T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/445 Esas - 2024/1151
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/445 Esas
KARAR NO : 2024/1151
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/04/2024
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
K.YAZIM TARİHİ: 21/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkiline ait ... plakalı araçla davalıya ait malzemenin ... ilinde bulunan ... A.Ş.'ye ait fabrikadan yüklenerek ... ili ... ilçesinde bulunan ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'ne nakliyesinin yapılarak malın belediyeye teslim edildiğini, tarafların bu hizmet karşılığında 57.600,00TL karşılığında anlaştığını, edimini yerine getirerek faturayı tanzim eden müvekkiline davalının nakliye hizmet bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İİK 67/2.maddesi uyarınca kötü niyetin bariz olması sebebiyle üst sınırı yüksek tutularak takdiren %50 uygulanarak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023 yılına ait BA BS formları, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, ... Belediye Başkanlığı kayıtları, dava dışı ... A.Ş. Kayıtları, 27/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 12.12.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 57.600,00TL asıl alacak ve 2.448,79TL işlemiş faiz toplamından oluşan 60.048,79TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, davalının davaya cevap vermediği, ticari defter adresi beyanında da bulunmadığı, bu nedenle davalı defterlerinin incelenemediği, davalının dosya kapsamında yer alan 2023 yılı BA formuna göre dava konusu alacağın dayanağı davacı faturasının davalı tarafından beyan edilmediği, davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre 2023 yılı BS formu ile dava konusu davalı adına düzenlenen ve BS formu ile beyan edildiği anlaşılan faturanın 55.680,00TL'sinin davalı hesabına borç kaydedildiği, 1.920,00TL'sinin ise tevkifatlı KDV iadesi hesabına kaydedildiği, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 55.680,00TL alacaklı olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturanın davalı tarafından beyan edilmemesi nedeni ile davacı tarafından tevkifatlı kdv iadesi tutarı olan 1.920,00TL'nin tahsil edilemediği, bu nedenle icra takibinde tüm fatura tutarı olan 57.600TL'nin talep edildiği belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki nakliye hizmeti kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki nakliye hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 17.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 21.12.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı yana nakliye hizmeti verdiğini, bu kapsamda uyuşmazlık konusu faturayı düzenlediğini, bu ilişki sebebiyle faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığından savunması tespit edilememiş, borca itiraz dilekçesi içeriğinden hukuki ilişkiyi kabul etmediği, borcunun bulunmadığını savunduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında iddia olunan şekilde hukuki ilişki bulunup bulunmadığı ve davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen alacağın dayanağının 31/10/2023 tarihli KDV hariç 48.000,00TL tutarlı, KDV dahil 57.600,00TL tutarlı fatura olduğu, 57.600,00TL asıl alacak ile birlikte 1.739,84TL ve 658,85TL işlemiş faiz olmak üzere 60.048,79TL'nin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 48.000,00TL tutarında mal/hizmet satış bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına herhangi bir bildirimin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27/09/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 55.680,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan davalı ile aralarında nakliye hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise borca itiraz dilekçesiyle borca itiraz ederek ticari ilişkiyi kabul etmemiştir. Davacının alacağın varlığından önce taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyada sunulu bulunan fatura ve tek taraflı düzenlenen davacı defterleri tek başına taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişki olduğunu ispat için yeterli değildir. Dosyada sunulu bulunan e-irsaliyalerde tarafların ... A.Ş. ile ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü olduğu, taşıyıcı firmanın davacı ... Şirketi olduğu, davalı firmanın isminin belgede bulunmadığı, bu sebeple bu belgeden taraflar arasındaki nakliye hizmetine dayanan ilişkinin tespit edilemediği, belge üzerinde ... numaralı ihale malzemeleri yazılı olduğu, ... Belediyesi'nden gelen evraklar arasında davalı şirket ile ... Belediyesi arasında hizmet alımına ait sözleşme akdedildiği, bu sözleşmenin ihale numarasının ... olduğu, gelen evraklarda davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkiyi ispata yarar belge bulunmadığı, davadışı ... A.Ş.'den gelen evrakların da davacı iddialarını ispat için yeterli olmadığı, bu itibarla dosyada davacı yanın iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı, davacı yanın dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı görüldüğünden davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.025,49TL harçtan mahsubu ile artan 597,89TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.700,00TL'nin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderinden sayıldığından ve davalı ilk oturuma katılmadığından tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen 163,00TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.163,00TL yargılama giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca davalı ilk oturuma katılmadığından tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı