T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/51 Esas - 2024/11
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/51 Esas
KARAR NO: 2024/11
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 13/10/2022
KARAR TARİHİ: 08/01/2024
K.YAZIM TARİHİ: 09/01/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin, 24.05.2022 tarihinde, ... plaka sayılı aracıyla trafikte seyir halinde iken, ... A.Ş. Tarafından ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu, müvekkilinin aracının kullanılamaz (pert) şekilde hasar aldığını, "Maddi Hasarlı Trafik Tespit Tutanağı"nda ...nın tam kusurlu olduğunun, müvekkilinin kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, davacının sahibi olduğu ... plaka sayılı araç için kendi kasko şirketi davalı ... A.Ş. tarafından, ... nolu Sigorta Kasko Poliçesi üzerinden ... nolu hasar dosyası açıldığını, ... şirketince yapılan eksper incelemesi sonrası, aracın kullanılamaz (pert) durumda olduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda, ... A.Ş.'ce müvekkiline 380.000,00 TL ödeme teklifinde bulunulduğunu, bu teklifi kabul etmemesi durumunda, çok uzun süre parasını alamayacağının söylendiğini, konunun çok fazla uzamasını istemeyen ve yeni bir araca ihtiyacı olan müvekkilinin, ... A.Ş. nin bu teklifini, kerhen kabul etmek durumunda kaldığını, teklifi kabul eden müvekkilinden, ibraname ve araç satışı için vekâletname istendiğini, müvekkilinin, kendisinden istenen belgeleri göndermesine rağmen, ödenmesi taahhüt edilen 380.000,00 TL, ibranamenin imzalanmasından sonra geçen 10 günlük yasal süre içerisinde ödenmediğini, müvekkilinin perte çıkan ... plakalı aracı için yapılan teklifin rayiç bedelin çok altında olup, taraflarınca bu nedenle kabul edilmediğini, ibranameyi tek taraflı olarak fesih ettiklerini ödemelerin yapıldığı tarihten önce 01.08.2022 tarihinde, Davalı ... A.Ş.’ye mail yolu ile ilettiklerini, gecikmeli olarak müvekkiline ödenen 380.000,00 TL'nin de, poliçe kapsamında belirlenen rayiç bedelin çok altında olduğunu, müvekkiline ödenen bedel ile aracın rayiç değeri arasında fahiş fark olduğunu, bu miktarın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan İbranamenin KKT 111 maddesi kapsamında geçersiz olduğunu, davalı ... A.Ş. ye, tazminat bedelinin ödenmesi talebini de içeren maili göndermeleri sonrasında, müvekkiline, ... A.Ş. ile çalıştığını düşündükleri ... Sanayi ünvanlı firma tarafından, 08.08.2022 tarihinde sovtaj bedeli olarak 268.888,00 TL., Davalı ... A.Ş. tarafından ise hasar bedeli olarak 31.08.2022 tarihinde 101.112,00 TL; 09.09.2022 tarihinde de 10.000,00 TL olmak üzere ödeme yapıldığını, son ödeme tarihi olan 07.07.2022 tarihinden çok çok sonra yapılan bu ödemeler için öncelikle gecikme faizi tahakkuku gerektiğini, davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan ödemenin rayiç bedelin altında olması nedeniyle hem Davalı ... A.Ş. ye, hem de kusurlu tarafın trafik sigortasını yapan ... A.Ş.ye, müvekkilinin zararlarının karşılanması maksadıyla 01.08.2022 tarihinde mail yolu ile başvurulmuş ise de, olumlu sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle, davalı taraf ile müvekkili arasında yapılan ibranamenin iptalinin kabulü ile davalı yanca yapılan ödemelerin makbuz olarak kabulüne, müvekkilinin aracının pert olması sebebiyle davalı yanın ödeme yapması gereken yasal süresi ve ödeme yaptığı tarihler de dikkate alınarak, yapılan ödemelerin mahsubu ile araç rayiç bedeli arasında ki fark için bilirkişi incelemesi sonrası müddeabihi artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın haksız fiilin meydana geldiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkilinin bu süreçte araçtan mahrum kalması sebebiyle oluşan zararı için müddeabihi artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Başvuru dilekçesinde talep edilen, 1.000,00 TL.lik bakiye pert bedelini 29.000,00-TL artırarak 30.000,00-TL ve 100,00-TL.lik araçtan mahrum kalma (ikame araç yoksunluk) bedelini 6.275,00-TL