile yükümlü değildir (Reisoğlu, Sefa: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2004, s. 171). Bu kapsamda, sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk-bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bir bina veya yapı eseri malikinin TBK’nın 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte sorumluluğun son şartı, yukarıda da ifade edildiği gibi; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2015 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da kabul edilmiştir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266 vd. maddeleri uyarınca alınan teknik bilirkişi raporunda; dava konusu olayın, fırtına nedeniyle davalı ... Sitesine ait binanın çatısında; çatı örtüsünün bitiminden sonra çatı üzerinde bakım eksikliği nedeniyle arta kalan parçaların, kırık halde döşenmiş parçaların veya kaplama tahtasına kiremit teli ile bağlanmamış kiremitin fırtına nedeniyle savrulup aşağıya düşmesi sonucunda meydana geldiği, dava konusu olay nedeniyle davalı ... Sitesi Yönetiminin, binanın ortak yerlerinden dolayı davacı 3. kişiye verilen zarar doğrultusunda bakım sorumluluğunun bulunduğu ve açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu olduğu, yukarıda açıklanan gerekçeler ve bilirkişi raporu doğrultusunda olayda mücbir sebep bulunmadığı gibi davalı tarafından illiyet bağını kesen başkaca bir hususta dosya kapsamında ispat edilemediğinden davalı ... yönetiminin de oluşan zarardan sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan maddi zarardan her iki davalının da müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları sonuç ve kanaatiyle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tebliğ evrakları sunulmadığından temerrütün dava tarihi itibariyle, davalı ... yönetimi yönünden ise olay tarihinde temerrütün oluştuğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
41.748,58 TL hasar bedeli, 25.000,00TL değer kaybı, 5,355,00TL araç mahrumiyet tazminatı olmak üzere toplam 72.103,58 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 07/09/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... ... Yönetiminden yönünden olay tarihi olan 17/05/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) tahsili ile davacıya verilmesine, faiz başlangıç tarihine yönelik fazla talebin reddine,130,00 TL meteoroloji, 2000,01 TL eksper rapor giderinin yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.925,40 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 1.536,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.388,51 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.666,67 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 269,85 TL peşin harç, 1.267,04 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.845,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 9.500,00 TL bilirkişi ücreti, 529,50 TL posta ve tebligat ücreti, 130,00 TL meteoroloji eksper ücreti, 2.000,01 TL eksper raporu olmak üzere toplam 12.159,51 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçedeki 3.şahıs teminatı limitleri dahilinde) alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza