T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1412 Esas - 2025/742
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/1412
KARAR NO: 2025/742
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ:
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 02/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle : Davacı vekili, müvekkili ile davalının üç yıldır ... olduğunu, müvekkili ile davalının ilişkisi devam ederken bir ... firması kurma konusunda anlaştıklarını, firmanın başlangıçta davalı adına tescil edilmesi, daha sonra şirketin %50 hissesinin bedelsiz olarak müvekkiline devredilmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalı şirketin davalı şahıs adına kurulduğunu, davalı şirketin araç gereçlerinin müvekkilinin sahibi olduğu ... Şti. 'den karşılandığını ve fatura düzenlendiğini ve bu faturaların da ödemesinin müvekkilinin kendisi ya da şirketi tarafından davalıya ya da davalı şirkete gönderilen paraların ... şirketi adına tekrar gönderilmesi yoluyla yapıldığını, davalının ... şirketinin eksiklikleri tamamlandıktan sonra davacıdan ayrılmak istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı firmadaki hissesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle ... Şti'ne ortak olduğunun tespitine, anılan firmanın davalı ... ... adına kayıtlı olan hissesinin %50'sinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde belirtilen hususların dikkate alınmadan ve delillerinin toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişinin sadece şirketler arası hesapları inceleyerek sonuca vardığını, ... ... .Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasında toplanan delillerin huzurdaki davada faydalı olacağını beyan ederek dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etmiştir.
e-imzae-imzae-imzae-imza
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... ... 'un müvekkili ile ilişkisi bulunduğu sıralarda davacının kendisine ... Ekipmanları adında şirket açmak istediğini söylediğini, müvekkilinin birikimini borç olarak davacıya verdiğini, davacının bu borç olarak verilen parayla ... Şti. kurduğunu ve borcunu müvekkiline ödediğini, müvekkilinin ... Şti' kurduğunu ve şirketin tek yetkilisi olduğunu, davacının bu şirkete herhangi bir ortaklığı bulunmadığını, müvekkilinin de ... Şti.'ye herhangi bir ortaklığı bulunmadığını, tarafların para transferlerinin sebebini ve kaynağını açıklamak için Destek ve Finansman Sözleşmesi akdettiklerini, taraflar arasındaki para akışının arkadaşlık ve romantik birlikteliğe dayandığını, davacının yazılı ve sözlü beyanlarıyla da yaptığı harcamaların bağış niteliğinde olduğunu beyan ettiğini, tarafların arasındaki arkadaşlık dolayısıyla ... şirketindeki ekipmanların davacının şirketinden parası verilerek ve faturalı bir şekilde tedarik edildiğini, artık bu ekipmanların başka şirketlerden tedarik edildiğini , müvekkilinin ve ... Şti'nin davacıya veya ... Şti.'ye herhangi bir borcu olmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuyla hem ticari sicil hem de davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yanın davalı şirketin ortağı olduğuna dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı denilmek suretiyle davacının haksızlığının tespit edildiğini bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ... ... Mahkemesi 2024/... D.İş. Ve 2024/... Karar Numaralı .../.../... tarihli 6284 sayılı kanuna göre koruma kararını sunmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde Destek ve Finansman Sözleşmesini sunmuştur. Sözleşmenin ... Şti. ve ... Şti. arasında akdedildiği görülmektedir.
Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... mesaj kayıtlarını sunmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde CD sunmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde yazılı belge sunmuştur.
