T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1242 Esas - 2025/430
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1242 Esas
KARAR NO: 2025/430
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
K. YAZIM TARİHİ: 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; 29/07/2024 tarihinde müvekkili firmaya Ankara ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden marka tecavüzüne ilişkin bilirkişi incelemesine esas keşif yapıldığını, keşif anına ilişkin işyeri içerisinde müvekkili firmanın rızası ve bilgisi dışında görüntülerin fotoğraflandığını ve görüntülerin videoya çekildiğini, işbu görüntülerin davalı ... tarafından kendi kullanımında olan ... rumuzlu instagram hesabından müvekkili firmayı karalayıcı ve ticari itibarını zedeleyici bir şekilde ... firmalar ... oldu , çakma firmalara baskın şeklinde müvekkili firmayı hedef alarak müvekkili firmanın rızası hilafına paylaşımlarda bulunduğunu, davalı tarafın ... firmalar dan kastının müvekkili firmanın ticari ünvanı olan ... olduğunun direkt olarak paylaşımlarında alenen gözüktüğünü, müvekkili firma yetkililerinin bu durumu tespit ettiğinde davalıya rızası dışında ticari itibarı zedeleyici ve kişisel görüntüleri paylaşması sebebiyle davalı hakkında yasal yollara müracaat edileceğini ihtar etmesine karşın şüpheli "çekim bana ait değil sosyal platformda olan bir yerden" diyerek görüntüleri ifşa ettiğini kabul ettiğini, paylaşımlarının suç ve kusur teşkil etmesine rağmen meşru olduğunu iddia ettiğini, tüm bu nedenlerle davalı tarafından ... rumuzlu kendi kullanımında olan intagram hesabından müvekkili firmaya karalayıcı ve ticari itibarını zedeleyici söylem ve paylaşımları sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiil iddiası ile açılan bu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirketin yöneticileri ve distribütörleri tarafından, müvekkilinin ekiplerine haksız şekilde saldırılarak, haksız rekabet teşkil ederek ekiplerini yanlış ve mesnetsiz iddialar ile kandırarak kendi şirketlerine kaydettiklerini, müvekkilinin süreçten çok yıprandığını ve maddi, manevi zarar gördüğünü, davacının da haksız olarak marka tecavüzü yapan bir firma olduğunu öğrenmesi ile kendi ekiplerini ilgilendiren paylaşımda bulunduğunu, kaldı ki sosyal medyası ve ... uygulaması kendisine özel olduğunu, davacının ekte sunduğu ... uygulamasından alınmış paylaşımı hukuk aykırı şekilde ele geçirdiğini, hukuka aykırı olarak ele geçirerek haksız fiil iddiasında bulunulamayacağını, müvekkilinin yazmış olduğu ifadelerin espri içerikli ve ima içeren bir paylaşım olduğunu, esasa ilişkin detaylı açıklamalarda bulunarak öncelikle yetki ve görev itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, neticede işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti amacıyla mahkememizce yapılan araştırma sonucu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazılarında, davalı ...'ın işletme defteri tuttuğunun görüldüğü bildirilmiştir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Dava dilekçesi içeriğinden, iddianın ileri sürülüşünden davanın hukuki dayanağının TBK'nun 58. Maddesi olduğu ve bu madde kapsamında tüzel kişiliğin kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin birinci fıkrasında “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir” denilmektedir.
Davanın TBK'nun 58. Maddesine dayandığı, açıkça kişilik haklarına saldırıdan bahsedilerek haksız eylem sebebiyle manevi tazminat talep edildiği, davanın TTK'nın 4.maddesinde belirtilen ticari davalardan olmadığı, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, taraflardan birinin gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, tarafların ticari işletmelerini ilgilendiren bir uyuşmazlığın bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerektiği (Emsal; Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13/03/2019 tarih, 2018/5083 esas, 2019/1437 karar sayılı ilamı) değerlendirilmekle 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri İlgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 22/04/2025
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı