T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/439 Esas - 2024/1113
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/439
KARAR NO : 2024/1113
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisi ve izni dışında ortaklıktaki payının devredildiğini, müvekkili tarafından konulan katılım payının geri verilmediğini, bu sebeple öncelikle davalı ... adına yapılan devir işleminin iptaline, iptalin mümkün olmaması halinde ortaklık pay bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ...vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev yönünden davanın usulden reddi ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olarak belirlenmesini, davanın yetki yönünden usulden reddi ve yetkili mahkemenin ankara mahkemeleri olarak belirlenmesini, aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev yönünden davanın usulden reddi ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olarak belirlenmesini, davanın yetki yönünden usulden reddi ve yetkili mahkemenin ankara mahkemeleri olarak belirlenmesini, aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ortaklığın tasfiyesinin geçerli olup olmadığı, geçersiz ise bu devir işleminin iptali ve geçerli ise ortaklık payının ödenmesi istemine ilişkindir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
... Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta; Dava konusu ...'ın ticaret sicil kaydının olmadığı bildirilmiştir.
... Vergi Dairesine yazılan yazıya verilen cevapta; ... vergi kimlik numarasının dairelerinin gerçek usulde gelir vergisi mükellefi ...'e ait olduğu, sicil kayıtlarında yer alan tabela ünvanının "..." olduğu tespit edilmiştir. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Somut olayda, davacı taraflar arasındaki ortaklığın tasfiyesinin geçerli olup olmadığı, geçersiz ise bu devir işleminin iptali ve geçerli ise ortaklık payının ödenmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124. maddesinin 1 ve 2. bentleri değerlendirildiğinde dava konusu edilen ...'ın tacir sıfatının bulunmadığı açıktır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda ... Vergi Dairesi ve Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü müzekkere cevaplarında da davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davanın nispi ticari dava olduğu söylenemez. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.Zira davacı taraf adi ortaklığa ilişkin kar payı talebinde bulunmaktadır.
Bundan başka 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, ortaklığın tasfiyesi, devir işleminin iptali ve ortaklık payının ödenmesine konu edilen ...'ın tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava olmaması sebebiyle somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
e-imza e-imza e-imza e-imza
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı ...'nin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imza e-imza e-imza