.../.../... tarihli duruşmada dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup .../.../... tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda Huzurdaki davada; davacı vekili müvekkilinin davalı ... Şirketinin ortağı olduğunun tespiti ile ticaret sicil kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesi talebinde bulunduğu, dosyaya kazandırılan davalı şirkete ait ticari sicil kayıtlarının incelenmesinde; ... Şirketi'nin ... ticaret sicil numarası ile .../.../... tarihinde tek ortaklı Limited Şirket olarak kurulduğu, Şirketin sermayesinin beheri 50.000,00 TL değerinde 100 paya ayrılmış toplam 5.000.000 TL olup şirketin idaresinin şirketin tek ortağı olan ... ... 'de olduğunun belirtildiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesinde; sermayesinin 5.000.000 TL olduğu görülmekte olup, .../.../... tarihi itibariyle iş bu sermayenin tamamının tek ortak ... ... tarafından ödenmiş olduğunun görüldüğü, bu açıklamalar doğrultusunda; hem ticari sicil hem de davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yanın davalı şirketin ortağı olduğuna dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı, bununla birlikte davalı şirketin 2023 - 2024 yılı yevmiye defterine dava dışı ... Şti. Adına yaptığı kayıtların incelenmesinde; .../.../... tarihi itibariyle 120 - Alıcılar hesabından kaynaklı olarak 250,00 TL alacaklı olduğu, 320 - Satıcılar hesabından kaynaklı olarak ise herhangi bir borç ve alacak bulunmadığının tespit edildiği, davalı firmanın ticari defter ve
e-imzae-imzae-imzae-imza
kayıtlarının incelenmesinde taraflar arasında fatura ve ödemeler hususunda bir çok kayıt bulunmakta olup davacı iddialarının değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibarıyla şirket ortaklığının tespiti talebinden ibarettir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ... Şti'nin müvekkili tarafından kurulduğunu, davalı ... ... ile şirketin %50 hissesinin bedelsiz olarak müvekkiline devri konusunda anlaştıklarını ancak ... ...'in hisse devrini gerçekleştirmediğini, bu nedenle ... ... adına kayıtlı olan hissenin %50'sini müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Şti'nin müvekkiline ait olduğunu, davacının herhangi bir ortaklığı bulunmadığını, taraflar arasındaki para akışının ticari nedenle olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık davacının, davalı ... Şti'nin ortağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İnanç sözleşmesi inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme şartlarını içeren borçlandırıcı bir muamele olduğu, taşınmazların devri ile ilgili inanç sözleşmesinin vargının kesin delil ile ispatının mümkün olduğu, inanç sözleşmesinin 05/02/1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, bu yazılı delilin tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olması gerektiği, bir yazılı delil bulunmasa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) "delil başlangıcı" niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebileceği, yazılı delil veya "delil başlangıcı" yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK'nın 188. maddesi ) yemin (HMK'nın 225 ve devam eden maddeleri) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
TTK'nın yukarıda gösterilen hükümleri çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacı ... Şti'ni davalı ile birlikte kurduklarını, davacının ailevi ortamı müsait olduğunda ortaklığın aleni hale getirilmesi ve şirketin % 50 hissesinin bedelsiz olarak kendisine devredileceği konusunda inançlı şekilde hareket ettiklerine dair bir kanıt sunulamamıştır. Davacının sunduğu banka dekontları ve hesap özeti içeriğinde ödemelerin ortaklığa istinaden yapıldığı, ticaret sicil, ticari defter ve kayıtlarda veya inançlı işleme delalet eden bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Yukarıda açıklanan Yargıtay içtihatları ,yasa hükümleri ve madde gerekçelerinden de anlaşılacağı üzere davacı ile davalının davalı şirket hisse devri konusunda inançlı bir şekilde hareket ettiklerine dair yazılı bir delil sunulamadığı, davacının inançlı işleme dayalı olarak hareket ettiği iddiasının olağan hayat tecrübeleri dikkate alındığında TMK'nın 2.maddesi bağdaşmadığı, TMK'nın 6.maddesi gereğince kural olarak herkesi iddiasını ispat etmekle yükümlü olup, davalılar davacı ile aralarındaki ortaklık ilişkisini reddettiğine göre ortaklık ilişkisinin ancak kesin delille ispatlanması gerektiği, davacı tarafça ileri sürülen inançlı işlemin temel kanıtı olarak da bir belge sunulmadığı, Yargıtay uygulamalarına göre de inanç anlaşması ancak yazılı delille ispatlanabileceği de belirtilerek davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir.
e-imzae-imzae-imzae-imza
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzae-imzae-imzae-imza