artırarak 6.375,00-TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; işbu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de davanın kasko poliçesine ilişkin olması ve kaskonun ticari nitelikte olmaması nedeniyle işbu davada Tüketici Mahkemeleri görevli olduğunu, davada yetkili mahkemenin, müvekkili şirketin genel müdürlüğünün bulunduğu İzmir Mahkemeleri olduğunu, dava değeri nazara alındığında tüketici hakem heyetine başvuru yapılması gerekirken bu kanun yoluna başvuru yapılmaksızın işbu davanın açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kazaya karışan ... plakalı aracının pert-total işlemine tabi tutulması nedeniyle poliçe gereğince aracın kaza tarihindeki rayiç değeri tam olarak ödenmiş olup davacının bakiye alacağı kalmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı ibranameyi imzalarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, müvekkili şirketi kayıtsız şartsız ibra ettiğini, davacının işbu davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkili şirketçe aracın kaza tarihindeki rayiç değeri tam olarak ödenmiş olup davacının bakiye alacağı olmadığını, aracın rayiç değeri belirlenirken poliçe hükümleri ve kasko genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasındaki kasko poliçesinin limitinin aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ile sınırlı olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 380.000,00 TL olarak belirlendiğini, aracın sovtajı 268.888,00 TL olduğu tespit edildiğini, sovtaj değeri olan 268.888,00 TL, sovtajı satın alan ... Otomotiv tarafından 08.08.2022 tarihinde, bakiye 101.112,00 TL ise müvekkili şirket tarafından 31.08.2022 tarihinde davacıya ödendiğini, ödemenin sehven 10.000,00 TL eksik yapıldığı fark edildiğinde, 09.09.2022 tarihinde de 10.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, kazanın gerçekleştiği 2022 yılı Mayıs ayında aracın kasko değerinin 322.904,00 TL olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin de kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından hasar bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de Türk Ticaret Kanunun 1427. Maddesi gereğince 45 günlük süre başvurucunun rizikoyla ilgili belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sigortacıya vermesiyle başladığını, trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 45 gün ödeme süresi bulunmakta olup ancak bu tarihten sonra alacak muaccel olduğundan muacceliyet tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, sigortalı tarafından araç sovtajının devrinin 08.08.2022 tarihinde yapıldığını, bu tarihten sonra aracın sovtaj satışının gerçekleştiği ve sovtaj bedelinin sigortalıya ödendiğine dair dekont müvekkili şirkete teslim edildiğini, sovtaj işlemlerinin bu şekilde 08.08.2022 tarihinde tamamlanması üzerine bakiye hasar ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ayrıca davacı yasal faiz işletildiğini beyan etmekteyse de yapılan tüm faiz hesaplamalarının hatalı olduğunu, bu nedenlerle davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye araç pert bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizin 01/06/2023 tarih 2022/1067 esas 2023/648 karar sayılı kararı ile özetle, "Davalı ... Şirketi yönünden davanın REDDİNE, araç mahrumiyet bedeline yönelik tazminat talebinin REDDİNE, araç pert bedeli tazminat talebinin davalı ... A.Ş. Yönünden KABULÜNE" karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesinin 2023/812 esas 2023/972 karar sayılı ilamı ile özetle; "28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. Maddesinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici arasında yapılmış Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olup, davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosyamız davalı ... A.Ş. Yönünden tefrik edilerek mahkememiz dosyası yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiş ve davanın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi.08/01/2024
Katip Hakim
E-imzalıdır.E-imzalıdır.