T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/235 Esas - 2024/1336
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/235 Esas
KARAR NO : 2024/1336
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : İ
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
K.YAZIM TARİHİ: 02/01/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya verdiği mallar ile ilgili 03.12.2022 tarihli ve ... numaralı faturayı düzenlediğini, faturanın içeriğine ilişkin davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığını, davalı ile cari hesap çalışan müvekkilinin cari hesaplarına göre davalının 15.365,08TL bakiye borcunun bulunmasına rağmen davalı tarafından ödenmediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine de ödeme yapmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; ... esas numaralı ... İcra Dairesi icra dosyasına yapılan itirazın iptal edilmesine, asıl alacak olan 15.365,08TL'nin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kaydı, tarafların 2022 yılına ait BA - BS formları, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 27/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının Kahramankazan İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında, 25/09/2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 15.365,08TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki 2022 yılı BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu dava konusu alacağın dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, davalının davaya cevap vermediği, defter adresini de beyan etmediği, bu nedenle davalı defterlerinin incelenemediği, davacının kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davalıdan 15.365,08TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 02/10/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 02/10/2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan, taraflar arasında mal alım - satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında cari hesap bakiyesi sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş; davalı yan ise, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediğinden ve duruşmaları takip etmediğinden savunmaları tespit edilememiş, ancak borca itiraz dilekçesinden borcunun olmadığını savunduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu alacağın 15.365,08TL cari hesap bakiyesi olduğu, işbu davanın ise 21.059,15TL harca esas değer gösterilerek açıldığı, farklılığın sebebinin ön inceleme duruşmasında davacı vekiline sorulması neticesinde sehven davanın bu tutar üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davalı tarafça davacı adına 6 adet belge karşılığında KDV hariç 46.072,10TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, yine davacı tarafça da davalı adına 6 adet belge karşılığında KDV hariç 46.072,10TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Davalıya tensip zaptı ve öninceleme duruşması ara kararı ile verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27/09/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, vergi dairesine bildirimi yapılan faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalının kısmi ödemelerinin de davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 15.365,08TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacak faturadan kaynaklanan cari hesap alacağıdır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacıya ait ticari defter ve kayıtlardan gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimden anlaşıldığı üzere mal alım - satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına 6 adet fatura tanzim edildiği ve bu faturaların taraflarca vergi dairesine bildirildiği, yapılan bildirimlerin örtüştüğü, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu sebeple teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, davacı taraf ticari defterlerine göre davalının bakiye 15.365,08TL borcunun bulunduğu, davacı yanın tespit edilen bakiye alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak dava açılırken harca esas değer 21.059,15TL olarak bildirilmek suretiyle harç yatırıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 15.365,08TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 15.365,08TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.073,01TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 15.365,08TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 15.365,08TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak likit olduğundan davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.073,01TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.049,58TL karar ve ilam harcından peşin alınan 359,64TL harcın mahsubu ile bakiye 689,94TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.707,30TL'sinin davalıdan, 632,70TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 359,64TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 667,89TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 1.057,50TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.057,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 2.960,41TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 15.365,08TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 05/12/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı