T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/511 Esas - 2024/1161
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/511 Esas
KARAR NO : 2024/1161
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.05.2023 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olarak davacı şirkete ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıya ait aracın 100,544,20 TL hasara uğramasına neden olduğunu ve belirlenen bu hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından onarımı yapan servise ödendiğini, davacıya ait aracın 4 ay 9 gün gibi de tamir servisinde kaldığını ve davacının bu süreçte mağdur olduğunu, eksik onarım ve orijinal yedek parça kullanılmaması nedeniyle davacıya ait aracın halen trafikte güvenle kullanılamadığını, orijinal yedek parça kullanılması durumunda orijinal yedek parça tutarının 118.247,60 TL'ye tekabül ettiğini, hali hazırda kulanılan eşdeğer parça tutarının ise 17.600,00 TL olduğunu, değer kaybı ve hasar fark bedeli için davacıya 15.01.2024 tarihinde ödenen tutarın sadece 29.137,00 TL olduğunu ve bu bedelin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, eksper raporu ile davacıya ait aracın kaza öncesi değerinin 900.000,00 TL ve kaza sonrası değerinin ise 700.000,00 TL olarak tespit edildiğini, %75 kusur oranı dikkate alınarak eksper raporunda davacıya ait araç için 100.647,60 TL hasar bedeli, 150.000,00TL'lik de değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı ve hasar farkı bedeli için tazminat adı altında 15.01.2024 tarihinde müvekkiline ödenen 29.137,00 TL'nin mahsubu ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL değer kaybı bedeli ile 10.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle 01.08.2022-2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 100.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, hasar dosyası açılarak davacıya ait araçta belirlenen 29.137,00 TL değer kaybının 21.01.2021 tarihinde davacı vekili ...'a ödenmiş olunduğunu, ayrıca davacıya ait aracın kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.ne de 29.11.2023 tarihinde 90.827,28 TL ödemenin yapılmış olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait tramer kaydı, 22/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sonucu oluşan hasar fark bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
04/05/2023 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalıdan talepte bulunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 22/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a ve 57/c-2 maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olacağı, davacı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 52/a maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olacağı, davacının davalı sigorta şirketinden herhangi bir hasar giderim fark talebinin olamayacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 75.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında (%75*75.000,00 TL) = 56.250,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının sigortalısının %75 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararından kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS sigortalısı davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Ancak kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin 119.964,28 TL ödeme yaptığı dosya kapsamına sunduğu belgelerden anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin bakiye teminat sorumluğu olan 35,72 TL olduğu anlaşılmakla değer kaybına ilişkin bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur Hasar fark bedeline yönelik ise bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacıya ait araçta orijinal olmayan yedek parça kullanıldığı hususunda somut bir tespit bulunmadığından bu talebi yönünden red kararı vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE ; 35,72 TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya ve hasar fark bedeline ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 597,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 170,12 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin, 3,06 TL sinin davalıdan, 2.996,94 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 176,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.176,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 4.26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 35,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 35,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza