T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/1459 Esas - 2025/615
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARARTÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/1459 Esas
KARAR NO: 2025/615
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALI : 2-
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 31/05/2021
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;... tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ...'nin olay yerinde hayatını kaybettiğini, müteveffanın, Müvekkil ....'nin eşi, ...'nin ise annesi olduğunu, kaza tespit tutanağına göre bu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketlerince sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/1-a maddesini ihlal ettiğini, tek taraflı trafik kazasına karışan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasının davalı ...., kasko poliçesinin ise davalı .... Tarafından düzenlendiğini, işbu sebeple müvekkillerin destekten yoksun kalma alacağından trafik poliçesi kapsamında davalı .... ( Poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla), kasko poliçesi kapsamında ise davalı ....(Poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla)'nin sorumlu olduğunu, müteveffa ...'nin ölümü ile sonuçlanan ... tarihli kaza nedeni ile müvekkil ...'nin eşinin, diğer müvekkili ....'nin ise annesinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, olumlu cevap da verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle haklı olan davanın kabulü ile dava konusu kazada müvekkillerinin destekten yoksun kalma alacaklarının tespit edilerek işbu bedele kaza tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla tahsiline, müteveffa...'nin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kalma alacağı tespit edildiğinde harcı tamamlanmak üzere şimdilik zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında .... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ....'den tahsiline( poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla), müteveffa ...'nin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma alacağı tespit edildiğinde harcı tamamlanmak üzere şimdilik kasko poliçesi kapsamında .... için 500,00 TL, .... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte Kasko Sigortacısı olan davalı ....'den tahsiline( poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla), yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava değeri artırım dilekçesi ile özetle; müteveffa ... ’nin ölümü nedeni ile müvekkillerin destekten yoksun kalma tazminat alacağı olan 398.391,43 TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ....’den ve kasko poliçesinde bulunan ferdi kaza vefat klozu kapsamında talep edilen 500,00 TL .... için, 500,00 TL .... için toplam 1.000,00 TL nın ....’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08/06/2022 havale tarihli dilekçesi ile özetle; davalı ...'ye yöneltmiş oldukları zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olarak ... ile sulh olunduğunu, davanın konusuz kaldığını, ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden ve dava konusu kazada kusurlu olduklarından dolayı davalı lehine karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili BAM kaldırma kararı sonrası sunduğu bedel artırım dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; ... için 3.611,38 TL, ... için 196.388,62 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafça dava konusu taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce Karayolları Trafik Kanunu 97. ve 99. maddeleri gereğince müvekkili şirkete usul ve kanunlara uygun olarak başvuruda bulunulmadığını, davacının, müvekkili sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar yokluğu yönünden yasal süresi içerisinde ilk itirazlarını sunduklarını, kazaya karışan ... plakalı... poliçe numaralı ile müvekkili tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığını, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 78.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmayacağını. kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların ömür boyu bir başkasının desteğine muhtaç olup olmadığı sayın mahkemece tespit ettirilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmek için ölen ile destekten yoksun kaldığı iddia edilen davacılar arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerektiğini, avnas faiz türünü kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmeksizin, sigorta şirketlerinden tazminat istenmesi durumunda, faiz başlangıcının, olay tarihi değil temerrüt tarihi olacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... 10/06/2022 tarihli dilekçeleri ile özetle; davacılar ile sulhen anlaşıldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı .... cevap dilekçesi ile özetle; yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, davacının her ne kadar davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminat talebinde bulunmuşsa da taleplerin öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortasından karşılanması gerektiğini, müvekkili şirketin düzenlediği İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile üçüncü kişilerin zararına karşı yalnızca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitini aşan kısımlardan sorumlu tutulabileceğini, davacının öncelikle zararını Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini düzenleyen kurumdan karşılaması ve teminat miktarını aşan kısım olursa bu miktar için İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasını düzenleyen şirkete başvuru yaparak talepte bulunması gerektiğini, bu sebeple müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, trafik kazası sonucu hak edilen destek tazminatının ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, tüm bu sebeplerle müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, birlikte kusur durumları gözetilerek varsa bu hususlarda resen indirim yapılmasına, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Trafik kazası tespit tutanağı, sigorta poliçeleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma dosyası, nüfus aile kayıt tablosu, SGK kayıtları, ... İlçe Jandarma Komutanlığının ... sayılı tahkikat evrakı, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, trafik tescil kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi kurulu 24/01/2022 tarihli raporları ile özetle; Meydana gelen tek taraflı kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketlerine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin, 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacılar desteği müteveffa ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ve dosya muhtevasına göre emniyet kemeri takmadığının da somut olarak söylenemeyeceği, dolayısıyla bu bağlamda % müterafik kusur hususunun Mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı, ZMMS poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 410.000,00-TL. sı olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi konusunda hukuki değerlendirmenin Sayın mahkemenin takdirine ait olduğu, müteveffa ...'nin hak sahiplerinin destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zarar miktarlarının ...'nin 22.832,62 TL, ...'nin 375.558,81 TL olmak üzere toplam 398.391,43-TL olduğu, Kasko Sigorta Poliçesinin kaza tarihini kapsadığı, artan mali mesuliyet klozu kapsamında bedeni zararlar açısından azami teminat limitinin kombine 200.000,00-TL(manevi tazminat taleplerinin 100.000,00-TL. olduğu ) olduğu, ancak, davacıların ZMMS poliçe teminat miktarını aşan bakiye maddi zararlarının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı .... Nezdinde düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesinin artan mali mesuliyet klozu kapsamında tazmini gereken destekten yoksun kalma zararı bulunmadığı bildirilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişinin 03/02/2025 tarihli ek raporunda özetle;
1-...'nın Gelirden Çıktığı Tarihe Kadarki Devre:
22.10.2020-31.10.2023 Devre Geliri Toplamı : 190.632,68-TL.
Eşin Hissesi ... : 190.632,68 x %40 =76.253,07-TL.
Çocuğun hissesi ... : 190.632,68 x %20 = 38.126,54-TL.
2-...'in Bakiye Ömrünün Sona Erme Tarihine Kadarki Devre:
01.11.2023-13.03.2039 Devre Geliri Toplamı : 3.994.178,30-TL.
Eşin Hissesi : 3.994.178,30 x %50 = 1.997.089,15-TL.
Devre Gelirleri Toplamı:
.... : 38.126,54-TL....
: 76.253,07 + 1.997.089,15 = 2.073.342,22-TL.
Garameten Paylaştırma (ZMMS - 410.000,00-TL. )
... Yönünden : 7.403,32-TL.
....Yönünden : 402.596,68-TL.
Garameten Paylaştırma (Kasko - 200.000,00-TL. )
Berna Yönünden : 3.611,38-TL.
....Yönünden :196.388,62-TL olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir.
Dava konusu trafik kazası; yerleşim yeri dışı, 110 km/h hız limitli, 2 şeritli, bölünmüş tek yönlü asfalt devlet karayolunda gündüz vakti açık havada, ... - ... istikametine doğru seyreden davalı sigorta şirketlerine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin, olay yeri yol bölümüne geldiğinde sol şeritte seyri esnasında orta bariyerlere çarpmamak için direksiyonu sağ şeride çevirdiği esnada muhtemelen aracının hızının yüksek olmasından kaynaklı aracını tekrar yol üzerinde tutamayıp kontrolünü kaybederek aracının yolun sağından yoldan çıkarak şarampole düşmesi ve devrilmesi şeklinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/06/2022 tarih, .... esas,... karar sayılı kararı ile özetle;"Davacı vekilinin beyanından anlaşıldığı üzere ... Sigorta Şirketi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davalı .... Şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE," dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 2022/2149 esas 2024/1318 karar sayılı ilamı ile özetle; "Asgari geçim indirimi (AGİ), ülkemizde 2008 yılından 2022 yılına kadar uygulanan vergi indirim sistemidir. AGİ asgari ücret üzerinde hesaplanan gelir vergisinden kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu aile içindeki fertleri için verilen bir indirimdir. AGİ, kişinin medeni haline ve ailesi içinde yer alan çocuk sayısına göre farklılık gösterir. Kişinin brüt maaşı üzerinden hesaplanan asgari geçim indirimi, ancak 16 yaşından büyük işçiler için uygulanır.Asgari geçim indirimi uygulaması ile işverenler çalışanların ücretleri üzerinden vergi oranını hesaplar ve vergi dairesine asgari geçim indirimi kadar daha az vergi öder. Gelir Vergisi Kanununun 32 maddesi 7349 Sayılı Kanunun 3.maddesi ile 22.12.2021 tarihinde yürürlükten kaldırılmış, böylece asgari geçim indirimi uygulamasına bu tarih itibarıyla son verilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27.01.2022 Günü Resmi Gazetede yayınladığı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 7. maddesinde “Yapılan düzenleme ile 01.01.2022 tarihinden itibaren 193 Sayılı Kanunun 32. maddesinde düzenlenmiş bulunan asgari geçim indirimi uygulanması kaldırıldığından bu tarihten itibaren yapılan ücret ödemelerinde asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır” denilerek 01.01.2022 tarihinden itibaren artık asgari ücret üzerinden gelir vergisi alınmayacağı, bu nedenle de Asgari Geçim İndirimi uygulamasına da son verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinin 7349 Sayılı Kanunun 3.maddesi ile 22.12.2021 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olduğu ve 01.01.2022 tarihinden sonra asgari geçim indiriminin kaldırıldığı anlaşılmakla bu husus nazara alınarak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak müteveffanın geliri buna göre belirlenerek bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeni esasa kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 2022/2149 esas 2024/1318 kararı doğrultusunda alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirmede;... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacılar desteği müteveffa ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ve dosya muhtevasına göre emniyet kemeri takmadığının da somut olarak söylenemeyeceği, dolayısıyla bu bağlamda müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.Garameten Paylaştırma (ZMMS (... Sigorta) - 410.000,00-TL. );... Yönünden :7.403,32-TL., ... Yönünden:402.596,68-TL olacağı, Garameten Paylaştırma (Kasko (Davalı ....)- 200.000,00-TL. ) ; ... Yönünden : 3.611,38-TL,... Yönünden :196.388,62-TL olduğu iş bu kapsamda 3.611,38-TL ... için, 196.388.62-TL ... için destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ....'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta yönünden yapılan değerlendirmede tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında harici olarak anlaşma sağlandığı davacı vekilinin beyanından anlaşılmış olup dava konusuna ilişkin ödemenin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, dava konusu taleplerin tümünün karşılandığı anlaşıldığından dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihindeki davacı yanın haklılığı karşısında davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilebilecekse de davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 'Makbuz, İbraname ve Feragatname' başlıklı beyanında anlaşmaya bu hususların da eklenmiş olduğu ve davalılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiğinden Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin beyanından anlaşıldığı üzere .... Yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-3.611,38-TL ... için, 196.388.62-TL ... için destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, (Poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasına)
3-Alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 76,28 TL, 1.281,01 TL ve 679,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.565,72 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı ve tamamlama harcı olarak yatırılan 76,28 TL, 1.281,01 TL ve 679,69 TL harcı olmak üzere toplam 2.164,08 TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 327,90 TL tebligat ve posta gideri ile 1.200,00TL bilirkişi ücreti üzere toplam 1.527,90 TL yargılama giderinin davalı ....'den alınarak davacılara ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davacıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen; davacı ... için 3.611,38 TL vekalet ücretinin, davacı .... için 31.422,18 TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak bu davacılara ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/05/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı