T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1303 Esas - 2025/659
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1303 Esas
KARAR NO: 2025/659
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
K. YAZIM TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, taraflarınca kesilen 24.04.2024 tarihli ... numaralı 209.347,61 TL bedelli faturada yazılı ürünler ile 20.05.2024 tarih.. numaralı 19.046,62 TL bedelli faturada belirtilen malzemelerin, davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediğini ancak bugüne kadar bedellerinin de ödenmediğini, taraflarınca bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, 241.764,23 TL asıl alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsiline, davalının kötü niyetli olarak borcunu inkar etmesi sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu faturalarda yer alan ürünlerin Davalı Müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu sebeple icra takibi dayanağı faturaların tek başına alacağın varlığına delil olmadığını, teslimin hukuki bir işlem olup bu işlemin ancak yazılı bir delille ispat edilebileceğini, Davalı Müvekkili şirketin huzurdaki davaya konu böyle bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça faturalarda yer alan ürünlerin teslim edildiğine dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, bu nedenle davanın ispatlanamadığını, davacı tarafça, icra takibi öncesi müvekkili temerrüde düşürülmediğinden müvekkilin takip öncesi işleyen faizlerden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, faturalar, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturalardan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 20/08/2024 tarihli ödeme emri ile toplam 241.764,23 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 23/08/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 13/11/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturalardan kaynaklanan toplam 241.764,23 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu ve tarafların tacir olduğu, 18.10.2024 tarihli Hukuki uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk tutanağının bulunduğu ve tutanağın " Görüşme Yapılamadan Anlaşamama" "olarak tutulduğu, Davacı tarafın yasal defterlerinin E-Defter kapsamında tutulduğu ve üç aylık yükleme yapıldığı, yasal süresinde E-Beratlarının oluşturulduğu, T.T.K’ nu 64 ve 65. Maddeler ve HMK 222.madde çerçevesinde kayıt nizamına uygun olarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı tarafın 01.04.2024/30.11.2024 dönemi Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir yasal defterlerinin E-Defter kapsamında tutulduğu ve aylık yükleme yapıldığı, (01.12.2024 / 31.12.2024 dönemi onay süresinin henüz sona ermediği) yasal süresinde E-Beratlarının oluşturulduğu, T.T.K’ nu 64 ve 65. maddeler ve HMK 222. madde çerçevesinde kayıt nizamına uygun olarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı ve Davalının Form BA ve BS'lerinin birbiri ile uyumlu olduğu, Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde Davalı-Borçlunun 228.394,23- TL borçlu olduğu, Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde Davacının 228.394,23-TL. Alacaklı olduğu, Davacı tarafından Davalı/Borçlu adına düzenlenen, 24.04.2024 tarih ve ... No.lu 209.347,61- TL bedelli E-Fatura ve 20.05.2024 tarih ve ... No.lu 19.046,62- TL bedelli E-Fatura olmak üzere 2 faturanın da Davacı ve Davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı tarafından Davalı-Borçlu adına düzenlenen 24.04.2024 tarih ve .... No.lu 209.347,61- TL bedelli E-Fatura ve 20.05.2024 tarih ve... No.lu 19.046,62- TL bedelli E-Faturalar için, Davalı-Borçlu tarafından yasal süre olan 8 gün içerisinde iade faturası düzenlendiğine /iade edildiğine/itiraz edildiğine, ödemesinin yapıldığına dair herhangi bir bilgi/belgeye rastlanılmadığı, Dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve Davacı ve Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler sonucunda Davacının 228.394,23-TL. Alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 228.394,23TL alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, ... ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, temerrüte düşürücü bir belge dosya arasında bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE ; Davalının, ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 228.394,23 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-228.394,23 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 15.601,61 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.928,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.672,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, 3.400,91 TL sinin davalıdan, 199,09 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 2.928,73 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.417,13 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 66,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.066,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.730,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 36.543,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 13.370,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza