T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1157 Esas - 2025/95
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1157 Esas
KARAR NO: 2025/95
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2024 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olup dava dışı ...'ın da maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olarak davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarparak davacıya ait aracın hasara uğramasına ve buna bağlı olarak da değer kaybına uğramasına neden olduğunu, aldırılan eksper raporuna göre davacıya ait araçta 35.000,00 TL değer kaybının meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin davacıya ait araç değer kaybından sorumlu olmasından dolayı davalı sigorta şirketine değer kaybının ödenmesi hususunda başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile 1.200.00 TL eksper ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, mahkememize sunduğu 08/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 50,00 TL olan hasar bedeli taleplerini 6.300,00 TL artırarak 6.350,00 TL'ye, 50,00 TL olan değer kaybı taleplerini 29.950,00 TL artırarak 30.000,00 TL'ye yüksekltmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu Kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 200.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, talepte belirtilen kusur hususuna itirazlarının olduğunu, yine kazanın meydana gelmesinde olay yeri yolun yapım ve bakımından sorumlu kurumun bir kusurunun olup olmadığı ile kazanın araç teknik sorunlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarının dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 28.06.2024 tarihinde 31.750,00 TL hasar tazminatı ödemesinin yapıldığını, davacının aracında meydana geldiğini belirttiği gerçek hasarı ispatlaması gerektiği gibi davalı sigorta şirketinin KDV sorumluluğunun da olmadığını, davacıya ait araç değer kaybı belirlenirken Genel Şartlar hesaplama kriterlerinin dikkate alınmasının gerektiğini, yine davacıya ait araç değer kaybının belirlenmesinde de tramer hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiği gibi aracın aynı yerden daha evvel işlem görüp görmediğinin de dikkate alınarak ona göre değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, keza aynı yerden hasar giderim işlemi görmesi durumunda değer kaybının söz konusu olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
02.06.2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalıdan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a ve 57/c-2 maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 aranında kusurlu olacağı, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 38.100,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 28.06.2024 tarihinde 31.750,00 TL hasar tazminatı ödemesinin yapılmış olduğu belirtilmekle, davacının bakiye hasar tazminatı talebinin (38.100,00 TL — 31.750,00 TL) =6.350,00 TL olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 30.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun, sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurundan olmakla (%100*30.000,00 TL) = 30.000,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı taraf 08/01/2025 tarihli dilekçesiyle dava değerini ıslah etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS sigortacısı olan davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne, temerrütün hasar bedeli yönünden kısmi ödeme tarihinden, değer kaybı bedeli yönünden başvurunun tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda oluşacağına ve kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
6.350,00 TL hasar fark bedeli, 30.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 36.350,00 TL tazminatın davalıdan poliçe limitleri dahilinde tahsili ile davacıya verilmesine,
Hükmedilen tazminatın 6.350,00 TL'sine kısmi ödeme tarihi olan 28/06/2024 tarihinden, 30.000,00 TL'sine temerrüt tarihi olan 02/10/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Faiz türü ve başlangıç tarihine yönelik fazla talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.483,07 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 1.048,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.434,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin harç, 621,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.537,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 76,00 TL posta ve tebligat ücreti, 1.200,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 5.776,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 21/01/2025
Katip Hakim
e-imzae-imza