T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/144 Esas - 2024/456
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/144 Esas
KARAR NO: 2024/456
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
K.YAZIM TARİHİ: 10/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 11/09/2020 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusu olarak, müvekkili şirketin yapımını üstlendiği ... Konut ve Ticaret Merkezinin altyapı ve çevre düzenle işi nedeniyle bir kısım ısı sitemlerinin yapım ve teslimi konusunu oluşturduğunu, davalı şirketin alt yüklenici olarak üstlendiği edimleri asıl iş sahibi ... nezdinde yerine getirmediği için müvekkili şirket bu edimleri yerine getirdiğini, müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili şirket sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirmiş gerekli tüm ödemeleri de tam şekilde davalı şirkete ödediğini, ancak tüm bunlara rağmen bahsi geçen edimleri davalı şirket yerine getirmediğinden bu edimleri davacı müvekkili şirketin yerine getirdiğini, bu şekilde davacı müvekkili şirketin alt yüklenici sözleşmesi gereğince davalı şirketten alacaklı konuma geçtiğini, alt yüklenici sözleşmesi gereğince davalı şirket yapım ve teslim ile üstlendiği yapım ve teslim borcu yerine getirmemesi üzerine bu edimler davalı şirket yerine müvekkili davacı şirket tarafından yerine getirildiğini, davalı şirketin fatura nedeniyle borcun ödenmesi için 18/08/2022 tarihli ekli noter ihtarnamesi tebliği edildiğini ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine Ankara Batı İcra Dairesinin ... ve ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafın takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı şirket tarafından sözleşmede yazılı olan mallar alınmadığından işin bitimi için gerekli malzemeleri davacı müvekkili şirket almış ödemeleri de yine davacı müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin; itiraza konu alacağın mevcudiyetini ispata yetecek teslim ve tesellüm faturaları, irsaliyeler ile çek suretleri dosya içerisine sunulduğunu, davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan ve dosya içerisinde sunulan ... Konut ve Ticaret Merkezinin Altyapı ve Çevre Düzenleme Sözleşmesi ile taraflar arasında imzalanan Alt Yüklenici Sözleşmesi, müvekkil şirket ve davalı borçlunun ticari defterleri, cari hesap tabloları bilirkişi tarafından tetkik edildiğinde davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun anlaşılacağını, borçlu davalının bu itirazının tamamen haksız ve kötü niyetli olup, alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, ayrıca borçlunun mallarını kaçırması halinde müvekkilinin mağduriyetinin artacağını beyan ederek, davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesinin ... ve ... Esas dosyalarına yaptığı itirazının iptali ile fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere takibin devamına, icra takibindeki alacak için takip tarihinden itibaren cari reeskont avans faizleri ile birlikte tahsiline, davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2024/126 Esas sayılı dosyasının 24/01/2024 tarihli tensip tutanağı ile verilen ara karar gereğince, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, her bir davacı tarafından ayrı ayrı takip başlatılmış olduğu ve bu takiplere yapılan itirazların ayrı ayrı iptalinin talep edildiği, her iki davacı yönünden açılan davanın bir arada yürütülmesinde hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilerek davacı ... A.Ş. yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş olup, bu davacı yönünden ayrılan dava, mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını belirterek, müvekkili şirket ile davacılar arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı tarafın 11/08/2023 tarihinde ... E. sayılı icra takibi ile ... A.ş. - ... Şti. Muavin Defter ve Cari Alacağı 1.268.700,00 TL, 11/08/2023 tarihinde ... E. Sayılı icra takibi ile 3. kişiler tarafından düzenlenen faturalar neticesinde toplamda 6.404.668,90 TL'yi davalı müvekkilinden talep ettiğini, bu haksız icra takiplerine itiraz edildiğini ve icra takiplerinin durduğunu, davacı tarafından sunulan fatura bedelleri incelendiğinde faturada yer alan malzemelerin bedellerinin olağan dışı yüksek olduğunun anlaşılacağını, davacının fatura bedellerini de olduğundan yüksek gösterdiğini, kaldı ki davacı tarafından dosyaya sunulan faturalarda yer alan malzemelerin hiçbiri ilgili iş için kullanılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ve haksız kazanç elde etmek için işbu davayı açtığını, dosyaya taraflarca sunulan belgeler ve dilekçeler incelendiğinde taraflar arasında yapılan sözleşme çerçevesinde müvekkilinin ilgili işi eksik yapması durumunda davacının müvekkilin teminatlarından ve alacaklarından eksik olan bedeli mahsup edebileceğini, ancak davacı sözleşme bedelinin tamamını müvekkiline eksiz ödendiğini ve edimlerini yerine getirdiğini beyan ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve irsaliye tarihlerinden sonra da davacı tarafça müvekkili şirkete ödeme yapıldığının sabit olduğunu, bu sebeple iddia ettikleri alacakları müvekkili şirketten mahsup edebilecekken mahsup etmemiş olmalarının dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını gösterdiğini, işin bitimi ve taraflar arasındaki edimlerin yerine getirilmesinin üzerinden yaklaşık olarak iki yıl geçtiğini, bu süre zarfında davacının herhangi bir alacak talebinde bulunmaması ve icra takibinde talep ettikleri fatura bedellerinin tamamı üzerinden değil de kısmi olarak söz konusu davayı açmış olmalarının kötü niyetli olduklarını kanıtladığını, işin tesliminden sonra dahi müvekkiline hak edişlerini ödeyen, geçici ve kesin teminatlarını iade eden, cezai yaptırımlar uygulamayan ve müvekkilden alacak talebinde bulunmayan davalı tarafın taraflar arasındaki tüm hesaplamalar kapandıktan ve aradan 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra alacak talebinde bulunması dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, basiretli tacir olan davacı tarafın davalı müvekkilinin kesin ve geçici teminatları, hak edişleri ödenmeden, taraflar arasındaki hesaplar kapanmadan önce işbu davaya konu alacak kalemlerini ileri sürmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2022-2023 yılına ait BA BS formları, dava konusu ihale dosyası, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 17.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 21.08.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin ise İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir.
Davanın esasına girilmeden önce davalı yanın yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", 10. Maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yasanın 17. Maddesinde de yetki sözleşmesi düzenlenerek "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." denilmektedir. Yasanın 18. maddesinde de, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, tacir olan taraflar, 25/01/2021 tanzim tarihli Anahtar Teslim Yapım İşlerine Ait Tip Altyüklenici Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 28.1. maddesinde, yetki şartı olarak her türlü ihtilafın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi akdetmişlerdir. Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlık konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konulardan olduğu, bu takdirde geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen ve taraflarca imzası inkar edilmeyen sözleşmede, doğabilecek her türlü ihtilafın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı açık olup, davada kesin yetki halinin söz konusu olmadığı da gözetilerek, davalının süresinde yaptığı yetki itirazı nedeniyle, iş bu davaya bakma yetkisinin, yetki sözleşmesi de gözetilerek İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu sonuç ve kanaatine varılarak Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile, Mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı