T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1082 Esas - 2025/378
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1082 Esas
KARAR NO: 2025/378
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
K. YAZIM TARİHİ: 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinden 6 adet ... kodlu hidrolik kaydırmalı ve yine 6 adet ... kodlu hidrolik kaydırmalı makine satın aldığını, davalının siparişinin müvekkili tarafından davalıya teslim edilerek 27.05.2024 tarihli ... nolu 942.000,00 TL tutarlı e-faturanın düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Kahramankazan İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalı borçlunun Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu gözönüne alınarak, kötü niyetli davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dayalı borçlu aleyhine %10 oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının işbu itirazın iptali davasında takipte dayanmadığı belge ve delillere dayandığını, itirazın iptali davasının icra takihine bağlı olduğuna dair Yargıtay kararları gereğince davanın reddinin gerektiğini, fatura tek başına borcun varlığının ispatı olmadığından davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, davacının alacağını müvekkili adına kesmiş olduğu faturaya dayandırsa da yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş olması da tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davacının müvekkiline ne kadar sürede, ne kadar miktarda ürün teslim ettiğini, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığını ispatla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu aşkın zarar talepli ihtarname içeriğinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, geçerli bir icra takibinin olmaması nedeniyle davacının taleplerinin reddine, hukuki yarar yokluğu ve yetkisiz mahkemede dava açılması sebebiyle işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kandatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Kahramankazan İcra Dairesinin ... F. sayılı icra takibine ilişkin itirazların kabulü ile takibin iptaline, davacının talebinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 13/08/2024 tarihli ödeme emri ile 942.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 13/08/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 26/09/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 942.000,00 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 27/02/2025 tarihli raporda özetle; "...Dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 13.08.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 942.000,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki taraflara ait 2024 yılı BA-BS formlarının birbiri ile uyuştuğu, dava konusu alacağın dayanağı faturanın taraflarca beyan edildiği, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 942.000,00 TL alacaklı olduğu, Davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye 942.000,00 TL borçlu olduğu, nihai olarak icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 942.000,00 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dava konusu 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Yine söz konusu faturayı davalı kendi ticari defterlerine kaydetmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması ve ticari defterlerine kaydetmemesi gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuş, ticari defterlerine kaydetmiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan fatura miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
2-942.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalının, %10 oranında para cezasına mahkum edilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 64.348,02 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.377,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.971,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 11.377,01 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.865,41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 62,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.562,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 143.880,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/04/2025
Katip Hakim
e-imzae-imza