T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1127 Esas - 2025/445
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1127 Esas
KARAR NO: 2025/445
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2024
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
K. YAZIM TARİHİ: 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının talep ettiği ve kendisine ait olan işlerin yapımı konusunda müvekkilinin anlaştığını, bu kapsamda müvekkilinin fatura kesilmesi karşılığında davalı tarafın deposuna levha durumunda demir çelik ürünü olarak sac temin ettiğini, 01.01.2024-16.08.2024 tarihleri arasında bu malzeme bedellerinin davalıdan temin edilememesinden dolayı müvekkilinin davalıdan 74.408,80 TL alacalı olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından 02.08.2024 tarihli ... yevmiye numaralı Sincan ... Noterliğince davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalı ile anlaşması üzerine alınan işi zamanında eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim ettiğini, işe ilişkin herhangi bir feshin de söz konusu olmadığını, davalının borcunu birçok kez kabul ettiğini, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle müvekkilinin yeni iş alamadığını, maddi manevi zarara uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, Davanın kabulü ile, 74.408,80 TL alacağın, 19.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının mal kaçırma cihetine gittiği, kaçırmasına meydan vermemek için öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati tedbir verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu olan faturanın bütününe ürünlerin ve malzemenin tamamına karşı itirazlarının bulunduğu, bahse konu olan mal ve malzeme ile ilgili taraflarına gönderildiği bahsedilen ürünlerin teslim edilmediğini, davacıya bir borcun bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 07/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, satıma ve vade farkına ilişkin faturalardan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 07/03/2025 tarihli raporda özetle; "... Dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde, dosya kapsamındaki taraflara ait 2024 yılı BA-BS formlarında tarafların beyanlarının birbiri ile uyuştuğu, davaya cevap veren ancak ticari defter adresi beyanı bulunmayan davalının ticari defterlerinin incelenemediği, dosyaya kazandırılan 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin faturalar incelendiğinde faturaların kayıtlarda yer aldığı, 2022 ve 2023 yılında davalı adına düzenlenmiş herhangi bir vade farkı faturasının bulunmadığı, ancak 2024 yılında 05.03.2024 tarihli ... nolu 5.000,00 TL tutarlı ve 19.07.2024 tarihli ... nolu 7.500,00 TL tutarlı 2 adet vade farkı faturası düzenlenerek davalı hesabına borç kaydedildiği, davacının kayıtlarına göre; 01.10.2024 tarihi itibariyle davalıdan 74.408,81 TL bakiye alacağının bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 16 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Yine dava konusu faturalardan bir tanesinin 1.250,00TL tutarında vade farkı faturası olduğu görülmüştür. Söz konusu fatura davalı tarafından BS formuyla bildirildiği gibi 2024 yılı defter kayıtlarında başkaca vade farkı faturalarının bulunduğu, Yargıtay ... HD'nin ...esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde vade/fiyat farkı hususunda taraflar arasında ticari teamül olduğu da gözetilerek bu fatura yönünden de davacının alacağını ispatladığı kabul edilmiştir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 74.408,80 TL fautradan kaynaklı alacağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından ihtarname sunulmuşsa da, söz konusunun ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyaya sunulmadığından tebliğe çıkarılıp çıkarılmadığı/tebliğ edilip edilmediği ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren avans faizi(ticari iş olduğundan) işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; 74.408,80 TL faturadan kaynaklı alacağın, 05/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.082,87 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.270,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.812,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 1.270,72 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.759,12 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 72,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.072,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/04/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza