T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1002 Esas - 2024/1239
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1002 Esas
KARAR NO: 2024/1239 Karar
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
K. YAZIM TARİHİ: 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalı ...'nın iş akdini herhangi bir haklı nedene dayandırmadan fesih ettiğini, akabinde rakip konumundaki ... kısa unvanı ile anılacak olan ... A.Ş. firmasında işe girdiğini belirtilerek iş akdine aykırı davrandığının öne sürüldüğünü, işbu nedenle ve Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine istinaden, Davalı ... hakkında davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkil ile ... firmasının aynı iştigal alanlarında rakip olduklarını ve davalının herhangi bir gerekçe ibraz etmeden işten ayrıldığının tanık ifadeleri ile desteklendiğini, müvekkil tarafından sunulan beyanların 2 numaralı bölümünde “Davalı ile birlikte aynı zaman diliminde diğer çalışanların da mezkür firmaya geçtiğini, bunun da davacıyı zarara uğrattığını, davacı ile ... arasında ayrı bir dava sürmekte olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/473 esas numarası ile takip edildiğini, konusunun “İşçi İşveren İlişkisinden Kaynaklanan Alacak Davası” olduğunu, Ankara Batı Ara buluculuk Bürosu tarafından ... numarası ile takip edildiğini, 19.01.2023 tarihinde “Anlaşmazlık” ile sona erdiğini, müvekkilinin rekabet etmeme borcuna aykırılıktan kaynaklı cezai şart ile haksız fesih nedeniyle cezai şart borcunun bulunmadığının tespiti ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 20.11.2017 tarihinde çalışmaya başladığını, davacı iş yerinden 16.06.2021 tarihinde verdiği dilekçe ile iş akdini aynı tarihte sonlandırdığını beyan ettiğini, ancak işveren tarafından çalıştırılmaya devam ettikten sonra 11.08.2021 tarihinde çıkışının yapıldığını, müvekkilinin işten ayrılması üzerine hakkında "haksız fesih ve rekabet borcuna aykırılık" nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Ankara Batı ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptaline ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan iş sözleşmesinde işverenin imzasının bulunmadığını, davacı işverenin imzası bulunmayan sözleşmenin ve bu sözleşmenin özellikle rekabet etmeme borcuna ilişkin cezai şart hükümlerin geçerli olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğinden dolayı rekabet etmeme yasağı ve buna bağlı cezai şart yükümlülüğünün ortadan kalktığını beyan ederek davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacıya ait SGK kayıtları, işyeri şahsi sicil dosyası, banka kayıtları, tanık beyanları ilgili tüm kayıt ve belgeler getirtilerek dosya içine alınmış, tarafların gösterdiği deliller toplanmış, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/473 Esas sayılı dava dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile Davalı arası imzalan Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nde davalı üzerine getirilmiş bulunan rekabet yasaklarının süre (2 yıl), coğrafi kapsam ve işlerin türü bakımında, rekabet hukukunda uygulanagelen orantılılık unsur ya da kriterlerine uyarlı olduğu; Davalının, Davacı işverenden sonra çalışmaya başladığı teşebbüsün Davacı teşebbüsün rakibi durumunda bulunduğu; Buna karşın Davalı eski çalışanın, yeni işvereni nezdinde ifa ettiği hizmetlerde Davacı müşteri portföyünün, iş sırlarının ya da iş bilgisinin (...) kullanılmasına yönelik dosya kapsamında somut bilgi ya da belgeye rastlanılmadığı için rekabet yasağı kapsamına giren herhangi bir icrai davranış tespit edilemediği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı alacağı istemine yöneliktir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacı ile davalı firma arasında rekabet yasağına ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise rekabet yasağı ihlalini oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.Haksız rekabet, rakipler arasında ya da tedarik eden ve müşteri arasında dürüstlük kuralına uygun olmayan ticari uygulamalardır. Ticaret hayatında dürüstlük kuralına uygun olmayan tüm eylem ve işlemlerdendir. Haksız rekabetten söz edebilmek için aldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışın bulunması şarttır. Haksız rekabetin üç unsuru bulunmaktadır: İktisadi rekabet, aldatıcı hareket ve dürüstlük kuralına aykırı çeşitli davranışlar, rekabet hakkının kötüye kullanılması. İktisadi rekabetten söz edebilmek için ortada ekonomik bir faaliyetin olması gerekmektedir. Ekonomik bir etkinlik olmaksızın iktisadi rekabetten ve dolayısıyla haksız rekabetin varlığından bahsedilemez. İktisadi rekabet ticaret hayatının önemli unsurlarından olduğu için çeşitli kanunlarla korunmuş ve desteklenmiştir. İktisadi rekabet bir haktır ve bu hak kullanılırken dürüstlük kuralına aykırı davranılmaması gerekmektedir. Bir firmanın kendisine rakip olan diğer bir firmayı kötülemesi, onun müşteri çevresini yanıltıcı hareketlerde bulunması vb. dürüstlük kuralına aykırıdır ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil eder. Dürüstlük kuralı ile sınırları belli olan rekabet hakkının sınırları aşılmışsa burada kötüye kullanma vardır. Haksız rekabet hükümleri ile korunan rakipler değil rekabet hakkıdır ve dolayısıyla kötüye kullanmanın önlenmesini rakipten başkaca kişiler de isteyebilir. Ayrıca ilave etmek gerekirse, haksız rekabetten söz edebilmek için kusur şartı aranmamaktadır. Haksız rekabet sonucu uğranılan zararın giderimi için açılacak olan maddi tazminat davasında kusur şartı aranmaktadır. Her haksız fiilde olduğu gibi, haksız rekabetin doğmasına neden olan fiil ile oluşacak zarar veya zarar tehlikesi arasında nedensellik bağı olması gerektiğini de belirtmek gerekmektedir.
Bu eylemlerin davalı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin de dosya içeriğinde somut, objektif herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması sebebiyle soyut iddialar olarak kaldığı; Dosyanın bu halinde, Davalı tarafından gerçekleştirilen herhangi bir haksız rekabet eylemine ulaşılmayacağı; esas olanın anayasal çalışma özgürlüğü olduğu, kişinin bir şirketten başka bir şirkete iş yeri değiştirmesinin haksız rekabet olmadığı, üretim sırları, müşteri çevresi özellikle davacının işleri hakkında bilgiye diğer şirketlerin de sahip olabileceği dolayısıyla somut olayda, haksız rekabet teşkil eden fiillerin ve haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı (Yargıtay 11.HD.nin 10.10.2022 Tarih ve 2021/2660 E., 2022/6803 K.sayılı ve benzer diğer kararları), davalının haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunduğu yönündeki davacı iddialarının ispatlanamadığı, bu suretle de haksız rekabet sebebiyle davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.509,21TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.081,61TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/11/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza