T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/257 Esas - 2025/310
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/257 Esas
KARAR NO : 2025/310
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
K. YAZIM TARİHİ: 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Müdürlüğünün tüzel kişiliğe sahip kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, asıl işveren olan müvekkili teşekkülün ... Fabrikası'nda ofis binası temizlik hizmeti işleri için yapılan ihaleler neticesinde söz konusu işi davalı şirketlere ihale ettiğini, davalı şirketler tarafından ofis binası temizlik hizmeti işleri için istihdam edilen dava dışı ...'ın müvekkili ... Müdürlüğü bünyesindeki ... Fabrikası'nda davalı alt işverenler işçisi olarak 01.01.2018 tarihinden 31.05.2021 tarihine kadar temizlik görevlisi olarak çalıştığını, dava dışı işçinin emeklilik sebebiyle iş akdini sona erdirdiğini, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı alacağının müvekkili teşekkül tarafından ödendiğini, müvekkili Teşekkül tarafından; ödenen kıdem tazminatı alacağı davalılara rücu edilmek üzere ANKARA BATI İCRA MÜDÜRLÜĞÜ ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilmişse de davalılar tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz edildiğinden icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın her davalı için sorumlu olduğu miktar yönünden şimdilik 100,00 TL'lik kısmı için iptali ile takibin devamına, her davalı için sorumlu olduğu asıl alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan talebini 11.482,79 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, ihale dosyası, sözleşme, şartnameler, ödeme dekontları, 30/09/2024 ve 23/01/2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davalı alt işverenlerin işçisine karşı ödenen kıdem tazminatının rücuen tazminine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirketler aleyhine 11/10/2023 tarihli ödeme emri ile 52.771,88 TL asıl alacak, 10.995,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.767,23 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirketlere tebliğ edildiği, davalılardan ... Şti. Vekilince 18.10/2023 tarihinde, davalı ... A.Ş. Vekilince 20/10/2023 tarihinde yasal süre içerisinde itiraz edilmesi üzerine, takibin durdurulduğu, eldeki davanın 21/02/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirket tarafından dava dışı işçi hesaplanan miktardan davalı şirketlerin sorumlu olduğu miktarın aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olacağı,¸2-47.204,99-TL'nin 18.06.2021 tarihinde ödendiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava niteliği itibariyle, davacı ... A.Ş. ... Fabrikası Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında yapılan hizmet alımı sözleşmelerine istinaden davalı şirketler nezdinde çalışan dava dışı işçi için ödenen kıdem tazminatı alacağı ile ferilerinden davalı şirketlerin sorumluluğuna ilişkin olup, Yargıtay kararlarında sözleşmede hüküm bulunan hallerde sözleşme hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak davalı şirketlerin işçilik tazminat ve alacaklarından sorumlu oldukları miktarı belirlenmesi gerektiği gerekçelerine yer verilmiştir.
Benzer uyuşmazlıkla ilgili olarak Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından verilen ... Esas, ... Karar sayılı ve 21.12.2021 tarihli kararında ;"Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı iki işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davaların işçilerin lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmede işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan yüklenicinin sorumlu olacağına dair özel bir hüküm bulunmadığından davacının ödediği bedelin yarısını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanuru'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olraası, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve davacı vekilinin 13.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarını cevaplar nitelikte ek rapor alınıp, verilen kararı davalının temyiz etmemesi nedeni ile oluşan usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalının ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçelerine yer verildiği,
Yukarıda belirtilen Yargıtay ... Hukuk Dairesinin kararı gerekçeleri, sözleşme hükümleri, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı şirketin davalı şirketlerin dava dışı işçi için ödenen kıdem tazminatı. ve ferilerinde kendi ihale dönemleriyle sınırlı olarak sorumlu olacağı Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; bilirkişi tarafından yukarıdaki ilkeler çerçevesinde hesaplanan ve az yukarıda tabloda gösterilen sorumlulukları oranında tazminata hükmedilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından Davalı ... Şti'de davada hasım olarak gösterilmişse de, eldeki davanın itirazın iptali olduğu ve itirazın iptali davasında icra takibine karşı yapılmış usulüne uygun bir itirazın bulunmasının dava şartı olduğu, bu davalının icra takibine karşı itiraz da bulunmadığı Ankara Batı İcra Dairesinden gelen 07/11/2024 tarihli müzekkereyle sabit olduğu anlaşıldığından, Davalı ... Şti'ye karşı açılan davanın -bu davalı tarafından icra takibine yapılmış bir itiraz bulunmadığından- hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, takibin ... A.Ş yönünden ayrı olarak 4.764,97 TL asıl alacak, ... Şti yönünden ayrı olarak 1.965,87 TL asıl alacak üzerinden diğer takip borçlularının mükerrer tahsilatına mahal vermemek şartıyla devamına karar verilmiştir. Davalıların ihale dönemlerine ilişkin sorumluluğun nitelikli hesaplamayı gerektirmesi gözetilerek ise icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1)Davalılar ... A.Ş ve ... Şti'nin Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların ayrı ayrı iptallerine, takibin;
-... A.Ş yönünden ayrı olarak 4.751,95 TL asıl alacak,
-... Şti yönünden ayrı olarak 4.764,97 TL asıl alacak üzerinden diğer takip borçlularının mükerrer tahsilatına mahal vermemek şartıyla devamına,
-Alacak hesaplamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine,
2)Davalı ... Şti'ye karşı açılan davanın -bu davalı tarafından icra takibine yapılmış bir itiraz bulunmadığından- hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslahla alınan 1.205,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 589,76 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00 TL'nin, 2.227,44 TL sinin davalılar ... A.Ş. ve ... Şti.nden, bakiye kalan 1.572,56 TL'nin, davalı ... Şti. nin arabuluculuk görüşmesine katılmadığı anlaşıldığından 786,28 TL'sinin davacıdan, 786,28 TL'sinin davalı ... Şti.nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 187,80 TL ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.103,80 TL harcın davalılar ... A.Ş. ve ... Şti.nden tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.378,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5,378,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.152,41 TL'nin davalılar ... A.Ş. ve ... Şti.nden alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 6.730,84 TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş. ve ... Şti.nden alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 13/03/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 13/03/2025 tarih ... esas ... karar sayılı kararının hüküm kısmının incelenmesinde; Davalı şirketlerin sorumluluk oranlarının sehven maddi hata sonucu yanlış yazıldığı anlaşılmış olup, 6100 sayılı HMK'nun 304/1 maddesi gereğince mahkememiz hükmünün;
"Davanın KISMEN KABULÜNE;
1)Davalılar ... A.Ş ve ... Şti'nin Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların ayrı ayrı iptallerine, takibin;
-... A.Ş yönünden ayrı olarak 4.764,97 TL asıl alacak,
-... Şti yönünden ayrı olarak 1.965,87 TL asıl alacak üzerinden diğer takip borçlularının mükerrer tahsilatına mahal vermemek şartıyla devamına,
-Alacak hesaplamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine,
2)Davalı ... Şti'ye karşı açılan davanın -bu davalı tarafından icra takibine yapılmış bir itiraz bulunmadığından- hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine," şeklinde düzeltilmesine,
Hükmün bu şekilde TASHİHİNE karar verilmiştir. 09/04/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza